Risalelere devlet tekeli ve AKP’nin intiharı

Bugün, hafta sonunda KimseYokmu Derneğinin davetlisi olarak katıldığımız Bosna gezisiyle, derneğin oradaki yetimlere ve selzedelere götürdüğü yardımlarla ve Bosna’daki Ramazan coşkusuyla ilgili izlenimlerimizi yansıtmayı düşünüyorduk.

Ama döner dönmez Ankara’dan aldığımız haber, o konuyu şimdilik biraz erteleyip, malûm meseleye devam etmemizi gerektiriyor.

Kültür Bakanlığının keyfî bandrol uygulaması sürerken Meclis gündemindeki torba kanuna sokuşturulan bir korsan maddeyle Risale-i Nur’un kamulaştırılmak istenmesi üzerine, tasarıyı görüşen Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerini son olarak şöyle uyarmıştık:

“Dileyelim ki, iktidarın yaşadığı güç zehirlenmesinin yeni ve tipik bir örneğini oluşturan bu atraksiyon, milletvekillerinin ortaya koyacağı şahsiyetli ve dirayetli duruşa takılarak geri püskürtülsün. Ve bilhassa iktidar partili parlamenterler, hükümetin kurşun askeri değil, milletin vekilleri olduklarını göstersinler.”

Ne yazık ki, komisyonun AKP’li üyeleri, milletin vekili olmak yerine hükümetin kurşun askeri olmayı tercih ettiklerini gösterdiler.

Böylece korsan madde komisyondan geçti.

Genel Kurulda da kabul edilip yasalaşırsa, risalelerin devletleştirilmesinin yolu açılacak.

Böylece, cumhuriyet ve demokrasi tarihimiz boyunca pek çok engel, baskı ve yasağı aşarak bugünlere gelen ve gerek Türkiye’de, gerekse dünyada milyonlarca insanın imanının kurtulmasına vesile olan Risale-i Nur, “dindar” siyasetçilerin iktidarında, şimdiye kadar görülmemiş çok farklı bir operasyonun hedefi yapılarak etkisizleştirilmeye çalışılacak.

Suret-i haktan görünüp, “Risalelere artık devlet sahip çıkacak” iddia ve söylemleriyle hayata geçirilmek istenen bu operasyonla, eserler resmî şablonların kıskacına alınacak.

Nur hizmetinin en önemli dinamiğini ve güç kaynağını oluşturan ihlas eksenli sivil  ruh ve inisiyatif devredışı bırakılarak, külliyat devlet merkezli birtakım projelerin içine hapsedilecek. Dahası, iktidar ve siyasî rant hesaplarına konu edilerek, Nur camiası içinde yeni fitnelerin alevlenmesine vesile yapılacak.

Biz başından beri diyoruz ki, devlet risalelere sahip çıksın, ama tekeline almasın ve bu tekeli, bazı grupları dışlayıp bazılarını imtiyazlı kılacak şekilde kullanmaya kalkışmasın.

Ve risale neşriyatıyla ilgili konuların müzakeresi için, ilgili bütün tarafların çağrılıp iştirakinin sağlanacağı bir “çalıştay” tertiplensin.

Bu çağrılara kulak asmayan iktidarı tekrar uyarıyoruz: Komisyondaki sonucun Genel Kuruldan da çıkması AKP’nin intiharı demektir.

Çünkü Risale-i Nur’la uğraşan iflah olmaz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*