Bid’aları icad etmek dalâlettir, ateştir

altAltıncı Nükte

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: “Her bid’at dalâlettir ve her dalâlet Cehennem ateşindedir.” Yani, “Bugün sizin dininizi kemale erdirdim. (Mâide Suresi: 3.)” sırrı ile, kavâid-i Şeriat-ı Garra ve desâtir-i Sünnet-i Seniyye tamam ve kemalini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturları beğenmemek veyahut –hâşâ ve kellâ– nâkıs görmek hissini veren bid’aları icad etmek dalâlettir, ateştir.

Sünnet-i Seniyyenin merâtibi var. Bir kısmı vacibdir, terk edilmez. O kısım, Şeriat-ı Garrada tafsilâtıyla beyan edilmiş. Onlar muhkemattır, hiçbir cihette tebeddül etmez. Bir kısmı da nevafil nev’indendir. Nevafil kısmı da iki kısımdır:

Bir kısmı, ibadete tâbi Sünnet-i Seniyye kısımlarıdır. Onlar dahi Şeriat kitaplarında beyan edilmiş; onların tağyiri bid’attır. Diğer kısmı, “âdâb” tabir ediliyor ki, Siyer-i Seniyye kitaplarında zikredilmiş. Onlara muhalefete bid’a denilmez; fakat âdâb-ı Nebevîye bir nevi muhalefettir ve onların nurundan ve o hakikî edebden istifade etmemektir. Bu kısım ise, örf ve âdât, muamelât-ı fıtriyede Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın tevatürle malûm olan harekâtına ittiba etmektir. Meselâ, söylemek âdâbını gösteren ve yemek ve içmek ve yatmak gibi hâlâtın âdâbının düsturlarını beyan eden ve muaşerete taallûk eden çok Sünnet-i Seniyyeler var. Bu nevi sünnetlere “âdâb” tabir edilir. Fakat o âdâba ittiba eden, âdâtını ibadete çevirir. O âdâbdan mühim bir feyiz alır. En küçük bir âdâbın müraatı, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı tahattur ettiriyor, kalbe bir nur veriyor.

Sünnet-i Seniyyenin içinde en mühimi, İslâmiyet alâmetleri olan ve şeaire de taallûk eden sünnetlerdir. Şeair, âdeta hukuk-u umumiye nev’inden, cemiyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmasıyla o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes’ul olur. Bu nevi şeaire riya giremez ve ilân edilir. Nafile nev’inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.

Lem’alar, On Birinci Lem’a, s. 132

LÛ­GAT­ÇE:
bid’a(t): dinde olmadığı halde sonradan dine sokuşturulmuş olan uygulama, âdet.
desâtir-i Sünnet-i Seniyye: Peygamberimizin sünnetinin düsturları.
kavâid-i Şeriat-ı Garra: Şeriatın kaideleri.
nevafil: nafileler.
tebeddül: değişme.

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*