Beni benden daha çok düşünen Bir’i var

Başıma bir şeyler geldikçe gündemde olduğumu anlıyorum.

Seviniyorum.

Bu o anki ruh halime göre olumlu da olabilir olumsuz da. Ama her halükârda gündemde olduğumu anlıyor ve halime şükrediyorum.

Ya kimselerin gündeminde olmasaydım!

Ya ne arayanım ne de soranım olsaydı!

Halimi kimse bilmeseydi, o zaman ne yapardım?

İçimden geçenleri bile bilen Bir’isi varsa, insan için gam mı olur?

İnsan bir güce dayanınca kendini güvende hissediyor.

Anbean kayıtlarının bir yerlere ulaşması ne kadar da anlamlıdır.

Düşünsenize boşa giden hiçbir şey yok; anlamlı veya anlamsız.

Yine düşünsenize, ‘Senin düşüncen, senin hayalin, senin arzu ve isteklerin bir anlam taşımıyor.’ mesajı insan için ne kadar ağır olurdu.

Ama tam tersini düşünün.

Attığın adımlar, aldığın nefesler, hatıraların, düşüncelerin, duyguların, henüz düşünce aşamasına gelmemiş hayallerin hepsi bir merkezde toplanıyor ve sen kayıtlara geçiyorsun.

Bu ne muhteşem bir şeydir.

Hem hesabını vermek güzel olacaktır, hem de hesabını almak.

İşte Rab’lık budur.

Kulunun düşünmediğini, düşünemediğini, düşünemeyeceğini uygulamaya koymak ve hayatlandırmak.

Ve bir güzel olan da, insan sadece düşüncesiyle yüce Kudrete ulaşabiliyor ve O’nunla konuşabiliyor, O’na arzu ve isteklerini iletebiliyor.

Ve cevap da alıyor.

Özel zamanlar, tüzel zamanlar ne zaman isterseniz görüşebiliyorsunuz.

Kapısı açık.

İstemeyi bile bilmeyecek kuluna istemek duygusunu istemesi için vermiş, daha ne olsun!

Başına gelen musîbeti seven, onunla konuşan büyükleri şimdi anlıyorum.

Sevinç halinin hakikatini bilen büyüklerin ona bile muvakkat olduğu için sevinmediğini biliyorum.

Yok olup giden lezzetler insana elem veriyor. Yine yok olup giden elemler insana lezzet veriyor. Ama kim ne derse desin, inanmak güzel bir şey.

İnanmak insanın fıtratında olan bir şeydir.

Bunu siz, sağlıklı bir şekilde yürütemezseniz, o zaman insan yine bir şeylere inanacaktır, ama o inandıkları boyunlarına yüklenmiş yük olmaktan öteye geçmeyecektir.

Akıl, mantıklı olanlara yatkındır.

Ben yine de başıma bir sıkıntı geldiğinde, hemen nerede ve ne şartlarda olursam olayım, elimden geleni ortaya koyar ve hemen O’nun (cc) kapısını çalar ve O’ndan medet bekliyorum.

O (cc), varsa ve biliyorsa; daha ben kimden ne bekleyeyim.

Vesileleri de yaratan, bizden Kendisinden istememizi istiyor.

Bundan daha güzel ne olabilir.

Vermek istiyor ki, bizim istememizi halkediyor. ‘İsteyin vereyim.’ diyor.

Beni benden daha iyi biliyor, ben de O’ndan (cc) istiyorum.

Vesselâm.

Sebahattin Yaşar

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*