Almanya izlenimleri (2011)

Kazım Güleçyüz
Geçen sene Üstadın 50. vefat yıldönümü vesilesiyle organize edilen programlardan biri de Köln’de tertiplenmişti. Üstadın hayattaki talebelerinin davet edildiği; bu çerçevede Abdülmuhsin Alkonavî, Ali Demirel, Selâhaddin Akyıl, Hasan Okur ve Cemil Çelik’in dinleyicilerle buluştuğu; ama diğerlerinin bir kısmının vize engeline takılarak, bazılarının başka sebeplerle katılamadığı bu toplantıya biz de vize başvurumuz sürüncemede bırakıldığı için iştirak edememiştik. Akabinde bu vize sorununu gecikmeli de olsa “mutlu son”a ulaştırmış ve hikâyesini okuyucularımızla paylaşmıştık (3.7.10)

Köln’de 2000 yılından beri yapılan geleneksel Üstadı anma toplantılarının sonuncusu, geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleşti. “Geleceğimiz ve gençliğimiz” konulu programa biz de katıldık.
 
Bu başlık altında yine Risale-i Nur eksenli konuşmaların yapıldığı toplantıda dikkatimizi çeken hususlardan biri, “dışarıdan” katılımcıların artmış olmasıydı. Şimdiye kadarki programlarda Yeni Asya okurlarının dışında, diğer cemaatlerden hatırı sayılır bir iştirak oluyordu, ama cemaat intisabı olmayan Türkleri pek göremiyorduk.
 
Son toplantıya onlardan da epeyce bir katılım olduğunu müşahede ettik. Bunun en önemli sebebi, programın ilk kez ana caddelerdeki bilboard afişleriyle umuma duyurulması olsa gerek.
 
Üstadın büyük boy fotoğrafının yanında, “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam;” “Risale-i Nur Kur’ân’ın çağdaş tefsiridir” gibi mesajların yer aldığı bilboardlar etkili bir ilânat olmuş.
Fotoğraf: Abdullah Efe 
Şükrü Bulut’a “Köln sokaklarında bir Garibüzzaman” diye yazdıran bu hizmet hamlesi, inşaallah bu diyarda yeni fetihlerin kapısını aralayacak.
 
Geleneksel Almanya programlarının yine gelenek haline gelen bir uygulaması olarak, Türkiye’den gelen konuşmacıların arasına bir de Alman davetliyi dahil etme teamülü bu toplantıda da devam etti. Yarı Alman, yarı Türk bir Müslüman ve dahası Abdullah Yeğin ekolüyle irtibatlı bir Nur talebesi olan Michael Murad Sertsöz, Almanca konuşmasında gençlik meselelerini Risale-i Nur’daki izahlar çerçevesinde yorumladı.
 
12 Haziran 2011 Köln buluşmasının bir başka çok önemli boyutu, yine ilk defa okyanus ötesine açılıp, ABD’den gelen misafirleri bağrına basması oldu. Geçen ay daha geniş bir heyetle Türkiye’yi ziyaret eden Amerikalı Nur talebelerinden Prof. Dr. Süleyman Kurter ve Prof. Dr. Kevin Barrett, Köln programında da konuştular.
 
Avrupa’nın kalbi ve Şükrü Bulut’un tabiriyle “Mesih’in ikinci vatanı” olan Almanya’da gerçekleşen bu nur eksenli Avrupa-Amerika buluşması, cihanşümûl Risale-i Nur hizmetleri noktasında yeni ufuk ve pencereler açacak inşaallah.
 
Ki, toplantının ertesi günü, Almanya’daki ilk Nur merkezlerinden olan ve halen de bu hususiyetini muhafaza eden Ahlen’deki hizmet binasında yapılan istişarî değerlendirmeler, bu mânâdaki müjdeli gelişmelerin ipuçlarını taşıyordu.
 
Toplantı sonrası, Risale-i Nur’un önemini bu coğrafyada ilk fark eden isimlerden biri olan ve birkaç yıl önceki Köln toplantısına birlikte katıldığımız İslâm Arşivi Müdürü Salim Abdullah’a yapılan ziyaretle de bu mânâlar tahkim edildi.
 
O programdaki konuşmasında, “Alman toplumu ile Müslümanların sağlıklı entegrasyonu ancak Risale-i Nur ve talebeleriyle başarılabilir” diyerek önemli bir mesaj vermişti Salim Abdullah.
 
Almanya seyahatinden getirdiğimiz bir müjde de, yıllardır titiz emek ve gayretlerle sürdürülen son derece önemli bir çalışmanın sonuçlandırılması, yani Münâzarat’ın Almanca tercümesinin tamamlanıp kitap olarak yayınlanmış olması. Emeği geçen herkesi kutluyor, bu hamlenin hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz.
 
Şimdi sırada, Münâzarat eksenli yeni ve farklı etkinlikler var. Onların da hazırlıkları sürüyor.
Ahlen’deki “organik ve fıtrî” çilek tarlalarında, program ekibi ve okuyucularımızla birlikte yaptığımız lezzet turu da, hoş anekdotlardan biriydi.
 
Geziden aktaracaklarımız, şimdilik bu kadar.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*