Abdülhakim Arvasî (1865-1943)

Nakşibendi tarikatının Halidi kolunun şeyhlerindendir. Arvas Seyitleri olarak telakki edilen aileye mensuptur. Bu ailenin asırlar öncesinden Van’a gelerek yerleştikleri, Kadiri tarikatına mensup oldukları ve “Arvas Seyitleri” olarak anıldıkları rivayet edilmektedir. Bu isimden dolayı “Arvasî” olarak anılmış ve bu unvanla tanınmıştır. Soyadı Kanunu çıkarıldıktan sonra “Üçışık” soyadını almıştır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde muhtelif yerlerde hocalık yapmış, tasavvuf şeyhliğinde bulunmuştur.

Risâle-i Nur’un yayılmasına engel olmaya çalışan CHP yönetimi, bu amaçla bazı din adamlarını art niyetlerine alet etmişlerdir. Şeyh Abdülhakîm de bu maksada alet olmaktan kurtulamamıştır.

Abdülhakim, 1865 yılında Van iline bağlı Başkale ilçesinde dünyaya geldi. Seyit Mustafa Efendinin oğludur. Soyu Abdülkadir-i Geylani (ra) hazretlerine dayandırılmaktadır. İlk derslerini babasından aldı. Başkale’deki ibtidai ve rüşdiye mekteplerini bitirdikten sonra, eğitim maksadıyla Irak’a gitti. Burada bazı bölgeleri dolaşarak alimlerden icazet aldı. Buradaki eğitimini de tamamladıktan sonra Başkale’ye geri döndü.

Abdülhakim, Başkale’ye döndükten sonra burada bir medrese yaptırdı. Kendisine miras olarak kalan serveti bu amaçla harcayarak büyük bir kütüphane vücuda getirdi. Kendi kurmuş bulunduğu medresesinde yirmi yıla yakın bir süre boyunca ders okuttu. Daha sonra Halidiye Tarikatı şeyhlerinden olan Seyyid Fehim’e intisap etti. Bu arada bir çok müspet ve din ilimleri alanında bilgi alarak kendini yetiştirdi. Akabinde bazı tarikatların hilafetini aldı.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesinden sonra bölge Ruslar tarafından işgal edildi. Bu arada Başkale de Ruslar tarafından istila edildi. Bu işgal ve istilayı fırsat bilen Ermenilerin silahlanarak Müslüman halkı katletmeleri üzerine bir çok aile yerini ve yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu arada Şeyh Abdülhakim, 150 kişiyi bulan ailesi ile birlikte daha güvenli yerlere geçmek maksadıyla buradan ayrıldı. İlk etapta Bağdat’a gidip yerleşmek maksadıyla göç etti.

Şeyh Abdülhakim, Musul’a vardıktan sonra burada iki yıl kaldı. Bağdat, İngilizler tarafından işgal edildiği için buraya gidemedi. Ailesi ile birlikte tekrar göç ederek Adana’ya geldi. Buranın da işgal edilme tehlikesine karşılık Eskişehir’e gitti. Daha sonra buradan da ayrılarak 1919 yılında İstanbul’a geçti. Eyüp’te kendisine tahsis edilen Yazılı Medrese’de misafir edildi. Ayrıca, Kaşgari Dergahı şeyhliğine tayin edildi. Daha sonra Sultan Vahdettin tarafından Medrese-i Mütehassisin’e müderris olarak tayin edildi. Bu arada dergah şeyhliği, imamlık ve vaizlik vazifelerini de ifa etti. Bu görevi tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar devam ettirdi.

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra, tarikat faaliyetlerine ara veren Şeyh Abdülhakim, dergaha dönüştürdüğü evinde tasavvuf faaliyetlerine devam etti. CHP’nin başarısızlığı, ülkenin içine düştüğü ekonomik çöküntü sonrası kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkasına olan teveccüh, komplocuların ve provokatörlerin işine yaradı. Çıkarılan Menemen hadisesi sonrasında, özellikle dindar kesim üzerinde büyük bir baskı oluşturuldu. Çok sayıda insan tutuklanarak hapis ve ağır cezalara çarptırıldı. Şeyh Abdülhakim de tutuklandı ve Menemen’e gönderildi. Ancak, olayla ilgisinin olmadığı anlaşıldı.

Soyadı kanununun çıkarılmasından sonra Üçışık soyadını alan Şeyh Abdülhakim, İstanbul’da çalışmalarına devam etti. Beyoğlu’nda bulunan Ağa Camii ile Beyazıt Camilerinde bazı dersleri okuttu. Özellikle Necip Fazıl Kısakürek’in kendisiyle tanışması ve sohbetlerine devam etmesi daha çok tanınmasına vesile oldu. Bir ara Vefa Lisesi’nde de öğretmenlik yaptığı aktarılmaktadır. Medreselerde daha çok tasavvuf ile ilgili dersleri okuttu ve bu konuyla ilgili bazı eserleri kaleme aldı.

Eylül 1943 yılında sıkıyönetimin emriyle İzmir’e gönderilen Şeyh Abdülhakim’in aynı yıl içinde rahatsızlığı arttı ve hastalandı. İzmir’de zor şartlar altında yaşaması, yaşının da epey ilerlemiş olmasından ötürü hastalığının şiddeti arttı. Akabinde Ankara’ya getirildi. Kısa bir süre sonra da Ankara’da vefat etti (27 Kasım 1943). Naaşı Ankara’nın kuzeyinde bulunan Bağlum Mezarlığına defnedildi.

Risâle-i Nur’un giderek geniş bir kitle tarafından benimsenmesi ve çok sayıdaki talebeyi kendine bağlaması, bazı yöneticilerin değişik yollara başvurarak engellemeleriyle karşılaştı. Bir taraftan Üstad ve talebeleri hapse atılıp muhtelif işkencelere tabi tutulurken, diğer taraftan da bazı din adamları kullanılarak Risâle-i Nur’un önü kesilmeye çalışıldı. Risâle-i Nur ve Üstadı hakkında aleyhte konuşturulmak suretiyle davaya zarar verilmeye çalışıldı. Gizli komitenin amacı, bazı kimseleri, Risâle-i Nur’a karşı kışkırtmak, tenkit etmelerini sağlamak ve bu yolla yayılmasını engellemekti.

Şeyh Abdülhakim’i de Bediüzzaman’ın aleyhinde konuşmayı başaran kesimler, tenkit edenler arasına katılmasını sağladılar. “Birinci Şua’da bazı Kur’an ayetlerinin işari ve remzi manalarının külliyetinde, cifir ve ebced tevafuklarına” temas edilmesi ve asrımıza bakan bazı işaretlerin tezahürü ile ilgili beyanları tenkid eden Şeyh, farkında olmadan söz konusu komitenin oyununa alet oldu (Abdulkadir Badıllı; Bediüzzaman Said-i Nursi Mufassal Tarihçe-i Hayatı, C. 2, İstanbul 1998, s. 1103). Yapılan haksız eleştirilere rağmen, Bediüzzaman’ın söz konusu tenkitçiler hakkında itinalı davranması ve onların hareketlerine benzer tavrı takınmaması dikkat çekicidir.

Bediüzzaman, Kur’an tefsiri ile ilgili yapılan eleştirilere şöyle cevap verdi: “… biz demiyoruz ki, ayetin mana-yı sarihi budur. Ta, hocalar fihi-nazar desin. Hem dememişiz ki, mana-yı işarinin külliyeti budur. Belki diyoruz ki, mana-yı sarihinin tahtında müteaddit tabakalar var. Bir tabakası da mana-yı işari ve remzidir. Ve o mana-yı işari de bir küllidir, cüziyatları var…” (Kastamonu Lahikası, s. 120, 121).

Bediüzzaman, Risâle-i Nur ve şahsı ile ilgili çevrilen dolaplara dikkat çekerken, bu oyuna alet olanlar için “biçare” tabirine yer verdiği de görülmektedir. Ayrıca, yaptığı hizmete engel olmanın hiç kimseye fayda sağlamayacağına ve talebelerinin de dindar insanlara karşı hassas olmaları gerektiğine işaret etmektedir (Şualar, s. 286). Bediüzzaman, bazı safdil insanların ve bazı cüretkar talebelerin, yaptıkları yanlışlarla, fırsat kollayan kesimlerin işini kolaylaştırdığını belirtmektedir. Bununla birlikte aleyhine sevk edilen Şeyh Abdülhakim gibi zatların da söz konusu durumdan zarar gördüklerini, mütedeyyin insanların birbirinin aleyhinde bulunmalarının hiçbir fayda sağlamayacağını da örnekleriyle birlikte ortaya koymaktadır (Şualar, s. 289).

Şeyh Abdülhakim, Rabıta-i Şerife ve Riyazü’t-tasavvufiye adlı eserleri kaleme almıştır. Birinci eser Necip Fazıl Kısakürek tarafından sadeleştirilerek yayımlanmıştır. Eserde rabıta ve uygulamasıyla ilgili bilgilere yer verilmektedir. Eserinde, Nakşibendi tarikatının adabı hakkındaki açıklamalar yer almaktadır. İkinci eserde ise tasavvuf, tasavvuf tarihi ve kavramlarıyla ilgili bilgilere yer verilmektedir. Bu eserini medresede hocalık yaptığı sıralarda kaleme almıştır. Bu eser de Necip Fazıl Kısakürek tarafından sadeleştirilerek Tasavvuf Bahçeleri adıyla yayımlanmıştır.

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

38 Yorum

  1. siz sanıyorsunuz ki o mübarek zat sizin üstadınıza set çekmek isteyenlere alet oldu ve hasa onu basiretsizlikle sucluyorsunuz… üstelik seyyid fehim hz.leri on icazet verdigini de kabul etmekle seyyid fehim hz.lerini de bir na layıka icazet vermekle sucluyorsunuz.. yazık..üstadınızın kitaplarının hepsi bir araya gelse bir tek mızraklı ilmihal kadar faydasi yok…konuşa durursunuz tabi. dünyada ak ile kara karışık..ahirette göreceksiniz neyin ne oldugunu.seyyid abdülhakimi arvasi hz.lerinin ilmi nere sizin üstadınızın ilmi nere bu kadar körlük şaşılacak şey…..öyle bir mübarek insana ihtiyar zat diyerek ve safdil diyerek ve ona ikazda bulunarak dil uzatıyor hocanız ve siz de ona dayanarak o mübarek insanı tenkit ediyorsunuz ve sevmiyorsunuz.imansız gitmekten korkmuyormusunuz bir Allah adamının aleyhinde olmaktan… size ilmi cevap verilse ömrünüz risale okuyarak gectiginden verilen cevapları anlayabilmek icin gerekli temel olmayacak ve verilen cevap bosa gidecek….

    • Cerbezeye gerek yok biz mızraklının islam ahlakı kitabını okuduk ehli sünnet ve 4 mezhebe uygun. 27 söz içtihat risalesinide siz okuyun risale i nurun ne kadar itikadı muhafaza ettiğini görun. Hani sizin uyara uyara bitiremediğiniz vehhabileri risalelerin nasıl tokatladığına da bakın.Hem üstad mezhep ve yenibir yol iddiası ile çıkmamış ilmihali meselelerin halledildiğini asrın dehşetli imani saldırıları hakkında soru sorulmasını istemiştir.Hem herkes hata yapabilir günah nevinden olmasada peygamberlerinde hata örnekleri var.Mevzuyu acınacak boyuta getiren ortamın bozukluğudur.Osmanlının en iyi şekilde şeriatla idare edildiği galip döneminde bu eleştiriler olsaydı alimlerin münazarası denir geçerdi ve şu anda bu mevzuyu konuşuyor olmazdık. Dikkat edin camiler ahır meyhane olmuş hiçbir dini eser yayınlanamamış,kur an yasak kominizm zirvede peygamberlerin gönderilmediği fetret devri gibi islamiyete sed çekilmiş alimler asılmış. Siz hiçbir itikati sorunu olmayan eseri tenkit ediyorsunuz. İnsafla ve enaniyeti benliği bir tarafa bırakarak bakarsanız anlarsınız yoksa hocanızın gıybet günahını artırmaktan öte gidemezsiniz. Hocanızı seviyorsanız tövbe istiğfarla hocanıza dua ediniz.Hocanın nasıl vefat ettiğide malum.Bana kızmak yerine elinizi vicdanınıza koyun düşünün hatayıartık kesin.Biz yorum yapan diğer arkadaşlar gibi iyi değilim.Gerçekbir nur talebesi olamadım o yüzden üstad bana kızacak olsada hakikatı bodoslama söyledik. Siz vehhabilerle uğraşmaya devam edin sizin için en iyisi bu.

      • Arvasi Hazretleri yine ibn-i teymiye yi tekfir ederek ve kusurlarıyla uğraşarak böyle fırtınalı zamanda fayda mı sağladı bilmiyorum.

        Zamanın şiddetine bakmadan, esas-ı imana saldırı olduğuna bakmadan, insan olmaları itibariyle hatası sevabı olabilen hocaların birbirini tenkit ile kuvvetlerini kırmaları, zalimlere bilmeden yardım hükmüne geçer…

        Fazilet ayrıdır, safdil olmak ayrıdır… Allah kusurlarını affetsin…

  2. Kenan bey, AbdulHakim Arvasi hazretleri hakkidan yapilan bu calismanin ortaya koydugu mesaj aciktir. Bu zamanda cok dikatli olmak lazim; Tasavvuf seyhlerini bile oyuna getirebildiklerine gore.. Baska manalara kapi acmak, gecmisten ders almamak olur.
    Yazida, sizin dile getirdiginiz sekilde bir mana, ben goremiyorum.
    Selametle..

  3. kenan bey tam benim şeyhim senin şeyhini döver olmuş. Kardeş neden risaleler ile ilmihali aynı kefeye koyuyorsun. Tabi ki ilmi ve hal bilgileri noktasında mızraklı ilmihal çok hoş ve güzel bir kitap. Fakat risale-i nurlar da iman derslerin noktasında mükemmeldir. Heralde risale okuyan fıkhı soruları cevaplayamaz fakat nur talebelerini fıkıh ilmi açısından noksan görmen acaba risale okudukları için mi? Yoksa başka kitap okumaıklarını mı zannediyorsun. Öyle ise yanılıyorsun. Üstad Bediüzzaman hakkında ise bediüzzaman lakabının nerden geldiğini araştırsan fikirlerin değişcektir.

    Lütfen uhuvvetin gerektirdiği ölçülerle eleştiri ve tenkitlerimizi yapalım. Yoksa kalblerde yapılan tahribat büyük oluyor.
    Sağlıcakla Kalın.

  4. Kenan bey çok haklı. Gerçek islam alimleri hakkında konuşurken dikkatli olun. Herkes haddini bilsin…

  5. Ne mutlu Allah dostu olabilene! kenan bey, size “ihlas Risalesini” okumayi tavsiye ederim, eminimi cok faydalanacaksiniz.

    Saygi ve Sevgilerimle..

  6. kardeşlerim beni mazur görün ilmi olarak size cevap vermek isterdim ama ilmim yetmez. kalben şunu söylerimki eğer seyyid abdülhakim arvasi hazretleri, risaleyi nur’a karşı çıktıysa kendi ilmi üzere çıkmıştır. başkalarının onu kışkırması ve yönlendirmesi ile değil oyüzden önce seyyid abdülhakim arvasi hazretlerini tanıyalım ,ondaki ilmlere sahip olalım ondan sonra doğrumu yanlışmı anlarız. onlar hakkında yorum yapmak ne bizim bilgimizle nede ilmimizle doğru olur.

  7. Hak ile batıl ayrıldı.Allahü Teala ve Hazreti Muhammed Sallallahü Aleyhi Vessellem hakkı bildirdi. Allahın veli kulları gün gibi ortada ve nasip olan görebilir. şunu rahatlıkla söyleyebilirim Abdülhakim Arvasi kuddise Sirruh Allahın veli kuludur. herkes tarafından tescilli. Kendisi hata yaptı diyenler ve kullanıldı diyenler acaba hiç düşündüler mi ? Allahın gazabına uğramaktan korkmadılar mı. bir yanlış ortaya koyuyorsa öğrenmek yerine niye eleştiri yoksa tek müslüman kendileri diğerleri kafirmi yolunuzda bozukluk var denince suçlu olanlar hep başkaları mı niye bu at gözlüğü tabii ki herkes hocasını sever normaldir. ama zaman karışık yalanlar çok alim dediğimiz zalim zalim dediğimiz alim olma ihtimali var .şunu allahın tescilli veli kullarına dil uzatan her tehlikeyle karşı karşıyadır. Sakın unutmayın ehli sünet gemisinin kaptanından birini hakaret eden tövbeye sarılsın .sakın ha aklını ön plana çıkarmasın. bu sözlerim de nasibi olana yarar. ne diylim . hocanıza kafir diyemem. müslümanlık alameti var. eserleri çok ama kitaplarında bazı noktalarda ehli sünnete aykırı yerler var.bunu da söyleye bilirim. kendi yazmadı da talebeleri değiştirdi ise vebali kendilerine. unutmadan mğslümanlar kardeştir. kavgayı bırakalım da birlik olmayı da unutmayalım. allahın dostlarını tanıyanlara müjdeler olsun

  8. [quote name=”halit”]Hak ile batıl ayrıldı.Allahü Teala ve Hazreti Muhammed Sallallahü Aleyhi Vessellem hakkı bildirdi. Allahın veli kulları gün gibi ortada ve nasip olan görebilir. şunu rahatlıkla söyleyebilirim Abdülhakim Arvasi kuddise Sirruh Allahın veli kuludur. herkes tarafından tescilli. Kendisi hata yaptı diyenler ve kullanıldı diyenler acaba hiç düşündüler mi ? Allahın gazabına uğramaktan korkmadılar mı. bir yanlış ortaya koyuyorsa öğrenmek yerine niye eleştiri yoksa tek müslüman kendileri diğerleri kafirmi yolunuzda bozukluk var denince suçlu olanlar hep başkaları mı niye bu at gözlüğü tabii ki herkes hocasını sever normaldir. ama zaman karışık yalanlar çok alim dediğimiz zalim zalim dediğimiz alim olma ihtimali var .şunu allahın tescilli veli kullarına dil uzatan her tehlikeyle karşı karşıyadır. Sakın unutmayın ehli sünet gemisinin kaptanından birini hakaret eden tövbeye sarılsın .sakın ha aklını ön plana çıkarmasın. bu sözlerim de nasibi olana yarar. ne diylim . hocanıza kafir diyemem. müslümanlık alameti var. eserleri çok ama kitaplarında bazı noktalarda ehli sünnete aykırı yerler var.bunu da söyleye bilirim. kendi yazmadı da talebeleri değiştirdi ise vebali kendilerine. unutmadan mğslümanlar kardeştir. kavgayı bırakalım da birlik olmayı da unutmayalım. allahın dostlarını tanıyanlara müjdeler olsun[/quote]

    Şeyh Said Hazretleri (k.s.) de seyyid ve evliya bir zat idi. Said Nursi Hazretleri onu uyardı, “bak bu millet 1000 yıldır İslam kumandanlığı yapmış, kardeşi kardeşe kırdırtma” dedi. Ama Şeyh Said (ks.) dinlemedi. Ne oldu, binlerce Müslümanın katlettirilmesine ve İngilizlerin bu ülkeye daha da hakim olmasına sebep oldu.

    Seyyid ya da şerif olmak büyük ve ağır mesuliyetli bir şereftir. Bununla birlikte hiç kimseyi kurtarmaz, seyyid ya da şerif olmak. Müslüman akıllı olmalıdır, oyuna gelmemelidir.

    NOT: Bediüzzaman Hazretleri de, hem seyyid ve hem de şeriftir. Şeyhlikle veya tasavvufla meşgul olmadığından pek çok kişi bunu bilmez veya kabul etmez. Ama gerçek budur…

  9. [quote name=”kenan”]size ilmi cevap verilse ömrünüz risale okuyarak gectiginden verilen cevapları anlayabilmek icin gerekli temel olmayacak ve verilen cevap bosa gidecek….[/quote]
    çok doğru diyorsun kardeşim.islam risalei nurdan ibaret sanki.

    Risale-i Nur, hakaik-i İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur’dadır. Evet onbeş sene yerine, onbeş haftada Risale-i Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikîye îsal eder. Bu fakir kardeşiniz yirmi seneden evvel, kesret-i mütalaa ile bazan bir günde bir cild kitabı anlayarak mütalaa ederken; yirmi seneye yakındır ki, Kur’an ve Kur’an’dan gelen Resail-in Nur bana kâfi geliyorlardı. Bir tek kitaba muhtaç olmadım, başka kitabları yanımda bulundurmadım. Risale-i Nur çok mütenevvi hakaika dair olduğu halde, te’lifi zamanında, yirmi seneden beri ben muhtaç olmadım. Elbette siz, yirmi derece daha ziyade muhtaç olmamak lâzım gelir. Said Nursi

    hangi ehl-i sünnet alimi böyle birşey demiştir.ikinci bin yılın müceddidi imam-ı rabbani hazretleri gibi büyük bir alim bile sadece benim kitaplarımı okuyun bunlar size yeter başka kitap okumayın demedide said nursinin böyle birşey söylemesi çok abes. yetseydi risalei nur, nurcular namazda kıyamda ellerini safiiler gibi bağlamazdı,imamın arkasında fatiha okumaz, ayaklarını omuz hizası kadar açmazlardı,(çoğu nurcu abartıyor bu ayak açmayı.aradan kamyon geçecek mesafe bırakıyorlar:D ) tahiyyatta parmak kaldırmaz ( imam-ı rabbani kaldırmamak daha doğrudur dediği halde.çoğu alimde kaldırmamaktan yana olduğu halde.) — Şafii`de şehadet parmağını kaldırmak sünnet, Hanefi`de caiz değildir. Parmak kaldırmaya, müctehid alimlerin bir kısmı mekruh bir kısmı sünnet demiştir. Dinde bir kaide vardır. Bir işe sünnet ve mekruh denilmişse, o iş yapılmaz– said nursi şafii diye onun talebelerininde şafii gibi ibadet yapması doğru değil.bunu anlayamayacak ilimleri noksan.çünkü risalelerde yazmıyorki ben şafiiyim siz hanefiler gibi kılın.bi tek risale okursa insan böyle olur.

    son olarak şunu diyeyim. kesin bir yol varken niye şüpheli yol tercih edilirki.ehl-i sünet alimlerinin ilmi bilgisi herşeyi ortada aleyhlerinde kimse birşey demiyor.peki niye said nursi hakkında söyleniyor.doğru yada yanlış olabilir.said nursi ama ortada bi şüphe var. şüphelileri terketmekte islamdandır..ki şuda var seyyid abdülhakim arvasi gibi büyük bir alim eğer tenkid ediyorsa demekki var bişey.o büyükler gereksiz şeylerle uğraşmazlar.haşa şunu demiş oluyorsunuz. seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri islamın yayılmasını istemedi said nursiye engel olmak istedi yada ilmi azdı said nursinin ilmini anlayamadı. Allah korusun böyle düşüncelerden.said nursiye hatasını söyleyince o ihtiyar zat gibi ifadelerle küçültmek yerine birazcık edebli olup ve alimlere ve ilimlerine saygı gösterip kendini düzeltmesi lazımdı.

    “Sevenin gözü kördür” ne kadar desekte nurcular anlamazki.

    bu arada ben nurcularda bir sene kaldım hiç bilmeyen birisi olarak konuşmuyorum.okuyucularda kaldım hemde.saf nurcularda.60 yaşında hiç evlenmemiş işe girmemiş çalışmamış hayatını risale okumaya ve okutmaya adamış kişilerlede kaldım.sonuç aynı.cahil.sonra Elhamdülillah Ehl-i Sünnet yoluna kavuştum ve doğruyu hak yolu buldum. Allah herkese nasip etsin peygamberimizin kurtulan sadece bu yolda gidenlerdir buyurarak müjdelediği yolda gitmeyi…
    Saygılarımla…

  10. burada bazi sofestailere bir tükürükle cevap vermek isterdim,fakat olmadi,arvasi Kuran´in Nurlarini [b]elestirmekle[/b] bilmeden terbiyesizlik etmis ve onun müritleri ayni terbiyesizligi gösterip bilhassa bu yazida yazmayanlari okuyup ona da yanlis mana vererek [i]nurculara veya okuyanlara[/i] hakaret etmeleridir.bunlarin Islama ve Islam Ordusuna verdigi zarari ingilizler yapamadi!!!sizleri her firsatta SILAHA tesvik edenlere,kafir gözüyle bakip sizlere selam bile vermeyen cahillere,terkettikleri kafalarina civi cakanlara ne denir?
    Nice Evliyalar tarafindan okunan ve MÜJDELENEN kalplerin kitabini okumayanlara hatta okuyup saldiranlara sizce ne denir ? lügatteki tüm kelimeler birlesse yine tarif edemez.ben de bu yorumlari okudugumda ne yazikki dayanamadim…

  11. (… Ondan -Muhammed Emin Hazretleri- sonra Seyyid Abdülhakim mutlak olarak yerime ikame buyrulmuştur.Kendisi Arvas’ta olsun, Başkale’de olsun. başka yerde, mesela İstanbul’da olsun, itaat ediniz. Onun eli benim elimdir. Ona muhalefet bana muhalefettir. Bana muhalefet ise, Resul-i Ekrem(sallallahu teala aleyhi vesellem) yek be-yek bütün şeyh ve pirlerimize, yani sadad-ı kiramımıza muhalefet olur.Allah korusun! )
    Hazreti Seyyid Fehim Arvasi(kuddise sirruh)

    terbiyesizlik etmiş dediğin kişilere dikkat et.risale okumaktan ne hale gelmişsiniz.Allahu Teala basiretinizi artırır inşallah…

  12. ne büyük bir küstahlıktır ki silsile-i aliyye büyüğüne dil uzatılıyor. üstelik bahsederken asker arkadaşıymış gibi sadece ismiyle bahsediliyor. nasibi olanlara şunu söyleyeyim din sadece kurandan öğrenilmez. sait nursi hazretleri ders almadan kendine gelen ihtarlarla sadece 33 ayeti tefsir etmiştir. oysaki abdülhakim-i arvasi hazretleri başta fehimi arvasi hazretlerinden ve birçok hocadan ders alıp kendini ve birçok insanı yetiştirmiştir.silsileyi aliyyenin son halkasını oluşturmuştur.
    o gibi büyük zatları tam bilmeden onlara dil uzatmak, karalamak ne büyük bir küstahlıktır.
    allahın sevdiği kullarını sevmemek beğenmemek hatta abartarak iftira atmak mazallah insanın dininin gitmesine neden olur.
    emin olun o mübarek zat sizden kat kat daha zekiydi. ve ne yaptığını çok iyi biliyordu.onun her yaptığı doğrudur. her yaptığında bir hayır vardır.

  13. KARDEŞLERİM!
    Bu iki muhterem zat arasında geçen dialoglar olabilir. Biz şu anda bu dialoglar hakkında yorum yapmak yerine; hem Abdülhakim Arvasi(k.s.) den gelen silsile sayesinde fıkhımızı öğrenmeli, hem de Said Nursi(k.s.) den kalan Risale-i Nur larla imanımızı kuvvetlendirmeli, Allahü Teala’ yı istikrarlı bir şekilde zikretmeliyiz. Cümleten ihlasa kavuşmak dileğiyle, A.E.Olun

  14. Arkadaşlar siz kimle kimi kıyaslıyorsunuz Allah aşkına, yukarda Esseyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerini anlattınız, kimlerden icazet aldığı açık şekilde ortadadır, seyyid olduğunu inkar ise densizlikten başka birşey değildir. nakşibendî yolunun büyüklerinden olup hangi tarikatları kendinde topladığını da yazmışsınız. Abdülhamid han hazretleri zamanında bulunduğu makamlar da belli

    Ssaid nursi hocanız mübareklerin talebesiydi, sohbetlerinde bulunurdu, fakat ondan icazet almadı, doğuda pek çok zatın yanına gitti ve onlardan da icazet almadı, size sorsak icazeti var, velev ki olsun
    ilimde efendi hazretlerinin tırnağı olmuşmudur ki yargılama cüreti olsun.
    İmam Rabbani haztertleri buyuruyorki mektubatında ” bir alime, veliye gelen ilhamlar dinde senet olmaz, bunların islamiyete uyup uymadığına bakılır. bu ben olsam dahi böyledir….( fakat ona dine aykırı ilham gelmeyeceği mutlaktır)” imam Rabbani kuddise sirruh böyle buyuruyor da sizin hocanıza gelen ilhamların keşflerin islamiyete uygunluğu neyle ölçülüyor, yoksa onun daha büyük olduğunu mu savunacaksınız ki bu söz ondan ari olacaktır.
    islamiyet nakil dini olduğu halde, söylermisiniz risalelerde hangi büyüklerden bahsediliyor?
    kaldı ki o risalelerde ayetle sabit olarak bildirilen imansız olan herkesin cehenneme gideceği değiştirilmiş savaşta ölen hıristiyanlar (haşa) şehiddir deniyor. ve siz hangi müslümanlıktan bahsedersiniz ki aleni şekilde inkâra destek verirsiniz. savunduğunuz hocanız değilmiydi ki zamanında Abdülhamid gibi bir zata, evliyaya karşı çıkan, onu karalayan. hangi vizdan, iz-an bunu kabu eder. beyler er yada geç hata ortaya çıkar akıllı olan iş işten geçmeden tedbirini alır
    ilimsiz sofu şeytanın maskarasıdır demişler. fıkıh olmadan nasıl bir islamiyet yaşayacaksınız, kafanıza göre yeni kurallar mı koyacaksınız, ne çok şeyler yazılır bir bilseniz ama bilinmez ki anlayan 1 kişi çıkar mı?

  15. Değerli arkadaşlar sizden Ricam bizlerim ilmi az ve kendimizi sorgulamalıyız seyyid abdülhakkim arvasi hazretleri ve said nursi hazretlerini neden tartışıyoruz onlar allah yolunda mucadele etmiş olan zatların onları anlayamayız bize onlar hakkında yorum yapmak düzmez kendileri ahirette intikal etmiş ve bizler akli selimce davranmalıyız allah ıkısınden de razı olsun Lütfen yorumlarda eleştiri yapmayalım allaha emanet olun

  16. Deccaliyeti anlamayan bilmeyen, dehşetini idrak edemeyenin bu yazıyı bir hakaret yazısı imiş gibi telakki emesini normal buluyorum.

    Nitekim yazılan yorumlardan da bu anlaşılıyor;

    Eğer yazının mahiyetini anlasaydınız, risalei nurlara ya da Said Nursi’ye karşı tez getirmeyi bırakıp, anlatılan dönemin ne dehşetli bir dönem olduğunu, ve risalei nurun bu döneme ve yapılan icraatlara ne açıdan baktığı hakkında kafa yorardınız.

    Oysa yorum yapan arkadaşlar adeta çocuk gibi olayı şahsileştirmişler, filan zat filan zattan büyük kavgasına girişmişler. Halbuki kimin sürece hangi açıyla baktığı açık ortada, bahsedilen zat zamanın dehşetini anlamayı bırakın alet olmuş zındıkanın oyunlarına.

    Olayın bu tarafından bakarsak daha doğru tespitler yaparız diye düşünüyorum.

    (Bunun üzerine kalkıp biri de Gaziye rahmet okursa tastamam olacak yorumlar..)

  17. yazık sizlere çok yazık. Allah sizi hayırla ıslah etsin. Zahiri ve batıni ilimlerin mütehassısı, evlad-ı Resul Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri (kuddise sirruh)’ ne böylesine çirkin iftiralarda bulunanlara sahtekar demekten kendimi alıkoyamıyorum. Silsilesi Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’e dayanan bir Allah dostuna karşı söylediğiniz bu çirkin iftiraların hesabı elbet sorulur. Seyyid Abdülhakim Hazretleri (kuddise sirruh)’nin tırnağı bile olamazsınız. Allah hayırla ıslah etsin

  18. Ya Allah aşkına neyi tartışıyosunuz siz ya herkes ilimden bahsediyo ama herkeste fitne ateşiyle kaynıyor. Hz. Peygamber s.a.v den sonra meydana gelen olaylara bakın damadı Hz Ali. r.a. ve vahiy katibi Muaviye .r.a ve Hz Peygamberin eşi Aişe valide mizdele Hz Alinin savaşlarını onlar ki en sarih biçimde Kuranı anlamaya vakıfken, onlar bile ictihadlarından dolayı savaşmışlar. Ondan sonra bakın bakalım ümmet kaç parçaya bölünmüş. Ne Said Nursi’yi Ne Arvasi Hz .lerini tavırlarından dolayı eleştirmeyin. Onlar Allah dostu onların nizalarıda bizimkilerden farklı. Allah hepsinden razı olsun .. Allah bu ümmeti yeni fitne ve fitnecilerden korusun…

  19. ALİMLERİN TARTIŞMASINDAN RAHMET, CAHİLLERİN TARTIŞMASINDAN KAVGA ÇIKAR..bahsedilen isimlere bak söylenen sözlere bak..yazık…birisi efendimiz(S.A.V.) soyundan seyyid abdülhakim arvasi hazretleri 4 mezhebe hakim bir fakih ve mutasavvıf ve alim ve bir BÜYÜK ALLAH DOSTU …diğeri; hayatını ahiretini iman ve kuran hizmeti uğruna feda etmiş ve bütün dünyaya kur’an nurlarının ulaşmasıyla inayeti rabbaniyeyi apaçık üstünde mühür gibi taşıyan eserlerin menbaı, üstelik kendini bu meselede üzümleri üzerinde taşıyan salkım çöpleri yerine koyacak kadar liyakatsız gören bir büyük deha ve BİR BÜYÜK ALLAH DOSTU.. EFENDİLER! SİZ KİM OLUYORSUNUZ!! KENDİNİ BİR SALLAYIN BAKALIM NECİSİNİZ SİZ! BU NASIL BİR EDEPTİR! KONUŞTUĞUNUZ ZATLARIN YÜRÜDÜĞÜ YOLDA TOZ OLABİLİRMİYİZ HİÇBİRİMİZ?? DİLİMİZ NE KADAR UZAMIŞ KARDEŞLER FARKINDA DEĞİLMİSİNİZ? BU YAZI KALDIRILMALI FİTNEYE SEBEP OLUYOR..

  20. Çok yanlışsınız Efendi hazretleri Seyyid Abdulhakim Efendi K.S ,için iftira ediyorsunuz yazık çok üzüldük..doğrudan yana olun..sizin savunduğunuz diyaloğunuz yanlış siz evvela onu eleştirin..müsülmanla kafir bir olurmu..

  21. Şeyh Abdülhakim’i de Bediüzzaman’ın aleyhinde konuşmayı başaran kesimler, tenkit edenler arasına katılmasını sağladılar.

    Öncelikle Seyyid Abdülhakim Arvasi (rahmetullahi aleyh) ismini doğru yazın sonra da bir büyük evliya zatın başkalarını oyununa alet olduğu gibi yalanlarını geçin hem evliya diyeceksin hemde iftira attı diyeceksin yani buna kim inanır hakikaten aklınızdan şüphe ediyorum.

  22. Degerli Yorumcu Arkadaslar,
    yazi ile Murad edilen amac gözden kacmisa benziyor.
    Zira anlasilan o ki, Risale-i Nurlar okunmamis olup, Ahirzamanin o dehsetli Sahsinin ve de zindika komitelerinin ne dehseti ne de mahiyeti anlasilmamis görünüyor.
    Birkere bir insanin Evliya olmasi, hata etmez, ufku acik manasi icermez, öyle olsaydi, zaten Osmanli hic bir zaman bir SIKINTIYA düsmezdi. Adetullah kanunlari geregi Evliya dedigimiz muhteremler de birer insandir, netice itibariyle hata da edebilirler, burada kasit demiyorum, Hata diyorum.
    Kim bilir hangi Komita hangi yalanlarla muhterem Seyhe yanasti ve de asli astari olmayan hangi yazilari gösterdi, burasini Allah bilir.
    SAyet seyh efendi, böyle düsündü ise, bilin ki, bir Komitenin mmünafiken yaklasarak Seyh Hazretlerini yaniltmasi imkan dairesindedir.
    Önemli olan O dehsetli Sahsin ve de Komitelerin mahiyeti anlasilsin.
    Murat edilen de budur yazidan, Öküz altinda buzagi aramiyalim lütfen.
    Risale-i Nurun mücadele kapsamini akli selim herkes gördü, okuyanlarda görecektir.
    Selam ve Dua ile
    Eger incitecek bir durum hasil oldu ise, basta Merhum Seyh´den sonra da sizlerden özür dilerim

  23. Mubarekler Nurcu Kardeşlerimiz Delil İspat Getiriyor Keyfi Konuşmuyor.

    Sizde Delil Getirin ? Öyle boş Beleş Konuşmayın Ona Buna Hakaret Edipte Edepsizlik Etmeyin.

    Muhammed Sadık Kardeşim Üsdat Bediüzzaman Bir Şafiiligi Kalmıştı Onuda sen el attın helal olsun başka birsey demiyorum.

    Nurcuların arasında 1 yıl Kalmışsın ama Nasiplenmemişsin demekki nasibin yokmuş.

    Biz Nurcular BİR MÜRİT SEYHİNİ NASIL SEVİYORSA En az Bizde onu Okadar Seviyoruz.

    Varmı bir itirazın Sen Şeyhini Seviyon Birsey olmuyorda Neden Biz Bediüzzamanı Sevdiğimizde Zorunuza gidiyor ?

    Aklı Selim Bir Müslüman Böyle Davranmaz.

    Selametle

  24. Ey Sevgili Musluman Kardeslerim..!

    Yazik, Cok Yazik, Biz Kimizde icazet almadan yeryuzune isik tutan insanlarin hakkanda kelam edelim, 1. si bazi arkadaslar Hoca Efendiler, Allah Dostlari,

    Peygamber Asiklari, Tasavvuf Ehlleri, Sunnet Ehlleri gibi Omru ilay-i Kelimetullah ugruna gecerken sehadet eden bir suru gorevli Evliyaullah vardi ki

    bunlardan Biri Seyyid Abdulhakim Arvazi (K.S) idi , ey Sevgili Din Kardesim sana bana dusermi konusmak yorum yapmak… Nasil ki abdest almadan namaz

    kilinmiyor ise, icazetsiz sekilde yapilan yazilarda konusulan kelamlarda camurdan oteye gecmez… Yazik ki sen Boyle edepli ve Hizmetli insanlarin arasindan

    bu kadar korkunc sekilde yazi yazmissin… Ben Hoca Efendilerimizden ve Gorevli Abilerden rica ediyorum Allah-ü Teala ‘nin rizasi icin boyle sacma sapan

    kelamlari koymayalim yaziktir Abiler edep Ya HU edep… Bu yaziyi Ustad Said Nursi asla yayinlatmazdi… Allah-ü Teala size Hidayet eylesin..! Yahudilerde,

    Hristiyanlarda diger inanclara mensup olanlarda Kur’an-i Kerim ‘e ve ISLAM dinine sırf onlara ters geldigi icin karsi ciktilar… Bakiniz Kardesler , Abiler

    aklimizi Basimiza Densirelim… Bu isler bizim isimiz degil… Bu Forum eger SAID NURSI adi kullanilarak acildi ise ve gercekten samimi olarak ona murid

    olanlar yonetiyor ise inata bindirmeden saygi cercevesinde bu yaziyi yok edelim… biz Allah-ü Teala ‘nin izni ile bir sekilde buraya gorevli gonderildik ama

    yorumlardan ve Ana basliktan aldigim fitne pisliginden dolayi Musluman olmaktan ve Hoca Efendilere vatandas memed agalar gibi kelam etmekten dolayi cok

    uzuldum

    Osmanli adetinde boyle seylerde kotu laf bile edilmezdi sadece Ecdadin dedigi kelam EDEP YA HU bide tekrarliyoruz EDEP YAHU, EDEP YAHU, EDEP YAHU..!

  25. Arkadaslar ortada ciddi bir yanlislik var. O da son mesaji yazan arkadasin dedigi gibi bizim gibi avamin Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri gibi bir Zati müdafaa etmesinden kaynaklaniyor. Kimden izin aldik ki bunu yapmak icin. Kenan isimli arkadas kendi basina is yapmis pesinden bir sürü insan da ona takilmis. Allah onu affetsin. Bizlere düsen dinimizi dogru kaynaklardan ögrenip o bilgileri yaymaktir. Sunun bunun hocasina catmakla bir yere varamayiz. Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri Said-i Nursinin hakaret etmesi ile büyüklügünden bir sey kaybetmez.. tersine bizim gibi cahillerin bir sahsi övmesiyle o kimse büyük biri haline gelmez. Said-i Nursiyi seven binlerce belki onbinlerce insan vardir. . burada bizlerin büyükleri müdafa etmemizi dogru bulmuyorum. Bu fitneye sebep olabilecek ve belki de Allah korusun ilmi zayif insanlarin daha da galeyana gelip büyüklere dil uzatmalarina sebep olacak kadar tehlikeli bir is. Nitekim gördüm, mesajlar arasinda böyle kara yüzlü olanlar da var… Bunlar vebaldir….. Herkes ne yaptigini iyi düsünmeli… Said-i Nursi icin ihtilaf ediliyor. Öyle ise bize düsen onun hakkinda hic konusmamaktir… Kimsenin sonunu bilmiyoruz. Bakalim o nasil gitti. Imanla mi gitti imansiz… Bunu onu sevmeyenler icin yaziyorum. Eger imanla gittiyse bizim onun sahsini kötülememiz mahzurlu olur… Onun azili Islam düsmanlarina siddetli düsman oldugu malum olan bir husus. Allahu tealanin düsmanlarina düsmanlik rahmet-i ilahiye sebebidir. Bu sebeple Said-i Nursiyi hatali bile bulsa bir insan alenen tenkit etmemelidir. Seveni kacirir beraberligi bozar. Ne tenkit edene yarar ne onu savunana…. Nurcu arkadaslar da sunu kafalarina sokmalari gerekir ki birileri hocalarini elestirdi diye Seyyid Abdülhakim- i Arvasi hazretleri gibi bir müstesna sahsa dil uzatmak imansiz ölmekle neticelenebilir… herkes haddini bilmelidir. Taraftar olan da olmayan da… vesselam…

  26. [quote name=”mehmettt”]Kenan bey çok haklı. Gerçek islam alimleri hakkında konuşurken dikkatli olun. Herkes haddini bilsin…[/quote]
    Kardeşim haklısın

  27. üzülüyorum…Bu şekilde Mübarek Abdülhakim Arvasi Hz.lerine yapılan hakaretler…Sizler ahiretinizi düşünmeyen insanlarsınız ki mübarek zata dil uzattınız…Hz. Peygamberin soyundan gelmiş olan bu zata hakaret ettiniz.Elbetteki bu evliya zata ettiğiniz hakaretler ahirette boynunuza bir ip gibi dolanacak ve sizleri cehenneme sürükleyecektir.Ve sizler bir seyyide hakaret ederek Peygamber efendimizi de üzmüş oldunuz.Çünkü seyyidler de Peygamber Efendimizin zerreleri bulunur.Bir seyyide dil uzatarak Peygamberimizin şefaatinden mahrum kaldınız.Artık sizi ne Said Nursî kurtarır ne de başkası.İstediğiniz kadar risalesini okuyun..İnşallah pişman olup tövbe edersiniz..

  28. [quote name=”Cihan Koç”]
    Şeyh Said Hazretleri (k.s.) de seyyid ve evliya bir zat idi. Said Nursi Hazretleri onu uyardı, “bak bu millet 1000 yıldır İslam kumandanlığı yapmış, kardeşi kardeşe kırdırtma” dedi. Ama Şeyh Said (ks.) dinlemedi. Ne oldu, binlerce Müslümanın katlettirilmesine ve İngilizlerin bu ülkeye daha da hakim olmasına sebep oldu.

    Seyyid ya da şerif olmak büyük ve ağır mesuliyetli bir şereftir. Bununla birlikte hiç kimseyi kurtarmaz, seyyid ya da şerif olmak. Müslüman akıllı olmalıdır, oyuna gelmemelidir.

    NOT: Bediüzzaman Hazretleri de, hem seyyid ve hem de şeriftir. Şeyhlikle veya tasavvufla meşgul olmadığından pek çok kişi bunu bilmez veya kabul etmez. Ama gerçek budur…[/quote]
    Bilgilerinizi lütfen test edip ortaya koyunuz. ezbere konuşmak kimseyi yüceltmez. Seyyidlik ve Şeriflik ancak Hak tan geleni, Hak yol üzere söylemekle kıymetlenir. Seyyid ve Şerif olmayan nice veli kullarda çok kıymetlidir.İmamı Azam gibi, İmam Rabbani gibi, İmam Gazzali gibi, İmam Abdülhâlık-ı Goncdüvani gib.vs…
    Ayrıca tarihte pek çok alim birbirinin hata olarak gördüğü fikirleri eleştirmiştir. İmam Muhammedin pek çok içtihadı İmamı Azam Hazretlerinden farklıdır…

  29. seyyid abdülhakim arvasi hz. lerine böyle ithamlar yazık gizli komitaler falan boş şeyler bunlar bir kere keşke biraz tarihimizi okusak keşke biraz kitap okusak kulaktan duyma laflarla hareket etmesekki Allah cc. nin bize verdiği bizi diğer mahlukatlardan ayıran zihnimizi kulaktan duyma değilde doğru bilgilerle doldursak yoksa bizlerinde diğer mahlukatlardan ne farkımız kalır

  30. İmanın Şartı 7 dimi 6mı ?

    yedinci herhalde büyük zatlara onların hakkında konuşmamak ?

    SübhanAllah töbe töbe.

    Siz imanı Basitmi görüyorsunuz ? Yok neymiş ona birlaf söylerseniz imandan çıkarsınız cins cins konuşmayın Adamı sinir etmeyin.

    Hata edebilir bir insan çünkü adı üstünde insan melek degilki hatadan müberra olsun.

    Şeyh abdulhakim arvasi hata edebilir ve etmiştir.
    şimdi ben o zat hata etti yanlış yaptı dedigimde Dindenmi ÇIKACAM ?

    BOŞ BELEŞ KONUŞMAYIN.

  31. seyyid fehim hz leri ,hilafeti,abdülhakimden 3 yaş küçük olan muhammed emin efendiye vermişti.mübareğin biir bildiği vardı.emin efendi,hac yolculuğunda vefat edince , abdül hakim boş kalan posta tepeden inme oturdu. hal böyle olunca bazı liyakatsız işler olur tabi.

  32. bakın sevgili kardeşlerim bir seyyid e dil uzatmak sizi yüceltmez aksine imanınızı tehlikeye atar seyyid Abdülhakim arvasi(k.s.) ilim deryası mübarek bir zattır lütfen dikkatli olalım

  33. Aman efendiler sakin olun.
    Risale-i Nur büyük bir eser, bediüzzaman büyük bir alimdir. Seyyid Abdulhakim Arvasi hazretleri büyük bir alimdir. Bu insanlar devdir.
    Devlerin mevzuunda hüküm Allah’ındır. Biz cüceler neleri konuşuyoruz, insaf.
    Baba’yı en iyi hayırlı evlat korur. Hoca’yı en iyi has talebesi korur.
    Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in Abdulhakim Arvasi’ye olan müthiş muhabbeti malum. Bediüzzaman’a alakası da malum.
    Risale-i nur aşkıda malum. O bile bu kavgaya girmemişken biz kimizde itilaf çıkartıyoruz.

    Allah bize bizim bir millet olduğumuzu hatırlattım.

  34. [quote name=”Süleyman Nişanoğlu”]
    Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in Abdulhakim Arvasi’ye olan müthiş muhabbeti malum. Bediüzzaman’a alakası da malum.
    Risale-i nur aşkıda malum. O bile bu kavgaya girmemişken biz kimizde itilaf çıkartıyoruz.[/quote]

    Aynen katılıyorum, Allah razı olsun. Seyyid Abdulhakim Arvasi (k.s.), Üstad Bediüzzaman Said Nursi (r.a.) hakkında söylediklerine mübarek Üstad kendisi cevaben mektup yazmıştır zaten, külliyatta mevcut.

    Fakat yazıda alınılcak ne var? Üstad kendisini geri plana atarak hizmetini belki beklemediği bir tarzda inciten birisi hakkında “ihtiyar bir adam” diye isim vermeden şefkatle cevaplamış. Cevap hakkı yok mu? İnsafsızlık etmeyin kardeşim. Veli zatlar da hata yapabilir. Bize düşen tarafgirlik değildir! Zaman uhuvvet muhabbet zamanıdır! Selamlar.

  35. Aradan yillar gecmis ama tarihe kayit olsun belki biri okur diye yaziyorum.. Bediüzzaman hazretleride Seyh Abdulhakim Arvasi hazretleri de evliyaullahtandir. Burdaki kimsenin haddine degildir onlari elestirmek.

    Sadece şu kadar söyliyeyim Bediüzzaman hazretlerini tanimadan ve her daim mutevazi olmasindan dolayi onu ve ilmini elestiren cahillere cevaben diyorum ki.. Türkiye de ki naksilerin bircogunun bagli oldugu halidi kolunun seyhi müceddid Mevlana Halidi Bagdadi hz. nin bir asir once hirkasini daha dogmadan hediye gonderdigi Bediüzzaman hz lerini bir taniyin bakalim. Dogunun tum alimleri ve istanbul mesayihinin ilmine hayran kaldigi bir zat. Osmanli nin en buyuk islami heyetine üye yapilmis bir zat. Talebeleriyle 1.dunya savasina katilmis kahraman bir zat.. cumhuriyet doneminde bircok alim zat mecburiyetten dar alanda hizmet ederken talebeleriyle milyonlari bulunan bir zat.. Chp tek parti zihniyetinin en fazla ugrastigi ve hapislere attigi zat.. mezarina bile musade edilmeyen zat..

    Unutmayın velilerin dereceleri farklidir.. Sahi Naksibend,Seyh Abdulkadir i Geylani gibi zatların baktıgı penceren her veli bakamaz.. tasavvufta kisi mertebe gecerken eski mertebesi icin tovbe eder denilir.. islam tarihinde velayeti kesin oldugu halde bazi konuarda farkli goruste olan mubarekler vardir.. bize dusen her iki Allah dostuna dua edip sefaatlerini ummaktir..

    cubbeli ahmet hoca da bir donem Said Nursi hz lerine laf soyluyordu. Ustad ruyasina girip uyarinca tovbe etti ve tv lere cikip ozur diledi.. dikkat edin kardesim..

  36. edeb yahuuu!said nursi hz.leride arvasi hz.leride alimdirler,Allah dostudurlar.Arvasi hz.lerine çamur atanlara yazıklar olsun aynı şekilde said nursi hz.lerini de aşağılayanlara yazılar olsun.Nakşibendiyim ama haddimi bilirim.Haddinizi bilin.Cahilin sofiside abidide şeytanın maskarasıdır.taassup kadar kötü birşey görmedim malesef cahil sofilerdede bu var nurculardada bu var…(her cemaatin içinde taassub ehli olanları kastediyorum).Arvasi hz.lerini de bediüzzaman hz.lerini da seviyoruz.UNUTMAYIN”ALİMLER PEYGAMBERLERİN VARİSLERİDİR”HADİSİ ŞERİF

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*