Akdamar Adasında 17 Nur Talebesi

Bediüzzaman’ın geldiği topraklarda onun hatıralarını yâd etmek için çıkmıştık yola Kayseri’den. Maraş, Antep yolundan sabah Urfa’daydık.

Balıklıgöl, İbrahim (as) Mağarası ve Hz. İbrahim’in (as) mancınıkla atıldığı yer, Bediüzzaman’ın ilk defnedildiği kabir… Urfa maneviyatın buram buram koktuğu bir şehir. Kabrin başında duâ edip, mağarada ders yaptıktan sonra oradan ayrıldık. Mardin’e geldiğimizde öğle vaktiydi. Üstadın ilk siyasî hayatına başladığı yerdi Mardin. Her dinin etkisinin görüldüğü, tarih kokan bir şehirdi. Kasımiye Medresesi, Ulu Cami, Kırklar Kilisesi ve tarihî camileri dolaştık. O dar sokaklarda gezerken hep Üstadın izini sürmüştük. Onun gezdiği yerleri gezerken o bölgede yazılan kitaplardan seçmiştik dersimizi. Akşam ise Batman’daydık. Batman cemaati özellikle Kavşut ailesi sıcak bir ilgiyle karşıladı bizi. Tıpkı Mardin’deki Akay ailesi gibi. Cemaat olmak böyle bir şeydi her halde. Ünsiyet peyda ettiğiniz, hiç yabancılık çekmediğiniz, muhabbetin zirvesini yaşadığınız güzide ortamlar… Batman’da gece konaklayıp sabah namazını kıldıktan sonra Tillo’ya geçtik. Üstad’ın kardeşi Mehmed’in çorba getirdiği ve Üstadın Cumhuriyetperver olmalarına binâen çorba tanelerini karıncalara verdiği Kubbe-i Hasiye’ye çıktık. Dersimizi yaptıktan sonra çıktık Bitlis yoluna. Ve nihayet Nurs’taydık. Canım Üstadımın doğduğu ev. Camın önüne oturup bizde onun gibi tefekkür etmeye çalıştık. Ders yapıp “Biz geldik Üstadım! Ne olur bizi talebeliğe kabul et.” diye duâ ettik. Annesinin, babasının, ağabeyinin, akrabalarının kabirlerini ziyaret ettikten sonra böyle bir evlât yetiştirdikleri için onlara teşekkürlerimizi sunduk. Nurs’taki Bediüzzaman Camii’ni de ziyaret edip Van’a geçtik. Van’da bize refakat eden Ahmet Yaprak Ağabeydi. Van’a vardığımızda dershanede ders yapılıyordu. Biz de derse katıldık. Ders sonrası Van cemaatiyle sohbet ettik. Hizmetlerle ilgili fikir alış verişinde bulunduk. Sabahleyin kahvaltı yaptıktan sonra ilk işimiz Van Kalesi’ne çıkmak oldu. Üstadın kunduralarının kayıp mağaraya düştüğü yere indik. Ahmet Abimizin topladığı çiçekleri Üstadın ‘mezar taşım’ dediği Horhor Medresesi’ne koyduk. Daha sonra çoğu yıkılmış olan Tahir Paşa Konağı’na, Üstadın vaaz verdiği Nurşin Camii’ne gittik. Daha sonra Çoravanis’teki Bediüzzaman Camii’ne gittik. Sonra Erek Dağı’na tırmanarak Üstadın inzivaya çekildiği yere vardık. Son olarak Akdamar Adasındaki Akdamar Kilisesi’ndeydik. Muhteşem bir manzara…

İnsan, değil birkaç saat yıllarca bu mekânlarda inzivaya çekilmek istiyor. Üstadın kaldığı mekânların hepsi birbirinden güzel ve tam tefekkürlük… Gezi boyunca Üstadı yanımızda hissettik. Yaşanması gereken farklı bir duygu. Van Cemaatine, özellikle Ahmet Yaprak Ağabeye, Batman cemaatine, özellikle Kavşut ailesi ve Şükran kızımıza, Mardin’de Akay ailesine, yola beraber çıktığımız Kâmile Hanıma, Rabia’ya, Semanur’a, Merve’ye, Ayşenur’a, Hatice Sevde’ye, Kübra’ya, Müyesser’e, Cahide’ye, Arzu’ya, Habibe’ye, Ayşe Hümeyra’ya, Beyza’ya, Vildan’a, Maşide’ye ve Büşra’ya teşekkür ediyorum. Allah cümlemizden razı olsun inşaallah.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*