Başpiskopos Jorge Mario Bergoglio’dan Papa Fransiskus’a

Evvela genel manada Papalığın ve konu çerçevesinde giden ve seçilen yeni Papaların Türk medyasında kalın çizgilerle akis bulmalarını hayra alâmet görüyoruz.

Yaklaşım ve yorumların birbirinden çok farklı olması da güzel… Yeni Papa’yı henüz görmeden koynunda sakladıkları taşları fırlatan solcularla siyasal İslâmcıların aynı noktaları taşlamaları da fevkalâde ilginç olmalı.

İzzetiyle Papalık makamından çekilen 16. Benedickt’in yerine Buenos Aires’in eski başpiskoposunun gelmesi bazılarına göre şaşırtıcı olmuş, beklenilmeyen bir netice olarak yansıyor medyaya… Her kardinal ve Papa için “semavî din düşmanlarının” hazırladıkları dosyalar da yavaş yavaş açılacak. Arjantin’deki darbecilerle neredeyse işbirlikçi gösterecekler. Onun mesleğe girişinden bu yana sürdürdüğü mütevazı hayatı halkla içli-dışlı yaşayışı ve Hıristiyanların en dindar tarikatı sayılan Jesuid’lerden olması, hücuma geçen bazı saldırganların keyiflerini kaçırıyor. Mütevazı, kanaatkâr ve az masrafla yaşamaya nefsinden başlamış olarak gelmesi, “görkemli Vatikan” için mübalâğada bulunanların da işlerini zorlaştırıyor. Vatikan’ın büyük kilisesini terk ederek mahalle arasındaki kilisede resmî ayinini yapması Papalık makamına rağmen aynı çizginin devam edeceğini gösteriyor.

Ahirzaman’da Hıristiyanlarla Müslümanların ittifak ederek global saldırgan dinsizlik cereyanını durdurabileceklerini bilemeyen bazı Müslümanlara, masonların ve komünistlerin Vatikan aleyhinde yaptıkları propaganda balonları da umarız ki bu arada sönerler. Çok ilginçtir ki, Kemalistler de sistematik ve programlı bir şekilde Türkiye’de Hıristiyanlık karşıtı propagandayı, onların asıl niyetlerinden habersiz avam arasında devamlı yapıyorlar. Bazı saf Müslümanların, komünist, mason ve onların zamanımızdaki temsilcilerinin dünyada yaptıkları menfi icraatları Vatikan’a yükleyen konuşmalara toplumda kulak misafiri oldukça, bu sahada dindarlarımızın daha çok mesafe almaları gereğini de hissediyoruz.

Fransiskus, papalık ismini fukara babası bir azizden almayı tercih etti. İtalyanlar ve Latin Amerikalılar Francesco diyecekler, ama biz Almanya’ya uyarak Fransiskus demeyi tercih ediyoruz. Bağlı bulunduğu Katolik tarikatının Jesuid olması, Müslümanlar açısından papayı daha da önemli kılıyor. Zira ibadet ve takvada bilinen en ileri tarikat iken Tevhid meselesinde de diğerlerine nazaran ana çizgiye biraz daha yakın Jesuidler…

Fransiskus papalığın ilk konuşmalarında da bunu ihsas ediyor: İçinde Allah’a iman olmayan işler, deniz kenarındaki kumsallardan evler gibidir, diyor önceki Papanın yanı başında olması yeni Papa’ya dinsizlik ve aşırı dünyevîleşmeyle mücadelede cesaret veriyor, kanaatindeyiz.

Papa Fransiskus’un ilk vurgusunu “rahmet ve mağfiret”e yapması da ilginç olmalı… Şefkati ve merhameti kendisine düstur yapmış Arjantinli Bergoglio, onun kendisini ziyaret eden İstanbul patriği Barthelomeos’un “şefkatli Papa” nitelemesi de önemli bir detay olabilir.

Arjantinli Papa’nın mezhebi veya tarikatı hakkındaki bilgileri önümüzdeki zamanlarda daha genişçe okuyacağız. Yalnız bizim medyada “Cizvit” olarak adlandırılan bu tarikata “İsevî” demenin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Jesuid ibaresiyle Almancaya tercüme edilen Cizvit kelimesinin tam karşılığı “İsevî” olsa gerektir diye düşünüyoruz.

Vatikan, Papa, Hıristiyanlık veya İsevî ruhanîler… Dünyanın yedi kıt’asındaki insanlığın gündemini işgal etmeye başladılar. Kiliselerin üyelerini kaybettikleri bir zamanda diğer cihetten Hıristiyanlığın gündemin üst sıralarını işgal etmesi, ahirzamanda vuku bulacak Deccal-Mehdi kapışmasını da tedai ettirmez mi? Papaların, Kardinallerin veya sair ileri gelen ruhanîlerin günah galerisini teşhirde çok iştihalı Yahudi sermayeli medya ile zamanı okuyamayan bazı İslâmî medyanın paralellik göstermeleri, global dinsizlerle semavî din mensupları ve insaniyetperverlerin arasında vuku bulan çatışmada hakikî Müslümanları mahzun ettiğini söylemek durumundayız.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*