Şahısları cilalama yarışı

Bu zamanda bir tür hastalık olarak görülen “şahsa bağlılık” fanatizmi, bilhassa seçim dönemlerinde adeta bir tür “salgın hastalık” hâlini alıyor.

Söz konusu içtimaî maraz, şimdilerde yeniden nüksetmeye başladı. Seçim tarihi yaklaştıkça, hastalığın şiddeti daha da ivme kazanıyor.

Evet, şimdilerde şahsıları, liderleri, başkanları öven övene: Kimi göze girmek için, kimi listelerde yer almak için, kimi makam-mevki kazanmak için, kimi başka türlü zaaflar sebebiyle, ortalıkta cirit atan meddahlar, birbiriyle yarışırcasına tepedeki şahısları cilâlamaya çalışıyorlar.

Bu meddahların eline ne geçiyor, ne geçecek, kısmen meçhulde olan ayrı bir mesele. Ancak, şunu biliyoruz ki, meddahların eline halihazırda ne geçerse geçsin, bu yaptıkları onlara asla itibar kazandırmaz; aynı şekilde rahat ve huzur yüzü de göstermez. Çünkü, böyleleri herkes tarafından kullanılmaya müsait birer ucuz malzeme hüviyetindedirler. Maddî değer, manevî değere göre daima ucuzdur. Buna göre, meddahlar, ucuza alınıp satılabilen basit ve değersiz kimselerdir.

Esasında, sağlam bir dâvâ insanı tutup fâni şahıslara bağlanmaz. Bağlanma ihtiyacını duymaz. Çünkü, dâvânın bâki, şahısların ise fâni olduğunu ilmiyle, irfanıyla, şuuruyla bilir, derk eder. Bildiği için de, sağlam yolu bırakıp da yaş ve çürük tahtaya basmaz.

Bu meyanda bize tesirli dersler veren, önümüze güvenilir mihenkler koyan nuranî birtakım ölçüler, düstûrlar, prensipler var. O prensiplerden biri, Emirdağ Lâhikası isimli eserde şu harikulâde ifadelerde beyan edilmiş: “Bâki bir hakikat, fâni şahsiyetler üstüne bina edilmez. Edilse, hakikate zulümdür. Her cihetle kemâlde ve devamda bulunan bir vazife, çürümeye ve çürütülmeye mâruz ve müptelâ şahsiyetlerle bağlanmaz; bağlansa, vazifeye ehemmiyetli zarardır.”

Evet, kudsî davalar baki birer hakikat iken, şahıslar ise, çürümeye ve çürütülmeye mâruz ve müptelâ birer fâni unsur mesabesindedir.

İşte, o fânileri cilâlayıp durmanın, kimseye bir faydası olmadığı gibi, kimseye bir kıymet ve kemâlat da kazandırmaz.

Buna rağmen, şahıs meddahlığının piyasada revaç bulması, olsa olsa müzmin bir maraz, kronik bir hastalık veyahut salgın bir virüs manasında addedilebilir.

Madem öyle, o halde, kusurlu, fani, çürütülebilir şahıslara hiç bağlanmamalı. Akıl ve irademizi onların insafına, inisiyatifine terk etmemeli.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*