Berat Gecesi: “Kudsî bir çekirdek”

Berat Gecesi’ne Müslüman olarak kavuşmak ve geceyi Müslümanca yaşamak ne güzel!

“Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir oyalanmadır”1 meâlindeki âyet-i kerimeyi bu mukaddes gecede tam idrak edip, hakikî ve ebedî olan âhiret hayatına yönelerek; akıl, kalp, ruh, şuur ve diğer ulvî duygularımızı “oyun ve oyalanma” ile meşgul etmemektir.

“Yeryüzünde ne varsa Biz dünya için bir süs olarak yarattık ki, insanlardan hangisi daha güzel işler yapacak diye onları imtihan edelim. Onun üzerindeki her şeyi Biz elbette kupkuru bir toprak haline getireceğiz.”2 meâllerindeki âyet-i kerimeleri, bu mübarek gecedeki ruh uyanıklığı içinde öyle kavrayalım ki, kupkuru toprak olacak olan şeylere kalbimizi artık bağlamayalım.

Hele bir de ömür vadesinin dolması bu geceye tevafuk eden salih ve sadık bazı kulların, hüsn-ü hatimeyle ruhlarını teslim ederek Rahman’a kavuşmalarının bu geceye tevafuk etmesi de, ruhlar âleminde hususî karşılanma âlemeti sayılır..

Ama Allah’a kulluk, dine hizmet adına dünyada kalıp, daha nice böyle gecelere kavuşmayı; bu geceyi şefaatçi yaparak Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz. Hele ki, “Kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’âniye omuzlarına ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş”3 hizmetkârlar olarak, “Bütün senede bir kudsi çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyyenin proğramı olması cihetiyle Leyle-i Kadrin kudsiyyetinde”4 olan Berat’tan sonra Kadir Gecesine de kavuşmak bin can ile arzu edilir.

Bu vesileyle ölümü anmamız; “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz” meâlindeki hâdis-i şerife uymak meâlindedir. Peki “uyma”nın meâli de olur mu? Evet; tamı tamına, harfi harfine uyamazsanız, meâlen uymuş olursunuz.

Evet, maksadımız ölümü anmak, ölümü zikretmek ve bu mübarek gecede ölenleri hatırlamaktır. “Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi imtihan etmek için ölümü de, hayatı da O yarattı”5 meâlindeki âyet-i kerimeyi bu mukaddes gecede kemaliyle idrak edip, nefis ve günâhlar cihetinde ölerek, hayatın içine “daha güzel işler” yaparak girebilmektir. Ölümün dahi “hayat” gibi mahlûk ve nimet olduğunu, Berat Gecesindeki uyanık ruh ile yaşayabilmektir.

Biz de bu mukaddes gecedeki uyanık ruh haliyle, hakikî bir hayat mertebesi olan ölümü idrak ederek; Kur’ân, Cevşen ve Risâle okumalarından ve diğer zikir ve ibadetlerden hâsıl olan sevaplara ölenlerimizi de dahil ederek gecemizi ihya ederiz inşaallah.

Bu gecenin gündüzünde günlük gündelik işlerimize toprak gibi “mahviyet” içinde başlayalım. Ayaklarımızı yere basalım. Toprağa girme anı gelmeden, nefis ve hevamızı toprak edip yerlere serelim. Bu ağırlıklarımızı yerde bırakıp, imanımızla ruh ve kalbin ulvî hayat mertebelerine yükselelim inşaallah..

Bu vesileyle Berat Gecenizi tebrik eder; İslâm âlemi, insanlık âlemi ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.

Dipnotlar:

1-En’am Sûresi, 32.
2-Kehf Sûresi: 7-8.
3-Bkz.İhlâs Risalesi
4-Şualar, s.531
5-Mülk Sûresi, 2.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*