“Atatürkçü vurgunlar”

Mark Mobius. 453 milyar dolara hükmeden Templeton Investment Fonunun yöneticisi. Ünlü para spekülatörü Soros’dan farkı, şirketlere uzun vadeli yatırım yapması. Yıllardır Türkiye ile yakından ilgileniyor.

“10 Türk şirketinde 3 milyar dolar yatırımımız var” diyor. Ve bu rakam, İMKB’deki hisselerin aşağı yukarı yüzde 7’sine tekabül ediyor.

 

THY’nin yüzde 9 küsurunu da satın aldılar.

Mobius’un ilginç ve çok dikkat çekici bir özelliği de, Türkiye’deki rejim tartışmalarına laiklik ekseninden aktif bir şekilde müdahil olması.

Meselâ Türkiye’de en kritik konunun din ve devlet işlerinin ayrılması, yani laiklik olduğunu söyleyip “Laik devlet, piyasaların gelişmesi için çok önemli. Eğitimin laik düzeyde geliştirilmeye devamı da piyasalar için çok önemli” diyen, o.

Laikliğin önemini Atatürk devrimleriyle ilişkilendirip “Türkiye’nin tarihine bakarsanız, Atatürk’ün modern bir toplum kurulması için yaptıklarının devam etmesini istiyoruz” diyen de.

“Avrupa ülkeleri AB’de bir İslâm ülkesine karşı. Ancak onlar Atatürk’ün, devrimlerini din ve devletin katı bir şekilde ayrılmasına dayandırdığını unutmuş görünüyorlar” sözleri de ona ait.

Danıştay saldırısından “türban”a ve Erdoğan’ın Çankaya adaylığına kadar birçok konuda laik duyarlılığı yansıtan yorumların yine Mobius’un ağzından sâdır olduğu da kayıtlarla sabit.

Şimdi aynı Mobius hakkında, borsaya ilişkin spekülatif ve manipülatif açıklamalar yaparak piyasalarda olağandışı dalgalanmalara sebebiyet verdiği gerekçesiyle Sermaye Piyasası Kurulu tarafından “ön inceleme başlatılmış” durumda.

Yani Mobius, Atatürkçülük ve laiklik söylemleriyle bizim borsaya girip, yatırdığı 3 milyar doların kat kat fazlasını kazanarak ve dahası spekülatif vurgunlar da yaparak parsayı topladığı kuşkusuyla mercek altına alınmış vaziyette.

Bakalım ön inceleme denetime dönüşecek mi? Ve denetimden yaptırım kararı çıkacak mı?

Hep birlikte takip edip göreceğiz.

Bu olayın cereyan ediş şekli, bize, bir zamanlar Türkiye’de “Atatürk ticareti”yle “küçük” vurgunlar yapan meşhur Selçuk Parsadan’ı hatırlattı.

2006 Temmuz’unda ölen Parsadan’ın en çok konuşulan “icraat”ı, yakınlarda ölen eski bir kuvvet komutanının adını kullanarak dönemin başbakanını arayıp Atatürkçü bir derneğe bağış talebinde bulunması ve istediği parayı almasıydı.

Ortaya çıktığı günlerde ve sonrasında çok tartışılıp Parsadan’ın yargılanmasını ve mahkûm olmasını netice veren bu hadise, Atatürkçülük adına ne türden dolandırıcılık ve sahtekârlıkların yapılabileceğinin en tipik örneklerindendi.

Buna benzer, yıllardır devam eden, ama su yüzüne çıkmamış kimbilir daha ne olaylar var…

Kaçak inşaatını yıkmaya gelen ekipleri Atatürk büstüyle durdurup engellemeye çalışanlar…

Savarona’yı fuhuş yatağı haline getirenler…

Atatürk adı kullanılarak düzenlenen balolar, defileler, eğlenceler için hazırlanıp fâhiş fiyatlarla satılan davetiyeler… Heykel, büst, poster, resim, rozet, afiş, kitap, film, kaset, cd… ticaretiyle oluşan ve epeyce bir kısmı “tekelci” bir yapılanma üzerine bina edilip, resmî yönlendirmelerle beslenen piyasalar… Bu eksende özellikle okul odaklı olarak işleyen kârlı bir rant mekanizması…

Bilhassa “Atatürkçülüğü herkesin kafasına çakacağız” iddiasıyla gelen 12 Eylülcülerin döneminde, heykel ve büst imalâthaneleri başta olmak üzere, işi Atatürk poster ve resimleri basmak olan firmalar kâr rekorları kırmadılar mı?

Mobius, Türkiye’de gemisini yürütmenin yolunun Atatürkçülük ve laiklik söylemlerinden geçtiğini gören “uyanık” yabancı yatırımcıların öncüsü olarak tarihteki yerini almış bulunuyor.

Ancak bu “Atatürkçü ve laikçi hassasiyet”in arkasında nelerin gizlenmeye çalışıldığı da, soruşturma konusu olan spekülasyon, manipülasyon ve vurgun kuşkularıyla gün yüzüne çıkıyor.

Bilumum içe dönük çağrışımlarıyla birlikte…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*