Hangisi güzel?

Her kapısına gidişinizde boş dönmediğiniz, bir adımına karşılık yüz adım atan, affeden; bir hatayı bin kez işlemişsen dahi af dileyince affedip unutan bir dostunuz olsun ister misiniz?

Bir an dahi “Müsait değilim” deyip sizi engellemeyen, sürekli dinleyen… Kapısına gitmek için bir zil çalmaya bile ihtiyaç duymadığınız bir dostunuz oldu mu?

Kalp telefonuyla her an görüşebileceğiniz, her an kapsama alanı içerisinde, şah damarınızdan daha yakın bir dostunuz olsun ister misiniz?

Biri gelse ve dese ki; böyle biri var ve dinliyor. Ve her şeyi işitir. En gizli mahlûkun en gizli ihtiyacını dahi bilen biri var. Ve her şeye gücü yeter. “Ol” der, oluverir…

Bu cevabı duyduktan sonra ne yapardık? O dostun kapısına mı giderdik? Yoksa kâinata dilencilik etmeye devam mı ederdik?

Aciz, kırılmaya mahkûm vasıtalara el açıp zillete mi düşmek güzel? Yoksa, her şeye gücü yeten Rabbine yalvarıp istemek mi güzel?

Kapısından kovmayan, çevirmeyen, bir milyon günah işlemişsen dahi “Ümidinizi kesmeyin” diyen Sadıku’l-Va’di’l-Emîn’e güvenmek mi güzel? Yoksa yeis zulmetinde, atalet karanlığında kaybolmak mı güzel?

İçinize binlerce put koysanız dahi, İbrahimvârî kırarsanız eğer, size kapısını açık tutan Vahid’e yalvarmak mı güzel? Yoksa kula kul olmak mı güzel? “Seviyorum Allah’ım” deyip haykırmak mı güzel? Yoksa mâsivâya tutunup, bağlanıp çile türkülerini mırıldanmak mı güzel?

Evet bir yanda; milyon günah işlemişse dahi kuluna kapı kapamayan Settar, Gaffar, Rahim var…

Diğer tarafta hatayı yüze çarpan kullar var. Çoğu zaman affetmeyen, sırtını çevirenler var…

Bir yanda Semî’ var. Hep dinleyen, en haksız anında dahi sıkılmadan dinleyen Semî’…

Diğer yanda, bir kere bile dinlemeyen kullar…

Değmiyor, değmiyor, değmiyor… Allah dışında hiçbir şey alâka-ı kalbe değmiyor…

Geç de olsa fark ettiren Vedud’a minnetlerimi sunuyorum. Ve haykırıyorum:

Ben Seni seviyorum. Sen de beni sev…

“Allah’ım, bize sevgini ve bizi Sana yaklaştıracak şeylerin sevgisini nasip eyle.” 1

Ve dosdoğru yolda dümdüz gitmeyi nasip et….

Dipnot:

1- Said Nursî, Sözler, 32. Söz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*