Papa: Esselâmu Aleykum

El-Ezher Dünya Barış Konferansı Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib: “Semavi dinler, terör dinleri değildir. İnsanları korkutmak için naslarını çalanlar yüzünden İslÂm terör dini sayılamaz.”

El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib, dünya barışının, “kayıp cennet” haline geldiğini söyledi. Başşehir Kahire’de gerçekleştirilen El-Ezher Dünya Barış Konferansı’nın kapanış konuşmasını yapan Tayyib, “Dünya, barış, adalet, eşitlik ve ortak hayat gibi değerleri arar oldu. Dünya barışı, ‘kayıp cennet’ haline geldi.” dedi. “Dinleri, naslarını yanlış yorumlayan ve bu yanlış tevilleri kullanarak insanları öldüren inananlarıyla yargılamamamız gerek. Semavî dinler, terör dinleri değildir.” diyen Tayyib, “İnsanları korkutmak için naslarını çalanlar yüzünden İslâm terör dini sayılamaz. Haç takıp can alanlar sebebiyle Hıristiyanlık terör dini değildir. Filistin halkının topraklarını gasp etme hedefiyle dinlerinin naslarını kullananlar yüzünden Yahudilik de terör dini olamaz.” ifadelerini kullandı.

Ölüm fabrikaları

“Dünyada daha önce benzeri görülmemiş” mevcut insanî durumu da eleştiren Tayyib, bölgenin “son derece üzücü insanî bir trajedi” yaşadığını, terör suçlarının arkasında silâh ticareti ve pazarlığı ile şüpheli anlaşmalardan elde edilen fahiş zenginliği güvence altına alma ve ölüm fabrikalarını sürekli çalışır halde tutma isteğinin olduğunu kaydetti. Tayyib, konferansa katılan Katolik aleminin ruhanî lideri Papa Franciscus’un, şiddet ve terör suçlamaları karşısında İslâm’ı ve Müslümanları savunan ve “adil” olduğunu belirttiği açıklamalarından övgüyle söz etti.

Kötülüğe birlikte karşı durmalıyız

Katolik âleminin ruhanî lideri Papa Franciscus Sisi ile görüşmesinin ardından El-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib ile bir araya gelen Franciscus, Ezher tarafından düzenlenen El-Ezher Dünya Barış Konferansı’na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasına “Esselâmu Aleykum” diye selâm vererek başlayan Franciscus, “Hıristiyanlar ve Müslümanlar kardeştir. Dünyanın her tarafında kardeşliği sağlayabilmemiz için kötülüğe karşı durmalıyız. Bilim ve eğitim olmadan barış olmaz. Şiddet şiddeti, kötülük kötülüğü doğurur. Dinî ve kültürel farklılıklar düşmanlık değildir.” dedi. Franciscus, gençlere ve eğitime de değinerek şunları kaydetti: “Gençler yeni dikilmiş fidanlar gibidir, onlara barış ve kardeşliği öğretmeliyiz. Dinlerin dünyada tekrar güçlenmesi gerekir. Din problem değil çözümdür, çözümün bir parçasıdır. Allah hayatı sever. Allah, barışın Allah’ıdır. Şiddet, dinin inkârıdır. Dinî kimlikle ortaya çıkan şiddete karşı mücadele etmeliyiz. Uzlaşmaya çağrı yapmamız lâzım, yıkıma değil. Silâhlanmaya vesavaşlara karşı çıkmalıyız. Kendimizi korumak için silaha değil barışa ihtiyacımız var.”

AA

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*