Ölüm, şöhret ve dahası

Ajda Pekkan’a, “Ölüm hakkında ne düşünüyorsun, korkuyor musun?” diye soruyor Kenan Erçetingöz. Duraksıyor, sonra da “Eskiden korkuyordum. Şimdi umursamıyorum. İşime odaklandım” diyor (Fox).

Karun bile olsanız, bu dünyadan öte tarafa hiçbir şey götüremezsiniz. Bu mümkün değil.

“Nereye kadar bu çalışma hırsı?” diye soruyor Erçetingöz.

Cevabı: “Gittiği yere kadar” diyor.

Gittiği yere kadar olan nokta, hayatın bittiği andır. Hayatın bittiği yerde, sonsuz hayatın kapıları aralanır.…

Ne diyordu şair:

“Nasıl da yandı bir anda. Görüyor musun?
Dev ağaçlarıyla o içimizdeki orman
Yanmamış bir yer buluruz belki, ararsak
Şimdi ya da hiçbir zaman.”
(Ümit Yaşar Oğuzcan)
***
Ölüm bazan erken gelir!

Bir yanda şiddet sarmalında yaşayan kadınlarımız mağdur olurken, bir yandan da iç savaşın şiddetini arttırarak devam ettiği Suriye’de, “her 12 dakikada 1 kişi”nin hayatını yitirdiği bir dünyada yaşıyoruz.

Öte yandan da uzun bir şöhret maratonundan sonra, doyuma ulaşmış olmak bile “ölümü hatırlatmaya” yetmiyor.

Ünlü düşünür Plutarch; “Şan ve şöhret; iki hırs, ihtiyarlık nedir bilmez” diyor.

Aynı şekilde “ihtiras” denen egonun da doymak bilmez bir canavar olduğunu da hatırlatalım. Gerçi Pekkan sözümüzün dışında ama ABD’de yayımlanan bir gazetenin ölüm ilanları sayfası incelenerek hazırlanan bir araştırmaya göre, sürekli göz önünde olan şöhretli bir kişi olmanın ömrü uzatmadığı söyleniyormuş.

BBC Türkçe tarafından yayımlanan araştırmaya göre, gösteri sanatçıları ya da spor yıldızlarının diğer meslek gruplarında başarılı olan kişilere göre ortalama birkaç yıl daha erken öldüklerine işaret ediyor.

Hatta en yaygın ölüm sebebi; “kanser”miş.

Bunu da Avustralyalı araştırmacılar, Amerika’nın ileri gelen gazetelerinden New York Times’de yayımlanan 1000 ölüm ilanını inceleyerek vermiş.

Buna göre; oyuncu, şarkıcı ve müzisyen gibi gösteri sanatçıları ve ünlü sporcular en genç yaşlarda ölenler arasında yerini almış.

Ortalama ömür 77 yıl olarak belirlendiğine göre, buna karşılık, mesela akademisyen olarak tarif edilen mesleklerden başarılı olman kişilerin ortalama 82 yaşına kadar yaşadıkları söyleniyor. Ünlülerin ölüm sebepleri arasında en sık rastlanan ise kanser, özellikle ciğerlerde ortaya çıkan habis tümörler.
***
Hülasa-i kelam… Bediüzzaman Hazretlerinin bu konuyla ilgili sözlerini hatırlatmadan geçemeyeceğim:

“İnsanda, ekseriyet itibarıyla, hubb-u cah denilen hırs-ı şöhret ve hodfüruşluk ve şan ve şeref denilen riyakârane halklara görünme ve nazar-ı ammede mevki sahibi olmaya, ehl-i dünyanın her ferdinde cüz’i, külli arzu vardır. Hatta o arzu için hayatını feda eder derecesinde şöhretperestlik hissi onu sevkeder.” (Mektubat, 29.Mektub)

Gerçi ahiret ehli için şöhret zaten tehlikeli. Ehl-i dünya için de gayet dağdağalı… Hatta çok ahlaksızlığın da kaynağıdır, menşeidir. Hatta, insanı o damardan yakalar ve kendine çeker… Onun bu, hissini okşamakla kendine bağlar ve onu mağlup eder şöhret.

Kuşku yok ki, bu sözün muhatabı Pekkan değil, ortaya söylüyoruz.

Biraz fikir jimnastiği yapalım dedik de!

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*