Nur davası fedakarlarının örnek halleri

Bütün engelleme rağmen gündemde kalmaya devam eden bir Nur Davası! Bu davanın devamlılığının, saff-ı evvel, halis ağabeylerin hallerinde saklı olan sırrı!

Zındıka oyunlarına karşı tahkiki imana odaklanma. Üstada bağlılıktaki sadakat ve cesaret. Maneviyatı, maddiyata tercih! Cesaret, basiret, dikkat, fedakârlık! Her türlü olumsuzluğa ve zorluğa “ÇARE ÜRETME!” müspet hareket! Fedakâr hizmetkârların tarihe mal olan örnek hareketlerinin hikâyesi!

Üstad’ın onları tarifi ve her birine verilen unvanlar. Onların üstadlarına ve birbirlerine hitaplarındaki, nezaket, samimiyet, hasbilik! Gün görmemiş ifadeler!

Asil ve dik duruş! Nur Davasının esası ve ruhudur. İşte kısa ve özlü bazı örnekler:

Hulûsi gibi Nurun, muhlis talebe ve yardımcıları, davanın aslını korumaya örnektir.

Hulûsi’ye yakışacak çalışkan, müteyakkız arkadaş ve kardeşlerin varlığı meslek ve meşrebin önemini gösterir.

Hüsrev’in matbaa gibi çalışması neşriyat, yazma ve okumayı sürdürmektir.

Süleyman, Bekir gibi sadık hizmetkârların gayretleri ümitsizliği gideriyor.

Sabri gibi tam takdir edici, ciddi, müştak talebelerin sebatı, davanın esası ve özüdür.

Gavs’ın sarahatle ihbar tasarrufu büyük bir nimet ve ihsandır.

Seyda’nın nesebî kardeşi, en birinci, yüksek, fedakâr âlî zekâ, gayretli talebe, Abdülmecid’in gayret ve hamiyet “Şahs-ı Manevî’de yaşıyor.

“Abdurrahman’ım hitabına mazhar, küçük Hüsrev Ceylân’ın, zekâ ve nükteleri hafızalarda yankılanıyor.

Sungur gibi vekiller, aşk ve şevkli Risale-i Nur okumalarıyla hatırlanıyor.

Abdurrahman, Selahaddinlerin misyonerlere, Camiül-Ezher’e Nurları okuma, okutma, hediye etme faaliyetleri arz yüzünde aynı misal hizmetlerle devam ettiriliyor.

Ehemmiyetli Nur şakirdi ünvanlı, Ahmed Kureyşi’nin, kıtlıkta makine masrafına, yüz banknot katkısı, himmet ehline teşvik olmayı sürdürüyor.

İnebolu kahramanı ve Hüsrev’i, Selâhaddin Nazif Çelebi’nin, oğul Ahmed Nazif’le Risale-i Nur’un neşrinde iki yüz adam kadar çalışmaları. Kars’tan, Van’a, Erzurum’a, Konya’ya ulaştırma gayretleri, şimdilerde İslâm Coğrafyası ve dünyada davet ve tebligatla kesintisiz Abdurrahman olma ruhuyla devam ediyor.

Çocukluktan itibaren hayatını üstadına hizmete vakfeden Bayram’ın emaneti vakıflık müessesiyle devam ediyor.

Nur’ların mânevî avukatı, kahramanı, Aydın havalisinin Hasan Feyzi’si, Hüsrev’i, Ahmed Feyzi’nin Nurun teksiri ve takibi, neşriyattaki himmet ve gayretle icra ediliyor.

Dünyalara değişilmeyecek kıymetteki Zübeyir’in, sadakat, feraset, velayet özelliği ve neşriyata verdiği önem. ”Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır.” vecizesiyle banisi olduğu Hakikatin Gür sesi YENİ ASYA!

Mahkemeleri hakkın müdafaası konusunda, mahkeme salonlarında coşan ve hakimleri aciz bırakan Bekir Berk’in çizgi ve ruhu YENİ ASYA’nın manşetlerinde yer buluyor!

Zübeyir Gündüzalp’ın yetiştirdiği “Vatanımın zindanlarını dışarının saraylarına tercih ederim. Deprem İlâhî İkazdır!” haykırışı ve duruşuyla, korkusuz ve mertliği temsil eden Merhum Mehmet Kutlular’ın emaneti devraldığı, ”YENİ ASYA“ Gayemiz vatan sathını bir mektep yapmaktır! Parolasıyla, adalet, hukuk, hürriyet, demokrasi mücadelesiyle kırılmadan, yamulmadan haykırmaya devam ediyor.

Bütün bu harika örneklerle her türlü manevi hizmet ve neşriyat bütün saflığı ve halisliğiyle ehl-i iman ve insanlığa hizmete devam ediyor. Cenab-ı Hak bu kudsi yolda ve davada fütursuz, şaşmadan, şaşırmadan ve şaşırtmadan devam ettirip ihlâs ve sadakat çizgisinde duranlara tebrik ve selam olsun.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*