Mâide-i Nebeviye (asm)

Bir iftar yemeği düşündüm şimdi… Sofra kurulmuş, kalabalık bir dâvet, yemeğe çok elin uzandığı bir mâide… Yetimlerin, öksüzlerin, fakirlerin olduğu bir mahalde… Bu sofrada siz olsanız Efendim (asm), ellerinizle diktiğiniz hurma ağaçlarından hurmalar ikram etseniz bize, o hurmalarla açsak iftarımızı… Sizin sevdiğiniz kabak yemeği olsa sofrada..

Ashabınıza yemeklerden önce yaptığınız “Allah’ım, bu yemeği, kendisi ile cennet nimetlerine ulaşacak şükrü ödenmiş nimetlerden kıl” diye duâ buyursanız, sonra hepimiz tek bir kaptan yesek, ellerimiz ellerinize değse Efendim, gözlerimiz gözlerinize gülse… Ve bana dönüp “Yavrum, benimle birlikte Besmele çek, önünden ve sağ elinle yemeğini ye” deseniz ve ben de bereketin ortaya düştüğü yemekte önümden yesem… Sonra yemeğe bir bereket duâsı yapsanız bütün yetimler o sofradan doysa, aç kalan komşumuz kalmasa ve ilk defa o gece rahat uyuyabilsek… “En güzel sohbetlerinizi sofralarınıza saklayın” buyurmuşsunuz, size saklasak soframızın en değerli muhabbetlerini ve siz yine tane tane konuşsanız, sizleri dinlesek, hayran hayran sizi izlesek… O bir bakışınıza kurban bakışlarınızı bize yöneltseniz ve “Kardeşlerim!” deseniz.. Ve biz size hâlimizi arz etsek, şefaatinizi istesek, “Üzgünüz Efendim, özür diliyoruz” desek… Yaşamak için yesek, tıka basa yemesek ve israf etmesek… Sofradan doymadan kalksak… Sonra “Haydi Said kardeşim, bir yemek duası yap bakalım” deseniz ve ben başlasam:

“Ey bizi nimetleriyle perverde eden Sultanımız! Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba’larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir.

“Bizi zeval ve teb’id ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu mutî raiyyetini başıboş bırakıp idam etme.

“Ya Rab! Kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl.

“Ruhumuzu cesedimize, kalbimizi nefsimize, aklımızı midemize hâkim eyle. Lezzeti şükür için isteyen kullarından eyle.

“Ya Rab! Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâmın bereketi hürmetine bize ihsan ettiğin maddî ve manevî rızkımıza bereket ihsan et!.. Amin!…” desek ve sizin elinizi öpsem, günahlarıma ağlasam, ağlasam, ağlasam… Ve bu hayal hiç bitmese…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*