Narkoz mu, hipnoz mu?

Bir zaman bir âlime rüyasında; köyün çeşmesinden su içenlerin delireceği gösterilir.

Köylüye duyurur, ama onlar gülüp geçerler. Üstelik o çeşmeden içenler de, içmeyenlere “deli” demeye başlar. O zat da evinin avlusunda bir su kuyusu kazdırıp, çok zaruret olmadıkça dışarıya çıkmazlar. Gel zaman git zaman, o çeşmeden içmeyen tek aile olduklarında ahali, o evi sararak “deli, deli” diye bağırırlar. Ne zaman ki, bu ev halkının dayanma gücü kalmayıp çeşmeye koşarak o sudan içtiklerinde, rahatlarlar ve deliren toplumun “normal” insanları arasına karışırlar.

**

Zararsız, hatta vücudun faydasına bir “ameliyat-ı cerrahîye” için hastahaneye yattığımın haberini böyle bir kıssadan hisse ile duyurmama ne nazarla bakarsınız?

Merak etmeyiniz. Operasyon öncesi verilen narkoz; toplumun düçar olduğu hipnozun yanında büyük bir nimet sayılır.

Hem, kendilerinden başka herkesi “hain” ve “öteki” gösterenlerin içtiklerinden içmemeye de azimli olanlardanız şükür!

**

Narkozun 5 saat 30 dakika süren etkisinden sonra gözler penceresinden ruhun tekrar dünyaya bakması ne kadar güzel oluyormuş!

Ya bir de gözleri öbür tarafa açmak!

Bu ölçücüklerle onun tarifi mümkün değil!

Benzer konuda makaleler:

Mikail Yaprak | Arşiv

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*