Kardeşlerinizi tenkit etmeyiniz

Üstad Bediüzzaman’ın: “Bu hizmet-i Kur’âniye’de bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek, ve onların üstünde faziletfüruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir.” demesinden haberdar olan hiçbir hâdim, hangi saikle olursa olsun kardeşini tenkit etmez ve etmemeli.

Hiçbir hâdim, Nurlardaki ölçü ve prensiplere aykırı olmayan farklı düşüncelere sahip hâdimleri şu veya bu şekilde tenkit etmez ve etmemeli.

Her hâdim, beşer olmak hasebiyle bilerek veya bilmeyerek kardeşlerden sudûr eden ufak tefek yanlışları anlayışla karşılamalı. Tenkitlere tevessül etmez ve etmemeli.

Hâdimler farklı huylara, mizaçlara ve meşreplere mensup kardeşlerinin bu hallerini hizmet açısından bir zenginlik olarak görmeli.

Hâdimler dava arkadaşlarından sudûr eden ve Nurlardaki ölçü ve prensiplere aykırı olan beyanlardan, tavırlardan ve tercihlerden dolayı ikazı gerektiren durumlarda da kişinin yalnız kendisine; kırıcı olmayan bir üslup ile gerekenleri söylemelidirler.

Hâdimler şahıslara yönelik haklı ikazları başta sosyal medya olmak üzere yapmazlar ve yapmamalıdırlar.

Hâdimler ne kadar haklı sebeplerle olursa olsun, kudsî hizmetlerimizi sabote etmek için fırsat kollayan ifsad komitelerine malzeme verilmesine sebep olacak şekilde dava arkadaşlarını tenkit etmekten şiddetle kaçınmalıdırlar.

Hâdimler, kardeşler hakkında aslı olmayan ve kulaktan dolma şeyler üzerinden tenkitlerde bulunmazlar ve bulunmamalıdırlar.

Hâdimler, yapılacak ikazlara muhatap olacak kişinin bulunmadığı bir ortamda onun hata ve kusurlarını deşifre ederek tenkit etmenin manevi mesuliyeti gerektiren bir gıybet olduğunu bilirler, dolayısıyla böyle bir yanlışa tevessül etmezler.

Her hâdim öncelikle kendi hata ve kusurlarını görür ve onları düzeltmeye çalışır; başkalarının hata ve kusurlarına karşı gözünü, kulağını kapatmaya gayret eder ve etmelidir.

Her hâdim, dava arkadaşlarından sudûr eden hata ve yanlışların aynısı ve benzeri kendisinde var ise o dava arkadaşını kınayıp tenkit etmeden önce kendi kusur ve yanlışlarını görüp düzeltmeye çalışır.

Hâdimler yapmaya niyetlendikleri ikazları, kendi enaniyetini tatmin veya şahsi bir kin ve garaz saikiyle yapıyorsa derhal bundan kaçınırlar ve kaçınmalıdırlar. Böyle olmayıp, dava arkadaşının omuzunda gördüğü bir akrebin ısırmaması için onu haberdar etmek niyetiyle yapıyor ise o faydalı uyarıyı yaparlar ve yapmalıdırlar.

Hâdimler hemen herkeste olması muhtemel olan hata ve kusurları nazara verip tenkit etmek yerine; aynı davaya baş koyan kardeşlerinin hasenatlarını, iyiliklerini görmenin gayretinde olurlar, olmalıdırlar, onların faziletlerinin naşiri olurlar ve olmalıdırlar.

Kısaca Zübeyir ağabeyin: “Kardeşlerinizin zerre kadar olan hizmetlerini birer batman olarak görün.” şeklindeki tavsiyeleri çerçevesinde ulvi bir dava uğruna omuz omuza verdiğimiz kardeşlerimizin tenkit etmemeliyiz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*