Dijital dünyada salgın var!

Dijital dünya çok geniş ve farklı alanlarda bilgiye tek tık ile ulaşabildiğimiz bir alan.

Bu açıdan İlahî bir nimet. Evlere kapandığımız pandemi süresince dijital âlem ile birlikteliğimiz her zamankinden daha fazla oldu. Görünen o ki bundan sonraki dönemde de dijital dünya hayatımızın ayrılmaz bir parçası olacak.

Ulaştığımız bilgiler ne kadar doğru?

İNFODEMİ

(YANLIŞ BİLGİ SALGINI)

Her nimet şükür ister. Nimetleri israf etmemek gerekir. Peki, dijital dünya ile dengeli bir iletişim nasıl sağlanır? Bu konuda ihtisas sahibi uzmanlar ne der? Tavsiyeleri nelerdir?

Dijital İletişim Uzmanı Tolga Akkuş infodeminin pandemi kadar tehlikeli olduğunu, yanlış bilginin insan sağlığını ciddi manada etkilediğini söylüyor.

(29 Ekim 2020, Yeni Asya)

“İnfodemi dediğimiz şey koronavirüs kadar tehlikeli. Çünkü yanlış bilgiyle hareket etmek de insanın sağlığını ciddî manada etkiliyor. İnternette duyduğumuz, gördüğümüz, algıladığımız her şeye inanmamamız gerekiyor. Konuşan kişi bu konuda uzman mı? Hangi kaynaklardan bilgi almış? Bunu teyit etmemiz gerekiyor. Başka bir konu da acaba benim gördüğüm görüntüler bugüne mi yoksa eski bir tarihe mi ait? Bunlara dikkat etmek gerekiyor. WhatsApp, Instagram, Facebook şirketlerinin sahibi, ‘Siz bu uygulamaları eğer iki sene kullanırsanız bu sizi çevrenizdeki arkadaşlarınızdan daha iyi tanır. Eğer siz bu uygulamaları beş sene boyunca kullanırsanız bu uygulamalar sizi eşinizden bile iyi tanır. Eğer on yıl boyunca kullanırsanız bu uygulamalar sizi sizden bile daha iyi tanır. Sizin ne zaman işten ayrılacağınıza, ne zaman evlilik kararı alacağınıza, ne zaman karnınızın acıkacağına dair bütün her şeyinizi sizden daha iyi bilir. Sosyal medya mecraları döviz bürosu gibi çalışır. Siz dikkatinizi verirsiniz ve ücretsiz hizmet alırsınız. Reklâm verenler ise para verir ve sizin dikkatinizi satın alır. Siz ücretsiz olduğunu zannetseniz de aslında onlar sizin en kıymetli şeyinizi alır. En kıt kaynağınız olan zamanınızı ve dikkatinizi. Sosyal medya mecraları reklâm verenler için ücretlidir. Biz ise onlar için sadece birer ürünüz. Veri bilincini kazanmamız ve buna göre hareket etmemiz gerekiyor.”

HÜLASA

İhtiyaçlarımızı net olarak belirleyip neyi, ne kadar, ne zaman, nasıl, nereden, kimden öğreneceğimizi planlayıp tespit etmemiz gerekiyor.

Aksi halde en büyük nimetimiz, zenginliğimiz olan zamanımızı israf etme ve bir “mal-meta” durumuna düşme tehlikesi var.

Hele de aile ortamında yetişkinlerin çocuklara “örnek olma” durumunu da düşünürsek bu konu daha da önemli hale geliyor.

Ne dersiniz?

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*