Rahmeti bulan, ebedî bir hazine-i nur bulur

altAltıncı Sır

Ey hadsiz acz ve nihayetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçare insan! Rahmet ne kadar kıymettar bir vesile ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki:

O rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelâl’e vesiledir ki, yıldızlarla zerrat beraber olarak, kemâl-i intizam ve itaatle, beraber, ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zat-ı Zülcelâl’in ve o Sultan-ı Ezel ve Ebed’in istiğna-i zatîsi var ve istiğna-i mutlak içindedir. Hiçbir cihetle kâinata ve mevcudata ihtiyacı olmayan bir Ganiyy-i Alelıtlak’tır. Ve bütün kâinat taht-ı emir ve idaresinde ve heybet ve azameti altında nihayet itaatte, celâline karşı tezellüldedir.

İşte, rahmet seni, ey insan, o Müstağni-i Alelıtlak’ın ve Sultan-ı Sermedî’nin huzuruna çıkarır ve O’na dost yapar ve O’na muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen Güneş’e yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat Güneş’in ziyası, Güneş’in aksini, cilvesini senin âyinen vasıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zat-ı Akdes’e ve o Şems-i Ezel ve Ebed’e biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat O’nun ziya-i rahmeti O’nu bize yakın ediyor.

İşte, ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazine-i nur buluyor. O hazineyi bulmasının çaresi, rahmetin en parlak bir misali ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisanı ve dellâlı olan ve “Rahmeten Lil-Âlemîn” ünvanıyla Kur’ân’da tesmiye edilen Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetidir ve tebâiyetidir. Ve bu Rahmeten Lil-Âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesile ise, salâvattır.

Evet, salâvatın manası rahmettir. Ve o zîhayat mücessem rahmete rahmet duâsı olan salâvat ise, o Rahmeten Lil-Âlemîn’in vusulüne vesiledir. Öyle ise, sen, salâvatı kendine o Rahmeten Lil-Âlemîn’e ulaşmak için vesile yap ve o zatı da Rahmet-i Rahman’a vesile ittihaz et. Umum ümmetin, Rahmeten Lil-Âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında, hadsiz bir kesretle rahmet manasıyla salâvat getirmeleri, rahmet ne kadar kıymettar bir hediye-i İlâhiye ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir surette ispat eder.

Elhâsıl: Hazine-i rahmetin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı Zat-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm olduğu gibi, en birinci anahtarı dahi Bismillâhirrahmânirrahîm’dir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvattır.

Sözler, On Dördüncü Lem’anın İkinci Makamı, s. 28

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

Bediüzzaman Said Nursi

Kur’an’ı çağa tefsir ederek, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına cevaplar sunan, “iman-ı tahkiki”, “ahlâk” ve “istikamet” rehberi Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*