Risale-i Nur’un genç şakirtlerinin yolu kıymettardır

altEvvelce size gönderilen “Gençler İkaznâmesi”nin bir tetimmesi olarak bu havalideki tehlikeli vaziyette bulunan gençlere bir ihtarnâme namında bir fıkra gönderiyoruz; tâ ki Risale-i Nur’un genç şakirtlerinin gittikleri istikamet ve iffet ve ittiba-ı Sünnet-i Seniyye, gençlik noktasında ne kadar kıymettar bulunduğunu ve hakikî ve zevkli gençlik ise o tarzdaki bahtiyarların gençlikleri olduğunu bir kat daha ispat edip, hakikî genç Türkler kimler olduğunu göstersin.

Kastamonu Lâhikası, Mektub No: 103 s. 162

***

[Bu defadan evvelce size gönderilen “Gençler İkaznamesi”nin bir tetimmesi]

Birkaç Bîçare Gençlere Verilen Bir Tenbih, Bir Ders, Bir İhtarnamedir.

Birgün yanıma parlak birkaç genç geldiler. Hayat ve gençlik ve hevesat cihetinden gelen tehlikelerden sakınmak için tesirli bir ihtar almak istediler.

Ben de, eskiden Risale-i Nur’dan medet isteyen gençlere dediğim gibi, onlara dedim ki:

Sizdeki gençlik kat’iyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız, o gençlik zayi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslâmiye ile, o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak, iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik manen bâki kalacak ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebep olacak.

Hayat ise, eğer imân olmazsa veyahut isyan ile o imân tesir etmezse, hayat zâhirî ve kısacık bir zevk ve lezzetle beraber, binler derece o zevk ve lezzetten ziyade elemler, hüzünler, kederler verir. (…) Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

Kastamonu Lâhikası, Mektub No: 104, s. 163

LÛ­GAT­ÇE:
ittiba-ı Sünnet-i Seniyye: Peygamber Efendimizin (asm) yolundan gitme, ona tâbi olma.
taat: Allah’a itaat, ibadet.
feraiz: Farzlar.
zinetlendirme: Süsleme.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*