Çocuklar babanız öldü, okul tatil, haydi evlerinize!..

Bundan, seksen dört sene önce bugün, 10 Kasım 1938 tarihinde, sâfî kalbli validem, ilkokul 3. sınıfa gitmektedir. Aynı zamanda, benim de ilkokulum olan, Ankara kalesi, saat kulesine yakın olan mektebimiz; “Yeni hayat ilkokuludur.”

Rahmetli anam, o gün sabah, yine okula gider. Daha ilk derslerinde iken, muallimleri Turan hoca (yirmi iki sene sonra, ben de aynı ilkokula başladığımda, hâlâ, orada muallimdi), hepsini ayağa kaldırır. Ağlamaklı bir sesle; “çocuklar, babanız öldü, okul tatil, haydi evlerinize!” der.

Validem, sâfî kalbli olduğundan, (belki diğer çocuklar da aynı şekilde) hep kendi babalarının öldüğünü zannederek, ağlayarak evlerinin yoluna koyulurlar.

Diğer çocukları bilmem ama rahmetli annem, ağlayarak eve gelip, rahmetli anneanneme “babam ölmüşşşş. Muallim, bizi eve yolladı” deyince, o da şaşırmış. “Ne babası kızım, ne ölmesi? Baban işten geldi, içeride yatıyor” demiş. O anda, leğende yıkadığı çamaşırları bırakarak, içeri odaya beraber girerler. Tabii, rahmetli dedem uyumaktadır. (TCDD de kondüktör olarak çalışıp, mesâiden gelmiştir) anneannem, anneme kızarak; “gördün mü kızım, baban içeride uyuyor. ‘Öldü’ diye kim söyledi?” der. Annem de, gözyaşlarını silerek; “muallim Turan bey söyledi” der.

Tabii, vaziyet anlaşılmıştır. Ölen kimse, muallim Turan Bey ve onun gibilerin “baba” dediği, M. Kemal’dir. Ama bu kendi indî görüşlerini, millete de zorla dayatmışlardır.

İşte bu hadise, dedemin çok kızmasına, infiâlîne sebeb olmuş ve validemi de okuldan alarak, daha da göndermemiştir. (gariptir, rahmetli babam da, harf inkilâbı yapıldığında, medrese 3. sınıftaymış. “bizi bir gecede câhil bıraktılar yavrum!” derdi. Babamın, M. Kemal’in harb inkılâbı vesilesiyle, annemin de ölümü vesilesiyle mekteb hayatları nihâyete ermiştir.)

Bu gibi gülünç hâdiseler bizde… Maalesef, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen bu saçmalıklarla, nice insanlar, nice nesiller, böyle lüzumsuzluklarla uğraşa gelmiştir.

Kemalistlerin, kendilerini korumak ve saçmalıklarını kanun dairesinde sürdürebilmek için ihdas ettiği, 5816 sayılı kanuna sığınarak, milleti “öcü geliyor!” diye korkutmaları neticesinde, hem milleti böyle soğukta ayakta tutuyorlar. -Ki, bu kanun, Atatürk’e hakareti sorguluyor. Zaten, normal insana bile hakaret suçtur! Ayrıca böyle bir kanuna lüzum yok, ama dediğimiz gibi işte. Kanunsuz işlerine kanun kılıfı uydurarak devam ediyorlar.- Hem de, her tarafa (kanunî bir mecburiyet olmamasına rağmen) resimlerini astırıyorlar. Bundan kırk-elli sene evvel, Ankara’dan İstanbul’a geldiğimizde, Kartal’da, sağ tarafta bir tepede, M. Kemal heykelleri görürdük. Tabii, ne olduğunu bilmiyorduk. Sonradan öğrendik ki, uyanığın biri, o hazine arsasında heykel yapmaya başlamış ve o arsaya da el koymuş. Tabii, birisi karışacak olursa, hemen “Atatürk düşmanları!” kartını gösterecek. Ve o arsaya da çöreklenip kalmış. Buna benzer çok misâller var.

Bu Kemalistler, M. Kemal’i, olduğu yerde bıraksalar, bu kadar lüzumsuzluklar olmayacak. Ama onu yerinde bırakmayıp, tapınmaya devam edip, üstelik de, milleti de, zorla tapınmaya mecbur etmeye çalıştıkları için bu nizâ mes’eleleri ortaya çıkıyor.

Onun sözünü de dinlemiyorlar. Ne demişti o, bunlara? “Benim nâçiz (değersiz) vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”  Hâlbuki onun bu sözünü bile dinleseler, ölmüş, gitmiş, dünyadan alâkası kesilmiş, toprak olmuş vücudunu ayakta tutmaya çalışmazlar.

Benzer konuda makaleler:

23 Comments

  1. Maalesef çalışıyorlar. Bu günlüde onun bir benzeri olabilir. Zaman ve gelecek her şeyin en güzelini gösterecek. Birde içimizde olan gamburlar, Özal dan itibaren bunlara payanda olmasaydı biz bu hale gelmezdik.

  2. “Mezarda kan terliyor babamin iskeleti,
    Ne yaptik ,ne yaptilar mukaddes emaneti?”demiş ya şair,işte öyle…

  3. Allah Yardımcımız olsun inşallah Değerli Hocam Zorlamayla olmaz öldüğümüz zaman arkamızdan Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet Olsun İnşallah denmesi fatiha ihlas süreleri okunması Kuran’ı Kerim tilavetiyle yad edilmen yeter.

  4. Yüreğinize ve kaleminize sağlık ağabey. Maalesef bu tip çağdışı uygulamalar dünyada sadece bizde kaldı. Komünist Rusya ve Çin’de bile kalmadı!

  5. Osman Zengin ağabeyimize çok yerlnde bir yazısı ve paylaşımı için çok teşekkür ederim.5816 yasasından rahmetli babam 1992 yılında Ankaranin çubuk ilçesinde tutuklanarak mağduriyet yaşamıştı.
    Gazetede okuduğu Abdoş Ağa yazısını bir dükkânda yanında bulunan birkaç kişiye anlatmış onlarda hemen bu olayı ganimet bilip mahalle karakoluna şikayet etmişler.
    Bundan dolayı 22 gün tutuklu kalmıştı.
    Daha sonra Av Selahattin Canbolat ağabeyimiz güzel birsavunma ile beraat ettirmişti.
    İNŞAALLAH bu 5816 nın kalkmasını canı gönülden istiyoruz.Arşivler açıldığında cümle alem doğruyu öğrenecektir
    Üstadımızın
    YAŞASIN ZALİMLER İÇİN CEHENNEM sözü yüreğinize serpiyor ELHAMDÜLİLLAH

  6. Abim bir kaç öğrenci 10 Kasım günü güldükleri için öğretmen den dayak yemişler di

  7. tevafuk oldu Osman bey dün aksam eve geldiğimde sofrada oturur iken kızım baba bugün okulda bize şiir verdiler ezberleyip yarın okuyacaz sınıf arkadaşım hıçkıra hıçkıra ben onu çok özledim diye ağladı O adam arkadaşımın neyi oluyor baba diye sordu.ben Bediüzzaman dedemi çok seviyorum ama hiç ağlamıyorum hep dua ediyorum demi baba diye tasdik ettiriyor.RABBİM NESLİMİZİ deccalin şerrinden korusun AMİN

  8. Allah ıslah etsin. Kişi hürriyetinde olan meselelere nasıl dayatma yapma hakkını kendilerinde görüyorlar enteresan.

  9. Hocam teşekkür ediyoruz. Gerçekleri fütursuzca açıklamışsınız. Allah razı olsun.

  10. Hem güldüm hem üzüldüm.Simdi eve gondermiyorlar bir hafta onceden anma hazırlıkları yapiliyor.Kuzey kore misali,siyasiler en cok biz seviyoruz yarışındalar,yillar once bir fabrika yola girmesi gereken yeri tel orgu ile cevirip icine bir büst oturtup yillarca isgaline devam etti.Trafik her zaman oraya gelince felc oluyordu.Aci ama gercek birileri herzaman bu kanunla istismarlarda bulunmuslar bulunmayada devam ediyorlar.

  11. Zorla güzellik olmaz.
    Adam ismini değiştirmiş. Resmî adı M.KAMAL
    Siz ise beğenmediği ismi ile yazıyorsunuz. Korkudan mı yoksa?

  12. Bugün Şehirler arası ana yolda trafikteyim. 130km hızla giderken bir anda önümdeki araçta aniden durdu. frene asıldım, acı bir fren, çarpmak üzere tampon tampona durabildim. sol şerit dolu (durmuştu) olduğu için sola kaçamadım. sağda orta refüj var. yapacak bir şey yoktu. duramazsan vuracaktım. ne oldu diye araçtan inince siren sesini duydum. 9:05, aracım iyi olmasa belki bende ölmüştüm…

  13. “Her nefis ölümü tadacaktır” Baki olan yalnız Allah’tır. Ölen insanlar yaptıkları iyiylik ve kötülükleriyle anılırlar. Tarihe mal olmuş şahsiyetleri makam mevki kazanmak için kullananlar riyakar ve menfaatperest insanlardır. Yıllardır bu yapılıyor.

  14. İbrahim oku bakalım Osman abinin bu kabil yazılarını…korkak mı bak bakayım… öyle güzel yapıyor ki…küfür yok, hakaret yok..5816 tuzağına düşmeden, objektif bir şekilde hadiseleri anlatıyor.

  15. Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu Ne olduysa hep bize azar,azar oldu Arif Nihat Asya

1 Trackback / Pingback

  1. Hutbede Atatürk anılmalı(mı?)!.. | EuroNur · SaidNursi.de

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*