İstişarenin farklı boyutları

İlimde deha, görüş ufku çağları tarayan Bediüzzaman, “Asr-ı Saadet meşveret anlayışı”nı hizmet sisteminin esası yaparak mutlaka katılımı sağlar: “Ve işlerde onlarla istişare et” 1, “Onların aralarındaki işleri, istişare iledir” 2 emirlerine uyuşunu, “Kardeşlerimle bir meşverete muhtacım” 3 diyerek fiilen gösterir. “..Kur’ân hizmetindeki kardeşlerinin nazarlarına arz edip meşveret etmek ve onların fikirlerini istimzaç etmek [kaynaştırmak] için onlara müracaat ediyorum” 4 sözüyle meşverete gereken önemi vurgular.

“Siz, meşveretle ne lâzımsa yaparsınız.” 5 “Şimdi siz, aranızda münakaşasız bir meşveret ediniz. Kararınızı kabul ederim…” 6 “Bu mektupta bir ince meseleyi meşveret suretiyle reyinizi almak için gönderdik.” 7 “Bu kudsî hizmette teennî ile, meşveretle, ihtiyatla çalışmak lâzımdır.”  8
Nefis ve hislerin müdahalesiyle, tartışmalı ve sıkıntılı meselelerin meşveretle halledilmesinin yollarını gösterir:
“Aranızdaki samimî tesanüt ve meşveret-i şer’iye, sizi öyle şeylerden muhafaza eder. İçinizdeki şahs-ı manevinin fikrini, o meşveretle bildirir.” 9 “Nefis ve şeytan, sizi, kardeşinize karşı itiraza ve haklı olarak tenkide sevk ettiği vakit, deyiniz ki: ‘Biz, değil böyle cüz’î hukukumuzu, belki hayatımızı ve haysiyetimizi ve dünyevî saadetimizi Risâle-i Nur’un en kuvvetli rabıtası olan tesanüde feda etmeye mükellefiz. (…) Medâr-ı nizâ [tartışma sebebi] bir mesele varsa meşveret ediniz. 10
İstişarenin hasımlarına karşı da uyarır: “Hürriyetin olduğu gibi, meşveretin de düşmanları vardır: Fikrimce, meşrûtiyetin düşmanı, meşrûtiyeti gaddar, çirkin ve hilâf-ı Şeriat göstermekle meşveretin de düşmanlarını çok edenlerdir.” 11 “Eğer hürriyeti, meşveret-i şer’iyenin terbiyesine verse, bu milletin eski satvet ve kuvvetini ihya edecektir. Eğer veba-yı ağraz-ı şahsiyeye müsadif olsa [rastlasa]; istibdad-ı mutlaka [tam diktatörlüğe] dönecek, o çocuk ölecek…” 12
Acaba istihdam etmek veya birlikte çalışma zemini oluşturmak için ‘kişiler’ hakkında meşveret edebilir miyiz? Bediüzzaman, çok çarpıcı bir metot geliştirir: “Bir adam onunla teşrik-i mesai etmek [birlikte çalışmak, ortak iş yapmak] ister, seninle meşveret eder. Sen de, sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için desen: ‘Onunla teşrik-i mesai etme. Çünkü zarar göreceksin.’” 13 Yani, tenkit başka bir şeydir; mihenge/ölçüye, teraziye vurmak başka bir şeydir; insanları değerlendirmek bambaşka bir şeydir. Burada, “maslahat”, “garazsız” ve “sırf meşveretin hakkını eda etmek” anahtar kelimelerdir…

Dipnotlar:

1- Al-i İmrân, 159.

2- Şûrâ, 38.

3-Emirdağ L. s. 23.

4- Mektubat, s. 394.

5-Emirdağ, s. 125.

6-Şuâlar, s. 289.

7- Emirdağ, s. 339.

8-Age, s. 73.

9- Kastamonu L, s. 91.

10- Age, s. 181.

11- Tarihçe-i Hayat, s. 63.

12- Beyanat ve Tenvirler, s. 32.

13- Mektubat, s. 267.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*