Eski hukukumuzun hakkı için

Bediüzzaman Hazretleri Nur talebeleri arasındaki sıkıntıların def’i için, zaman zaman Risale-i Nur’un hatırı, eski hukukumuzun hakkı, bayramın hürmeti gibi ifadeler kullanır.

Eski hukukumuzun hakkı kavramı benim dikkatimi çekti.

On yıllarca birlikte hizmet etmiş iman ve Kur’an hizmetkarları zaman zaman aralarında yaşanan bir takım problemler nedeniyle, birbirine selam veremez, birbirinin hukukunu koruyamaz hale gelmesi, eski hukukları yokmuş gibi davranmaları ibretliktir. Yaşananlar ne olursa olsun, selam vermek, hal hatır sormak, duacı olmak İslami-insani münasebetlerdir. Ehl-i dünyaya bile gösterilebilen müsamahanın, nezaketin eski hukuku olan iman kardeşine gösterilmez hale gelmesi, ne kadar vahim bir meseledir. Belli ki nefis ve şeytan kiminin enaniyetini, kiminin humkunu, kiminin cehaletini, kiminin tarafgirliğini işlettirerek mü’min kardeşine selamı sabahı keser hale getirebiliyor. Oysa buna dinen de insaniyeten de kimsenin hakkı yoktur. Bu konuya çok dikkat lazımdır. Bu, -Allah muhafaza- İslam’ın içinde, hizmetin içinde kaybetmek olmaz mı?

İnsani münasebet nezakat, saygı ve sevgi önce Nur talebelerine yakışır. Birbirini görmezden gelmek, selamı kesmek, soğukluk vermek muhabbetin kesilmesine, -Allah muhafaza- rahmetin kalkmasına sebeptir. Bu tür çiğ, soğuk, kaba davranışlar mü’mine yakışmaz. Böyle tavır ve tutumlar nefsin, cehaletin, gurur, kibir ve enaniyetin göstergeleridir.

Nur talebelerine güzel davranışlar yakışır. “Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle mukabele ediniz.” emri, insaniyetten önce, İslamiyetin gereğidir. Velev ki karşılaşılan kötülük bile olsa, bu tür çirkin davranışlarla ona mukabele ne kadar İslam’ın ruhuna uygundur? Kendisi gibi düşünmeyenleri, kendine taraftar olmayanları dışlamak, yok farz etmek, selam vermemek ve hatta vatana millete ihanetle suçlamak, kardeşlerinin itibarlarına dil uzatmak bırakın İslam’ı, insaniyetle de bağdaşmaz. İsteyen istediği yerde hizmet edebilir, buna kimse karışamaz. Muhabbet fedailerine, husumet değil, kardeşlerini sevmek yaraşır.

Bu zamanın cihadı muhabbetledir. Mü’min kardeşlerimizi sevmeden hakiki iman etmiş olamayız. Hizmet; kardeşlerimize karşı -eski hukukun da hatırı için- nefsi nezaketle, hürmetle, muhabbetle terbiye etmekle başlar. Bunda terakki etmeliyiz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*