Kılavuz

Doğru yolda yol almaya bir kılavuz gerekir.

Bu kılavuz, Kur’ân ve kendisine Kur’ân’ın inzal edildiği Peygamber Efendimiz (asm) başta olmak üzere, kitabî; bazen de, başa gelen hadiseler oluyor.

Hüşyâr olan, bunlardan ibret alıp, ders çıkarabiliyor.

İnsan bu; her ne kadar “ders” çıkarsa da, muhtevadan bîhaber!

İşte, bunun içindir ki Bediüzzaman’ın, “Anlaşılmaz bir kitap, muallimsiz olsa, mânâsız kâğıttan ibâret kalır” 1 sözünden hareketle, Kitaba; ardından da, bu kitabı bize anlatacak muallime ne kadar çok ihtiyacımızın olduğu aşikâr.

Peygamber Efendimiz (asm) gibi insanlığa muallim bir değerin asırlar sonrasında yaşıyoruz, ama Allah’ın Kitabı, Resûlünün sözleri ve hayat tarzı, önümüzde kılavuz.

Onun zamanında olamadığımız için O’na (asm) müşkülümüzü soramıyor, tavsiyelerine muhatap olamıyoruz; fakat sorulanlar, söylenenler, bugünlere gelenler yanıltmayan bir rehber.

Çünkü O söylediyse, öyledir.

İşte, bizi, selâmete erdirecek hadislerden bir hadis:

Mekke’de Hz. Peygamberin (asm) bir olan Allah’a inanmaya dâvet ettiğini duyunca oraya giden ve birçok güçlükten sonra Resûlullah’ı (asm) bularak Müslüman olan 2 Ebû Zer el-Gıfarî, kendi yol haritasını, Resûlullah’tan (asm) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şöyle özetliyor:

“Dostum Resûlullah (asm), bana yedi şeyi emretti:

“1- Yoksulları sevip ona yakın olmayı,

“2- Kendinden aşağı olanlara bakıp, yukarı olanlara bakmamayı,

“3- Kimseden bir şey istememeyi,

“4- Yakınlarına karşı sıla-i rahimde bulunmayı,

“5- Acı da olsa hakkı söylemeyi,

“6- Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmamayı,

“7- ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billah’ (Güç ve kuvvet ancak Allah’tandır) sözünü çokça söylemeyi.” 3

Hz. Ebû Zer’e (ra) söylenen, esasında, onun şahsında bütün ümmete öğütlenen bu hadis, uzun yolun yolcusuna, emniyetle yol almanın yedi adet çaresi!

Rabbim, cümlemizi kendine kul, Rusûlüne ümmet; kutlu ve mutlu yolunda, yolcu eylesin.

Dipnotlar: 

1- Said Nursî, Sözler, 113.
2- TDV İslâm Ansiklopedisi, 10: 266.
3- Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, 1: 307 (Zehebî, Siyer u A’lâmi’n- Nubelâ, 2: 38).

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*