İzmit’te neler oldu?

9-28 Ağustos tarihlerinde İzmit’te ezber bozan bir okuma programı icra edildi.

Yurdun farklı coğrafyasından gelen gençlerimiz 17 gün boyunca her gün ayrı bir mevzuya odaklandılar. Her zaman olduğu gibi bu okuma programında da günlük okumalarını, cemaatle namazlarını ihmal etmeden. Başlarında yıllarını Risale-i Nur davasına adamış Osman, Bünyamin ağabeylerin bulunması ve İzmitli ağabeylerin de belirli periyotlarla bu kutlu kervana katılması ayrı bir güzellik ve şevk unsuru olarak dikkat çekiyordu.

Diğer okuma programlarında şahit olmadığımız bir yöntem denendi. Bu metodun diğer programlarda da uygulanarak yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Zira, klasik metodun çok üstünde verim sağladığını müşahede ettik. Kısaca şöyle özetleyebiliriz:

İlk önce günün mevzusunu herkes kendi mütaala ediyor. Konuyla alakalı düşünüyor, fikirlerini olgunlaştırıp bir aşamaya geliyor. Daha sonra 4-5 kişiden oluşan gruplarda bu düşüncelerini açıklıyor. Diğer grup üyeleri de fikirlerini açıklıyor ve böylece her grup maddeler halinde fikirlerini yazılı hale getiriyor. Üçüncü aşamada şura toplanıyor. Yani tüm gruplardan çıkan maddeler bir başkan ve sekreter yönetiminde konuşuluyor, tartışılıyor, müzakere ediliyor. Bu müzakere, gençlerimizde ayrı ayrı pencerenin açılmasına vesile oluyor. Dördüncü ve son aşamada o gün çağrılan “misafir abi” konuyla alakalı yarım kalan veya başka vecihleri Risale-i Nur’un pasajlarından nazara vermeye çalışıyor.

Özetlemeye çalıştığımız bu metot aktif ve eğlenceli bir öğrenme imkânı sunuyor. Bir abinin çağrılıp ders okuması ve gençlerimizin dinlemesi şeklinde klasik metottan daha ileri bir seviyede olduğu müşahede ediliyor. Zira burada gençlerimiz konu üzerinde tam dört kere düşünüyor. “Merak ilmin hocasıdır.” der üstadımız. Merak edilen, kafa yorulan mevzular daha hızlı idrak edilir. Merak, tefekkür ve tekrar okuma programının anahtar kelimeleri…

Okuma programının “özne”si durumunda gençlerin olması müthiş bir açılım. Ayrıca çağrılan misafir abinin de konuyla alakalı daha önce dikkat etmediği hususların ortaya çıkarılması da ayrı bir kazanım. Böylece belki de yıllardır eksik ve yanlış bildiği hususların düzelmesi ve nazara verdiği noktaların zenginleşmesi şeklinde kazanımı oluyor.

Özetle her katılımcı kârlı bir uhrevi ticaret yapıyor. Şahs-ı manevinin ve cemaat şuurunun gençlerimizde daha iyi yerleşmesine katkı sağlıyor. Gençlerimizin özgür düşünmesi ve bunu rahatlıkla ifade edilmesinin yolu açılıyor. Hata yapmak gibi bir kaygı olmaması ve yanlış, eksik düşünülen noktaların diğer kardeşleri tarafından müzakereyle, kavli leyinle düzetilmesi de bugünün Türkiyesinde nadir gördüğümüz manzaralardan olduğunu da belirtmiş olalım.

Kararların meşveretle alınması, sırayla şuranın yönetilmesi, nöbet sistemiyle temizlik, yemek gibi ihtiyaçların karşılanması da cay-i dikkattir.

Hizmet sahnesinde gençlerin olması herkese şevk verir ve o davanın en tesirli unsurudur. Bunun vücuda gelebilmesi için daha çok gençlerle ilgilenmek ve daha fazla fırsat vermek gerekir. Bu tür okuma programları bu imkânı sağlıyor. Üstelik gençlerimiz sahne arkasında pasif, edilgen bir yapıda değil; son derece aktif, etken, faal bir yapıda hızlı bir terakkinin alt yapısını oluşturuyor. Selam olsun genç Saidlere. Rabbim sayılarını, hizmetlerini, şevklerini, sebatlarını artırsın inşaallah…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*