Ünal Şaşmaz ebediyete yürüdü

Ünal Şaşmaz Ağabey 8 Şubat 2022 günü 83 yaşında Hakk’a yürüdü. Yüreği insan sevgisi, merhamet ve şefkat dolu, dâvâsı uğruna her türlü zorlukları ve çileleri göğüsleyen ve dâvâsını anlatmaktan yorulmayan bir dâvâ adamı Ünal Ağabey!

O dâvâsı uğruna hapishanelerde çile çeken, hayır, hayır! Çileyi dâvâsına basamak yapan, mahpusların koğuşunu ıslahhaneye çeviren, mahpusların sabrı, ağabeyi, amcaları, dayıları olmuştu…

Dâvâsı onun için öncelikli, ihlâsı, sadâkati, samimiyeti ile bir ömür tüketen Risale-i Nur cemaatinin sevilen kadim ağabeylerinden biriydi Ünal Ağabey… Genç yaşta Risale-i Nurlar’la tanıştığı günden vefatına kadar altmış yaşı aşkın sadâkatle hizmete devam eden bir Ulu Çınar, Ünal Ağabey…

Ünal Ağabeyin çocuklarından Zekeriya ile Said Şaşmaz kardeşlerime telefonla taziyede bulunduktan sonra kısaca babaları ile alâkalı hissiyatlarını aldım.

Ünal Ağabeyin yetiştirdiği mahdumları, babalarından ziyade hizmette taallukta şöyle konuştular:

Babamız için dâvâ birinci sırada yer alırdı, gündüzleri civar ilçelere gider bal satardı, akşam eve geldiğinde hemen bizi kucaklar ‘haydi derse gidelim’ derdi. Yozgat’ın soğuk karlı kış gecelerinde bizi Risale-i Nur sohbetlerine götürür, hizmetin sevgisini, dâvânın büyüklüğünü, derslere gitmenin önemini bize anlatırdı. Biz de babamızdan hizmeti ve dâvânın ne olduğunu öğrendik. O bizim için bir babadan öteye bir dâvâ arkadaşımız ve bir müşavirdi, onunla daima istişare ederdik, ufku çok geniş bir insandı.

Pandemiden beş-altı sene öncesinde de internet üzerinden bizim derslerin yapılmasını ısrarla söylüyordu. Hatta son zamanlarda İngilizce üzerinden dublaj edin dünyaya bu dersler yayılsın, asıl onlar bizim müşterilerimizdir, şeklinde bizi teşvik ediyordu. Babam her zaman bize dâvânın büyüklüğünü anlatırdı, asla şahsî işlerinden mevzu açmazdı, bize dâvâyı sorar ve bizi dinlerdi.

Said Şaşmaz kardeşimizden önemine binaen şu hatırayı da dinledim: Babamın vefatından sonra geçmiş yıllarda dershanede kalan öğrencilerden biri beni aradı, dedi ki: “Biz dershanede otuz kişi kalıyorduk, Ünal Ağabey de yanımızda kalıyordu. Sabaha karşı mahallenin çeşmesine gider teneke teneke suyu taşırdı, abdest suyunu ısıtırdı. Bir gece ben ona dedim ki, Ünal Abi, bırak biz suyumuzu getirelim.

Ünal Ağabey, ‘Yok kardeşim suyu ben taşıyayım. Bu tenekeler, bu sular benim günahlarıma kefaret olur. Bunun için herkesten fazla benim ihtiyacım var’ demiş.

Bir de memuriyet icabı 2000’li yıllarda ben de Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde çalışırken Ünal Ağabeyle tanışmıştık. Ünal Ağabeye dedim ki, abi, niyetim emekli olup sizin gibi hayvancılıkla uğraşayım, ne dersin?

Ünal Abi: Kardeşim, biz seni boşuna mı okuttuk, bak burada bir daire amirisin, git kaymakama, daire amirlerine, daire arkadaşlarına çevrene dâvâyı anlat, senin işin budur. Ne hayvancılıkla uğraşacaksın. Memuriyetine devam et. Hayvancılık işi sana mı kalmış. İşte ben hayvancılıkla uğraşıyorum.

Ünal Ağabeyin bu ikazı hepimiz için önemli bir mesaj olsa gerek. Allah rahmet etsin, Nur içinde yatsın, ruhu şad olsun. İnşaallah…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*