İmani hizmetlerde yol haritası

Risale-i Nur hizmetlerinin manevi faaliyetlerindeki sır ve anahtar: “Saffı-ı evvellerdeki” harika fedakârlıkların mümtaz örnekleri, mevcut Nur Talebeleri, Müslümanlar ve insanlık için orijinal tavır ve yol haritalarına kısa ve özlü misaller:

“Nur fabrikasının elektriklerini yetiştiren makineler hükmünde ayrı ayrı meziyetleri ve kıymettar muhtelif hâsiyetler, şevk ve sa’y ü gayret ve ciddiyette birbirine benzer bir surette, esrar-ı Kur’âniyeyi ve envâr-ı imaniyeyi etrafa neşretmeler.” (BARLA LÂH. SH:14)

“Kemiyet, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır. Risale-i Nur’un talimatı dairesinde bize bahşettiği feyizli makamlara kanaat etmeliyiz.” (EMİRDAĞ LÂH. MEK. 40)

“Şerli ve ademî ve tahripçi işlerde kuvvet ve iktidar lâzım değil. Az bir fiil ve cüz’î bir kuvvet, belki vazifesini yapmamakla bazan büyük ademler ve bozmaklar oluyor.” (ASAY-I MUSA, SH:72)

“Gizli düşmanlarımız mâbeynimize bir soğukluk bir tenkit ve itiraz ve gücenmekle bizi birbirimizden ayırmaktır. Dehşetli bir parmak buraya, karışıyor. Çabuk kalben tam barışınız.” (ŞUALAR: 807)

“Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur.” (LEM’ALAR, 240)

“Bu kardeşim bana haksızlık etti,” diye, “küstüm” demeyiniz. Bu pek hatadır. O arkadaşın sana bir dirhem zarar vermiş ise, sen küsmekle kırk dirhem bizlere zarar veriyorsun. birbirinden küsmüş kardeşler, bir sinek kanadı kadar küçük bir çöpün Göze girmesi gibi veyahut bir kıvılcımın baruta düşmesi gibi, az bir garazla büyük bir zarar verebilirdi.” (LEM’ALAR, 641)

“Tehacüme karşı kuvve-i mâneviyesi kırılmayan zatları ehl-i hakikat ve nesl-i âti alkışlayacakları gibi, melâike ve ruhâniler dahi alkışlıyorlar diye kanaatim var. Herbiriniz herbirisine birer tesellici ve ahlâkta ve sabırda birer nümune-i imtisal ve tesanüd ve taltifte birer şefkatli kardeş ve ders müzakeresinde birer zeki muhatap ve mücîp ve güzel seciyelerin in’ikâsında birer ayna olmanız, o maddî sıkıntıları hiçe indirir.” (ŞUALAR, 484)

“Vazifemiz ihlâs ile iman ve Kur’ân’a hizmet etmektir. Amma bizi muvaffak etmek ve halka kabul ettirmek ve muarızları kaçırmak ise, o vazife-i İlâhiyedir. Biz buna karışmayacağız. Mağlûp da olsak, kuvve-i mâneviyeye ve hizmetimize noksanlık vermeyecek. O noktada kanaat etmek lâzımdır.” (EMİRDAĞ LÂH. MEK. 270)

“Planların en mühim bir esası, has, sebatkar kardeşlerimizi soğutmak, fütur vermek, mümkünse Risale-i Nurdan vazgeçirmektir. Isparta ve havalisi, Gül ve Nur fabrikasının kahraman şakirtleri gibi, çelik ve demir gibi bir sebat ve sadakat ve metanet lazım ki dayanabilsin. Risale-i Nurla meşgul olmak, elinden gelirse yazmak, ve mübalağalı propagandalara hiç ehemmiyet vermemek, ve eskisi gibi tam ihtiyat etmek gerektir.” (EMİRDAĞ LÂH. MEK.72)

Rabbimiz, bu kudsî düsturları, yaşayıp, yaşatmayı nasip etsin inşaallah. Amin.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*