Sebep sonuç ilişkisi ve kader

İlliyyet, her hâdisenin bir sebebi olduğunu ifade eden felsefî ve kelâmî bir terimdir.

İllet kelimesinden türetilmiş karşılığıdır. Her hâdise bir sebebin sonucudur. Dolayısıyla sebep sonuç konusunda sebeplilik ilkesi, aklın gereğidir.1

Özü itibariyle her malûlün bir illeti, her olayın doğrudan veya dolaylı bir sebebi bulunduğunu anlatan illiyyet ilkesi, Allah’ın kâinatı yaratıp yönetmesinin yanı sıra insanlara ait fiiller üzerindeki tesiriyle irtibatlı olup tabiatçı felsefenin lehinde bir delil olarak kullanıldığı gibi kelâm âlimlerince de konu edilmiştir. Bilimin temelini teşkil eden illiyyet ilkesi, varlık ve olaylara rasyonel bir yorum getirebilmenin de vazgeçilmez esasıdır. Allah’ın kâinatı zorunlu bir sebep-sonuç ilişkisi düzeninde yaratıp yönettiğini kabul etmek, gaye ve nizam delilinin geçerli olabilmesi için de gereklidir.2

Nedensellik ilkesi: Her şeyin bir sebebi vardır, aynı sebepler aynı şartlar altında aynı sonuçları doğurur şeklindeki ilke, illiyyet prensibi.3

Determinizm, kâinatta olup biten her hâdisenin maddî veya manevi sebeplerin zorunlu sonucu olduğunu ileri süren felsefî doktrin. İlliyyet ile yakından alâkalı olan determinizm, sebebin, sonucu zorunlu olarak belirlediği veya gerektirdiği, yani sebep ile sonuç arasındaki bağın zorunlu olduğu düşüncesine dayanmakta ve bu düşünce her hâdisenin bir sebebi olduğu şeklinde ifade edilen illiyyet fikrini bir ilke hâline getirmektedir. Kelâmcılar cebir ve kader kavramları yüzünden insan iradesine yer açmakta güçlük çekerken, İslâm filozofları evrensel determinizm fikriyle İlâhî iradenin yeterince vurgulanmasında güçlük çekmişlerdi.4

İlliyyet, her sonuç bir sebebe binaen olur, esasına dayanır. Determinizm ise, sebebin, sonucu zorunlu olarak gerektirdiği ilkesine dayanır. İki görüşün benzerliği yanı sıra determinizmde sonuç, sebebin eseridir.

Kelâmcıların tartıştığı ve Kader Risalesi’nde de geçtiği üzere “Tüfek atmasaydı, adam ölecek mi, ölmeyecek mi?” tartışmasında, vakıaya göre adamın ölmesinin sebebi, tüfeğin atılmasıdır. Bununla ölüm vakıasına; sebebiyet/illiyyet ve nedensellik noktasından izah getirilir. Determinizm zaviyesinden ise, tüfek ve tetiği çekmek gibi sebepler, zorunlu olarak ölüm sonucunu verir, denilir.

Söz gelimi yağmur yağmasaydı ekinler yeşermeyecekti gibi ‘olmasaydı, yapmasaydı’ kelimelerle sonucu, sebebe zorunlu kılan ifadeler, kader inancı noktasından doğru bir ifade değildir.

Karıştırılan bir başka nokta da sonucu sebebe mecburî bağladığı için iki vakıayı tek kader olarak algılanmasıdır ya da kaderin, sebeb ile sonuca ayrı ayrı baktığı yanılgısıdır. Bu bakış açısı, kaderin sahibi olan Allah’a acziyet vermeye gider. İkisine bir ve beraber bakabilme var iken bunun haricinde düşünmek, iki şeye taallûku kavrayamamak demektir.

Diğer taraftan bu âlemde olan biten hemen her şey sebepler eliyledir, zira Allah’ın izzet ve azameti, sebepleri perde makamında gerekli kılarken, tevhid ve celâl noktasında da onların icada yetersiz olmalarını kesinlikle şart kılar.

Dipnotlar:

1- İlhan Kutluer, https://islamansiklopedisi.org.tr/illiyyet
2 Yusuf Şevki Yavuz, https://islamansiklopedisi.org.tr/illiyyet#2-kelam
3 http://lugatim.com/s/NEDENSELL%C4%B0K
4 İlhan Kutluer, https://islamansiklopedisi.org.tr/determinizm

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*