İnsanlığın Risale-i Nur’daki mesajlara ihtiyacı var

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSî’NİN 60. VEFAT YILDÖNÜMÜ VESİLESİYLE DÜZENLENEN VE EURONUR-TV’DEN YAYINLANAN ONLINE PANELDE MÜSLÜMANLARA VE BÜTÜN İNSANLIĞA SESLENEN BARIŞ VE KARDEŞLİK MESAJLARI VERİLDİ.

İZZET ATİK (YENİ ASYA YK BAŞKANI)

“KORONADAN önce de, korona zamanında da, koronadan sonra da bütün insanlığa şunu söylemeye devam edeceğiz. Kavgasız, gürültüsüz, patırtısız, herkesin birbiriyle kardeş olduğu, barış içinde yaşadığı bir dünyayı gelin hep beraber tanzim edelim.”

SABAHATTİN BOYACI (YK SEKRETERİ)

“RİSALE-İ Nur’da Müslümanların birlik beraberliği ve Hıristiyanlarla ittifakı vurgulanıyor. Nur Talebeleri olarak, Risale-i Nur’un medyadaki dili olan Yeni Asya’mızla bunu dünyaya ilan etmekle dünya barışına en büyük katkıyı sağladığımıza inanıyorum.”

FATİH YARGI (YENİ ASYA YK ÜYESİ)

“Nur Vakfı olarak Avustralya’daki birçok Müslüman topluluğunu Risale-i Nur sohbetlerinde bir araya getiriyor, gayri müslimlerle de medenî ilişkiler kuruyor, ortak değerlerde buluşmanın, barış ve huzur içerisinde yaşamanın zeminini hazırlıyoruz.”

BURHAN KESİCİ (İSLAM KONSEYİ BŞK)

“ALMANYA ve Avrupa’da Müslümanlar kalıcı ve huzur verici çalışmalar yapıyorlar. Korona pandemisinde yardım teşkilâtları  kurarak pozitif bir şekilde toplum içerisinde yer aldıklarını gösterdiler ve son aylarda atmosferimiz güzel bir şekilde değişti.”

DR. HAKAN AYDIN (ILM Müdürü)

“MÜSLÜMAN kimseye zulmetmez. Gerçek din kardeşliğinin yerleştiği ve uygulandığı bir Müslüman toplum aynı zamanda bütün insanlığın güvencesidir. Mü’mine düşen, hangi halde olursa olsun hak ve adaletten ödün vermeden rıza-yı İlahî için çalışmaktır.”

CEVHER İLHAN (YENİ ASYA YAZARI)

“BEDİÜZZAMAN daha Osmanlı zamanında başta Suriye ve Irak olmak üzere bütün İslam dünyasının ufak parçalara bölünmesine karşı uhuvvet-i İslamiye ve İttihad-ı İslam anlayışını ortaya koymuştu. Bu anlayış bütün ayrılıkçı hareketleri alt-üst edecek.”

***

İnsanlığın Risale-i Nur’daki mesajlara ihtiyacı var

Bediüzzaman Said NursÎ’yi anma programı çerçevesinde  ‘Barış ve Kardeşlik’ panelinde insanlığın Risale-i Nur’daki mesajlara muhtaç olduğu ifade edildi.

Yeni Asya Gazetesi ve Avrupa Nur Cemaatinin birlikte organize ettiği Bediüzzaman Said Nursî’yi vefatının 60. Yılında anma programı çerçevesinde Euronurtv’de Barış ve Kardeşlik adlı panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Cenk Çalık’ın yürüttüğü program din görevlisi Halil Çadır’ın Kur’ân Kerîm tilâvetiyle başladı.

Açılış konuşmasını yapan Yeni Asya Gazetesi Medya Grup Başkanı ve Yeni Asya Gazetesi mütevelli heyeti başkanı İzzet Atik sözlerine ilk emir olan ‘Oku’ âyetinin temel manasının Risale-i Nur Külliyatı’nda geçen kâinatı okumak ve marifetullaha ermek olduğunu hatırlattı.

Atik, “Barış olmazsa insanlık olmaz. İnsanlar birbirini sevmezlerse netice alamazlar. Dünya bir hercümerç içinde. Allah’ın korona askeri bütün dünyayı hizaya getirdi. Ama biz koronadan önce de korona zamanında da koronadan sonra da bütün insanlığa şunu söylemeye devam edeceğiz. Kavgasız, gürültüsüz, patırtısız herkesin birbiri ile kardeş olduğu barış içinde yaşadığı bir dünyayı gelin hep beraber tanzim edelim” şeklinde konuştu.

Risale-i Nur’dan dünya barışı ve kardeşlik

Panelin devamında sözü Yeni Asya Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeni Asya Gazetesi Genel Sekreteri Sabahattin Boyacı aldı. Boyacı, “Biz Yeni Asya ve Nur cemaati olarak dünya barışı ve kardeşliğe Risale-i Nur perspektifinden bakar ve Yeni Asya Gazetemiz de Risale-i Nur’un medyadaki dili olduğundan bu mesajları Yeni Asya Gazetemiz ile dünyaya vermeye çalışırız” dedi. “Muhakkak ki Müslümanlar ancak kardeştir” âyetinin bütün Müslümanların kardeş olduğunu nazara verdiğini söyleyerek “Bütün mü’minler madem kardeştir o zaman birlik beraberlik yapması mecburiyeti vardır. Birbiriyle kardeş olanlar da kavga etmezler dolayısıyla barışa katkı sağlamış olurlar” şeklinde konuştu.

Önce şer def edilmeli

Bediüzzaman Said Nursî’nin ‘Def-i şer, celb-i nef’a racihtir’ sözüne atıfta bulunan Boyacı şöyle devam etti: “Önce şer def edilmeli. Şu an da dünyada savaşlarla Müslümanlar birbirlerini kırıyorlar. Ya da zındıka komiteleri yapmış oldukları planlara Müslümanları alet ediyorlar. Eğer Müslümanlar ve inananlar bu âyeti kerimenin manasını hayatlarına yerleştirmiş olsalar ve ben kardeşimle savaşmam deseler. Zındıka komitesi bu planı işletemez ve şuanda ortadoğuda bir bataklık haline gelmiş olan zemin kurumuş olur”

İslamiyetin en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslamdır

Bediüzzaman Said Nursî’nin İslâmiyetin en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslâmdır sözünü hatıra getiren Boyacı, “Biz Risale-i Nur Talebeleri ve Risale-i Nuru okuyan herkes ittihad-ı İslâmın farz olduğu noktasında bakmaktadır.  Müslümanlar eğer bunu farz gibi görürse aralarındaki muhabbet ve uhuvveti arttırıp birlik ve beraberliklerini sağlarlarsa dünya barışı en azından Müslümanlar arasında sağlanmış olur” dedi.

İslamofobi ve korku kültürü

İlâhî dinletisiyle renklenen panel, Almanya İslâm konseyi başkanı Burhan Kesici’nin konuşmasıyla devam etti. Almanya’ya Müslümanların geliş tarihinden bahseden ve günümüze kadar Müslümanlar için oluşan İslamofobiden ve önyargıdan bahseden Kesici bu durumda Müslümanların da kendilerini tanıtmak konusunda eksik kaldıklarını, Müslümanlar olarak ödevlerini yapmadıklarını kaydetti. Kesici konuşmasını şu cümlelerle tamamladı, “Son yıllarda şunu fark ettik Avrupa siyaseti ve Avrupa Müslümanları biraz daha anlamaya çalışıyor. Almanyada dinî cemaatlerin tanınma projesi gibi bu açıdan çok güzel faaliyetler var artık. Almanya’da ve Avrupa’da Müslümanlar artık kalıcı ve huzur gösterici bir çalışma yapıyorlar. Korona pandemisi çerçevesinde Müslümanlar yardım teşkilâtları kurarak aslında pozitif bir şekilde toplumun içerisinde yer aldıklarını göstererek son aylarda atmosferimiz güzel bir şekilde değişti. Bu yapılan faaliyetler de pozitif algılandı.”

Bizim vazifemiz müsbet hareket

Yeni Asya Gazetesi araştırmacı yazarı Cevher İlhan ise panele Risale-i Nur penceresinden kardeşlik ve barış noktasında bazı pasajları nazara vererek katkılarını sundu: “Uhuvvet Risalesi’nde bu konular etraflıca izah edilir. Harici düşmanların zuhur ve tehacümünde dahili adavetleri unutmakla bırakmak olan bir maslahatı içtimaiyeyi en bedevi kavimler dahi takdir edip yaptıkları halde, şu cemaat-i İslâmiyeye hizmet dava edenlere ne olmuş ki, birbiri arkasında tehacüm vaziyetini alan hadsiz düşmanlar varken, cüz’î adavetleri unutmayıp düşmanların hücumuna zemin hazır ediyorlar? diye Bediüzzaman ikazda bulunur. Bediüzzamanın ortaya koyduğu temel tesbitlerin başında müsbet hareket gelir. Bediüzzaman bütün sıkıntıları müsbet hareket uğruna çektğini belirtir. Ve asıl mesele bu zamanın manevî cihadıdır diye izah eder.”

Yeni Asya Gazetesi ve Avrupa Nur Cemaati Bediüzzaman Said Nursî’yi  anma programı çerçevesinde Euronurtv’de ‘Barış ve Kardeşlik’ panelini çeşitli konukları ve ilâhî dinletisiyle gerçekleştirdi.

İnsanlık Bediüzzaman’ın ittihad anlayışına muhtaç

İlhan, Bediüzzaman’ın hayatı boyunca İttihad-ı İslâm’ı savunduğunu ve İslâm kardeşliği çerçevesinde Müslümanların birlik ve beraberliğinin temel parametrelerini ortaya koyduğunu söyledi. İlhan, Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu düsturlara, ittihad ve uhuvvet esaslarına bugün Ortadoğu’nun muhtaç olduğunu belirtti. İlhan, Bediüzzaman’ın Şam’da içinde 10 binden fazla cemaati bulunan ve 100’den fazla âlimin bulunduğu Emeviye Camii’nde yaptığı hitabede, bütün Müslüman milletlerin kalkınmalarının aralarındaki bağ ile gerçekleşeceğini, bu milletlerin birbirlerine maddî ve manevî yardımıyla da İslâm medeniyetinin yeniden ihya olacağını söylediğini hatırlattı.

Avustralya Nur Vakfı kardeşçe yaşamaya katkı sağlıyor

Yeni Asya Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Avustralya Temsilcisi Fatih Yargı, programda il olarak Avustralya Nur Vakfı’nın hizmetlerini anlattı. Yargı, Nur Vakfı’nın Avustralya’da yaşayan Türklerin ve diğer Müslümanların toplumun dinî ve kültürel kimliklerini muhafaza etmelerine yardımcı olduğunu söyledi. Yargı vakıfta yapılan Risale-i Nur sohbetleriyle hem  Müslümanların hem de gayrimüslimlerin İslâm dinin öğrenmek, doğru anlamak ve yaşamak noktasındaki ihtiyaçlarına cevap verdiğini belirtti. Gayrimüslimlerle medeni şekilde ilişkiler kurduklarını vurgulayan Yargı, ortak değerlerde buluşmanın, barış ve huzur içerisinde yaşamanın zeminini hazırladıklarını söyledi.

Problemlerin çözümü: NebevÎ metot 

ILM Uluslararası Akademisyenler Birliği Müdürü Dr. Hakan Aydın, “Kardeşlik” kavramını açıklayarak konuşmasına başladı. Kur’ân ve sünnette kardeşlik kavramının sözlük anlamı bağlamının dışında birçok yerde kullanıldığını söyleyen Aydın, “insan kardeşliği ve din kardeşliği”ni anlatan âyetlerden örnekler verdi. Aydın, “Burada hiçbir dil, din, ırk ayrımı olmadan aslında insana verilen değeri gözlemlemekteyiz. Nebevi metot olarak görülebilecek bu Kur’ânî ifadeler çağımızın kin, kan ve nefret üzerine devam etmekte olan problemlerinin tek çözümü olduğunu da aslında gözlemlemekteyiz” dedi.

Hak ve adaletten ödün vermemeli

Dünyanın birçok bölgesinde artık insanların hiç olmadığı kadar değişik inanç ve dünya görüşü içerisinde bir arada yaşadığını söyleyen Aydın, insan kardeşliğinin yeniden ihyasına ve dinimizin komşuluğa verdiği önemi yeniden kavramaya her zamankinden fazla ihtiyaç olduğunu belirtti. Hadis-i Şeriflerden kardeşlik ile ilgili hatırlatmalar yapan Aydın, Müslüman’ın hiç kimseye zulmetmediği, haksızlık yapmadığı gibi din kardeşine de zulmetmemesi, haksızlık yapmaması gerektiğini söyledi. Aydın, gerçek din kardeşliğinin yerleşmiş olduğu ve uygulandığı bir Müslüman toplumun aynı zamanda bütün insanlığın bir güvencesi durumunda olduğunu söyledi. Aydın, Mü’mine düşenin, hangi halde olursa olsun hak ve adaletten ödün vermeden sadece Rıza-i İlâhî için çalışmak olduğunu söyledi.

Nefis hesabına tarafgir edilmemeli

Uhuvvetin nasıl kazanılması ve nasıl muhafaza edilmesi konusunda İhlas, dikkat ve tefekkür, ibadet ve ahlak, hürriyet ve meşveret  başlıklarına değinen  Dr. Gökhan Kızılırmak “Mümin arasındaki Uhuvvet bir türlü gerçekleşmiyor. Demek ki daha derin bir sorun var. İslam kardeşliğinin kaynaklandığı birliklerimiz değerlerimiz nefis hesabına tarafgirlik edilmemeli. insanlar birbirine bağlayan rabıtalar var. Bu rabıtalar birliğe sebep oluyorsa güzeldir. Ancak bu rabıtalar İslam kardeşliğinin önüne geçmemeli” dedi.

Barış ve kardeşlik projelendirilmeli

İslamda kardeşlik ve barış unsurları üzerine konuşan Almanya İslam konseyi Din Şurası Sözcüsü Şükrü Bulut, şöyle konuştu: “Kardeşlik ve barış bu zamanda en çok muhtaç olduğumuz mesele. Bugün müslümanlarda kardeşliğin ne olduğunu tam anlamıyla bilmiyor. Bu sebepten aralarına çok fitne giriyor. İnsanları barışa teşvik ettiğimizi  unutuyoruz. Zaman gösterdi ki Bediüzzaman’ın barışı, kardeşliği, doğru değerleri projelendireceğimiz eserleri var. Eğer dünya Bediüzzaman’ın bu eserlerini okuyup, anlayıp ve sistemli bir şekilde projelendirirse güneş gibi doğabileceğiz.Risale-i Nurlar bu zamanda birçok dilde yayınlanarak dünyanın birçok merkezinde barış ve kardeşliğin bayrağı dalgalanacaktır.Burada Nur Talebeleri gizli kalmış bu hakikatleri ortaya çıkarması lazım.”

 

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*