Yeni Asya’da iki manşetle Risale-i Nur

Gazetecilikte “manşet” metinden daha önemlidir denilebilir. Manşetin amacı ise habere çekicilik kazandırmak, okuyucuyu habere okumaya teşvik etmektir. Gazeteyi eline alan kişinin ilk dikkatini çeken manşettir. Onun için gazeteye manşet atmak bilgi, tecrübe ve uzmanlık gerektirir.

Manşet ayrıca, o basın kuruluşunun ülkede öncelikli gündem maddesinin ne olması gerektiği hususunda da politikasını ve dünya görüşünü beyan etmesidir. Bütün okuyuculara “Ben buyum, biz buyuz” diyen mesajını iletmesidir.

Yeni Asya, bir gazete olmakla birlikte, bütün programı Risale-i Nur’u insanlara nasıl ulaştırabilirimin gayreti içindedir. Ahir zaman fitnelerinin ayyuka çıktığı bu dehşetli asırda, Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye düsturlarını neşretmeyi kendisine adeta şiar edinmiştir.

Basın dünyasında bir gazete olmanın avantajını kullanarak, bütün dünyaya hitap eden ve herkesin ilgisini çeken manşet atıyor: “Risale-i Nur çağın sorularına cevap veriyor”

Bu manşet, Üstad’ın İstanbul’a geldiğinde, Şekercihan’ın odasının kapısına yazdığı levhada “Burada her suale cevap verilir, sual sorulmaz” hareketinin devamının Risale-i Nur da tezahür ettiğini iddia ediyor. Aksini söyleyen varsa buyurun hodri meydan.

Avustralyalı Müslüman gazeteci Peter Barnett şöyle ifade etmişti: “Risale-i Nur’un modern insanın soru ve hastalıklarına çare olacağına inanıyorum. Eserler çağdaş. Said Nursî çok farklı bir üslûba sahip. Konuları, toplumun ihtiyaçlarına göre ele alıyor. Sadâkat ve idrak seviyenize ne kadar ihtiyaç hissettiğinize göre bu eserlerden o derece istifade edebilirsiniz.” İkinci mülâkatında ise; “Risale-i Nur gençliğin manevî muhafızı” olduğunu ifade etmesi de, zamanımızdaki gençliğin problemlerinin çözümünün adresi ancak Nur eserlerindedir.

13 Ağustos manşetinde ie; Prof. Dr. Cahit Tanyol’un bir tebiti var: “Türkiye’nin bütün meseleleri Bediüzzaman’da çözülüverir.”

Değişik toplumlar, kültürler ve ırklardan müteşekkil olan Türkiye’de yaşayan insanların bu kriterlerini araştıran sosyoloji profesörü rahmetli Prof. Dr. Cahit Tanyol, Risale-i Nur ve Üstad Bediüzzaman hakkında görüş bildirmesi gereken, mesleği itibarıyla en yetkili şahıs olsa gerek.

Çok manaları içine alan sözleri: “İlkokuldan üniversiteye kadar devrimleri, Kemalizmi ders veriyoruz. Bugün inandığı birçok fikirlerin kofluğunu anlayan gençlik, bir şeye sarıldığında, karşısına Nur Risaleleri çıkıyor. Atatürk’ün nutku karşısında, Said Nursî’nin Nur Risalelerini gürül gürül okunur bulduk. Bediüzzaman meselesi, üzerinde düşünülecek bir meseledir.”

Yeni Asya, az gibi görünse de neşrine çalıştığı “iman hakikatleri”nin manşetleri, ilgili olan birçok yerlerde karşılık bulduğunu ve gündeme geldiğini söyleyebiliriz. Ve birçok kalplerde, gönüllerde iz bıraktığını da.

Çetin ACAR

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*