Hz. Muhammed’in (asm) -tıp sahasındaki mu’cizeleri

Image

Hz. Muhammed’in (asm) tıp alanındaki tavsiyeleri, tesbitleri gerçekten de harikadır ve bize iki noktayı hatırlatmaktadır: Birincisi, bahsettiği meselelerin bir kısmı günümüz teknolojisinin zirveye ulaştığı ilmî birikim ve teknolojiyle ancak tesbit edildiğine göre, o bir peygamberdir, Yüce Yaratıcı’nın varlığı ve birliğine delildir.

İkincisi, gerçekte şifa veren Şâfî-i Hakîkî’nin inayetiyle, tıbbın zirveye ulaştığı günümüz insanlarına bile sağlıkla ilgili harika mu’cizeler göstermiştir. Bunlar da binlercedir. Biz yalnızca bir örnek sunmakla iktifa edeceğiz:

Günümüz hastalıklarından veya hastalıklara sebep olanlardan birinin “yüksek tansiyon” olduğunu hemen hemen bilmeyenimiz yok gibi. Ondan kurtulmak için de bir sürü, pahalı ve yan etkileri olan tansiyon düşürme ilâçları piyasaya sürülmüş. Oysa yapılan araştırmalara göre, ilâç kullanmadan yüksek tansiyonu düşürmek mümkün. Tıp otoritelerine göre, “kan vermek, vücuda genel bir rahatlama sağlar. Özellikle kalp üzerindeki yükü azaltır. Normalde büyük tansiyonun 13-14 civarında olması gerekir. Ancak kalpteki yükün artması sebebiyle tansiyon, 22-23’e çıkabilir. Bu durumda, tansiyonu düşürmek için derhâl kan vermek gerekir. Aksi takdirde beyindeki damar patlar ve tansiyon, beyin felcine yol açar. Ani beyin felçlerinin tamamı, yüksek tansiyondan meydana gelir.”

Şimdi, “hacamat” (kan verme) sünnetinden hareketle, “tarih” denilen hızlı trene binip Asr-ı Saadet’e gidelim. Tıbbın en büyük önderi, müstesna insan, Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (asm) ziyaret edelim… “Yüksek tansiyon ve beyin felci” gibi, ancak günümüzde ilâçlarla tedavi edilebilen hastalık ve hastalık sebebi yüksek tansiyona, o zamandan mu’cizevî bir tedavi metodu getirdiğini görüyoruz.

Kan aldırma gibi, pek çok faydası olan bir sünnet-i nebevi, tıbb-ı nebevî, bundan 1400 küsur sene önce, cehaletin, vahşetin diz boyu olduğu devrede uygulanmış. Değil bugünkü gibi kanı inceleyen mikroskoplar, modern laboratuvarlar; o gün yemeklerini yiyecek doğru dürüst kapları kaşıkları bile yoktu, giyecek elbise bile zor buluyorlardı. “Yüksek tansiyon ve beyin felci” gibi ancak günümüzde anlaşılabilen problemleri, Peygamberimizin (asm) “hacamat” (kan verme) sünnetiyle 15 asır önce çözdüğünü şu ifadelerinde görüyoruz:

“Kan aldırmada şifa vardır.”1 “Bana Cebrail’in haber verdiğine göre, damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”2 “Kim ayın 17, 19, 21’inci günlerinde kan aldırırsa, birçok hastalıktan şifa bulur.”3 “Sıcaklar arttığı zaman kan aldırmakla, sıcağın etkisini gidermeye çalışınız. Zira sıcakta sizin birinizin kanı hücuma geçerek onu öldürmesin!”4

Dipnotlar:

1- Müslim, Selam H. 71; Buharî, Tıp 7/12; İbn-i Mâce, Tıp H. 3491; Müsned 1/246.

2- Bağdâdî, s. 45.; İ. Sünnî vr. 17a.

3- Ebû Dâvûd, Tıp H. 3861.; Tirmizî, Tıp H, 2051; Hakim, Tıp, 4/210; Dımeşkî, s. 34.

4- Hakim, Tıp, 4/212; Râmuz, s. 71.; L. Ukûl, 1/65; K. Ummal, 10/28127; Camiü’s-Sağîr,

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*