Allah yolunda malını fedâ etti

MUHACİRLER, yola çıkarken yanlarında götürebildikleri dışında, taşınır ve taşınmaz bütün mallarını kaybetmişlerdi. Suheyb bin Sinan, Mekke’nin zenginlerindendi. O da bir mü’mindi. Bir gün Talha bin Ubeydullah’ı da yanına alarak bir fırsatını bulup Medine yoluna düştüler. Fakat Allah’a şirk/ortak koşanlar, ıssız bir yerde yollarına çıkarak “Durun bakalım! Nereye gidiyorsunuz?” diye sordular. Suheyb:

 

“Gidiyoruz!.. Medine’ye! Evet, Medine’ye gidiyoruz!” diye cevap verdi. Müşrikler “Gidemezsiniz!” deyince Suheyb sebebini sordu. Mekkeliler, “Sen bizim aramıza bir dilenci olarak geldin ve bizim mallarımızla zengin oldun. Şimdi de bu servetle çıkıp gitmek istiyorsun ha! Hayır, bunu yapamazsın! Şimdi kendiniz gider, yarın servetinizi de çıkartırsınız!” dediler. Süheyb onlara “hayır” diyemeyecekleri beklenmedik bir teklifte bulundu:

“Peki, bütün servetimi, hatta Mekke’deki alacaklarımı size versem bizi görmemiş olur musunuz?”

Neredeyse adamların dili tutulacaktı. Kılıçlarını yere indirdiler. Sahi mi söylüyor gibisine önce birbirlerine, sonra Süheyb’in (ra) yüzüne baktılar. Şaşkınlıklarını giderip “Doğru mu söylüyorsun ya Süheyb?” diye sordular. Süheyb, “Evet, bize ilişmeyin bütün varlığım ve alacaklarım sizin olsun!” dedi. Gözü dönmüş müşrikler, “Öyleyse çabuk kaybolun; biz sizi görmedik!…” dediler.

Peygamberimiz (asm), bu olayı işitince ”Süheyb kazandı!.. Süheyb kazandı!..” buyurdular.

Ne güzel bir haberdi bu! Önünde bir engel teşkil eden dünya malını ahireti için gözünü kırpmadan terk ediyordu. Ve böylece tamamen fakir bir halde, ama gösterdiği şevk ve gayretten dolayı Müslümanların ve Resulullah’ın (asm) takdirlerini kazanmış olarak Medine’ye geldi. Kur’ân’da, bu olayın hatırası şu âyetle yaşatılmaktadır:

“İnsanlardan öyleleri de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendisini ve malını feda eder.” (Bakara Sûresi, 207)

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*