Nush ile uslanmak

Nasihat, insan hayatının harcıdır.

Onsuz olmuyor.

Hepimiz, her zaman bir dostun, bir bilenin öğüdüne, nasihatine; onun, “Şunu şöyle yapabilirsin ya da yapmalısın” tavsiyesine ihtiyaç duyabiliyoruz.

En nihayet insanız.

Doğruları, doğru bilmek her âdemin harcı mı?

“Bir şey saf, hâlis olmak, kötülük ve bozukluktan uzak bulunmak; iyi niyet sahibi olmak ve başkasının iyiliğini istemek” manasındaki ‘nush’ kökünden gelen ‘nasîhat’ kelimesi, “başkasının hata ve kusurunu gidermek için gösterilen çaba; iyiliği teşvik, kötülükten sakındırmak üzere verilen öğüt; başkasının faydasına ya da zararına olan hususlarda bir kimsenin onu bilgi sahibi etmesi ve bu yönde gösterdiği gayret” demektir.

Bunun içindir ki, “Allah’ın Resulü (asm); ‘Din nasihattir’ buyurdular. Ashap; ‘Kimler için’ dediğinde, Peygamber Efendimiz (asm); “Allah, Resulü, Kitabı, Müslümanların idarecileri ve bütün diğer Müslümanlar için’ buyurdu.”1

Kur’an’da kendisine hikmet verildiği bildirilen, Lokman Hekim’in2 oğluna hitaben, esasında oğlunun şahsında bütün insanlığa hitap eden nasihatleri meşhurdur.

“Yavrucuğum” diye başlayan nasihatlerinin birinde, oğluna;

“İki şeyi unutma; iki şeyi de, unut” nasihatinde bulunduğu ifade edilmektedir, Lokman Hekim’in:

“Allah’ı ve ahreti unutma; yaptığın iyiliği ve gördüğün kötülüğü unut.”

Allah’ı ve ahireti unutmamak zaten imanın şartı ve dinin en temel nasihati.

Peki, yaptığın iyiliği unutmazsan ne olur?

Bu takdirde, işin ucu ucb’a varır; nefsin şımarmasına sebep olur. Unutmadığı, zihninde taşıdığı için belki bir yerde ya da birilerine söz edebilir, yaptığı iyiliği.

Öyle ya, “yerin kulağı var” derler.

Söz, söz konusu kimseye ulaşırsa, kaş yapalım derken göz çıkarmış olunur. Neticesi kırgınlık, küskünlük…

Gördüğü kötülüğü iç âleminde taşıyan insan da ise, daima kötülük gördüğü kişiye karşı kin, nefret hatta husumet husule gelebilir.

Bunun sonucu da her hâlde pek iyi olmaz.

Bu söz, ister Lokman Hekim’e, ister bir başka İslâm büyüğüne ait olsun nasihatten kastedilen mana, birinci şıkta akıl, ikincisinde ise, sabır ve teennî olarak anlaşılmalı.

Öğüt manasına da gelen nasihat insanların yolunda yön, karanlığına gün olan çok kıymetli sözler, yazılar; istifade edilmesi gereken hikmetâmiz değerlerdir.

“Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir

“Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir”3 beytini boşa söylememiş, Ziya Paşa.

Bilindik bir nasîh olan Yunus Emre ise, nasihati şöyle ifade ediyor, o lâtif üslubuyla:

“Yunus’dan bir nasihat dutan yavuz olmaya

“Bil kim iyi söz ile her bir iş gelir başa.” 4

Dipnotlar:

1 Buhârî, İman, 42.
2 TDV İslâm Ansiklopedisi, 27: 205.
3 Ö. Göçgün, Ziya Paşa, 216.
4 A. Güzel, Yunus Emre, 213.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*