“Başka adam yok” mu?

Milyonlarca insanımızın ağırlaştıkça ağırlaşan geçim sıkıntısının farkında olmayan çok az kimse var.

Tabii, bazılarının da “tuzu kuru” olduğu için, başkasının derdi-sıkıntısı onların umurunda değil. Bu kesimi bahsimizden hariç tutarak mevzuya devam edelim.

Hemen hepimizin bir şekilde karşılaştığı siyasî iktidar fanatiği öyle tarafgirler var ki, sıkıştıkları anda hemen bir ezber söze sığınarak işin içinde çıkmaya çalışıyorlar. O söz şudur: “İyi de kardeşim, başka adam mı var? Yok ki, ülkeyi yönetecek başka adam…”

Bu türden sözler sarf etmek ne demek biliyor musunuz?

Sahiden “Başka adam yok” demek, aynı zamanda demokratlıktan nasibini alamamış olmak demektir. Demokratik rejimi kabul etmemek, bunu içine sindirememiş olmak demektir. Demokrasiyi işine geldiği gibi yontmak demektir.

Keza, “Başka adam yok” demek, demokrasiyi kabul etmiş bir topluma, bir millete, koca bir ülkeye inanmamak, belki hakaret etmek demektir.

Yahu, Allah aşkına ne demek şu sakat ezberli “Başka adam yok” lâfı? Bu hakaretâmiz söze insanlar neden sığınma ihtiyacını duyar? Bu bir kronik maraz değil midir?

Binlerce yıllık mazisi ve devlet tecrübesi olan, nice fatihler yetiştiren, milyonlarca kahraman evlâdı bulunan bir milletin içinden ihtiyaç zamanında başka adamın çıkmayacağını söylemek, elbette bir tür hastalıktır. Fanatikliktir, bağnazlıktır, tarafgirlik hastalığıdır.

Aynı şekilde, milletin hür iradesine inanmamak, güvenmemek demektir. Böylelerinin teskin ve tedavi edilmesi zor olsa da, demokratik nizamın işlemesi ve millî iradenin hâkim kılınması ile bu zorluk elbette aşılır ve aşılması kaçınılmaz bir gelişme olarak seçim sandıklarında tecelli eder. Velev ki, “tek adam”cı fanatikler ile tarafgir bağnazlar istemese ve buna razı olmasalar da…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*