Biletinizi aldınız mı?

Image

Gölgeler kaybolur güneş batarken,
Kor gibi bulutlar ufku tutarken,
Karlı dağlar son ışığı yutarken,
Takvimden son yaprak sökülür gider.
A.Y.

Milâdî yılın birisi bitti, öbürü başlıyor. Her şeyin bir başı, bir de sonu olduğu gibi, insan ömrünün de belli bir süresi vardır. Her an bu süre biraz daha azalmakta, kum saatindeki kumların döküldüğü gibi ömür dakikaları da ecel tarafına doğru akıp gitmektedir. Bir an gelecek son tane de düşecek ve kum saati alt üst olacak. Yani insanın, kıyameti kopacak, dünyası alt üst olacak. Ondan sonra da hayat yolculuğunun yeni ve uzun bir etabı daha başlayacak.

Ama insan gafletinden dolayı yakında kopacak olan kıyametinin farkında olmuyor. Hayatından bir yılı daha devirirken, “yılbaşı” diyor da, “yılsonu” demek istemiyor. Bu yılın yaşadığı son yıl, 31 Aralık gününün de yaşadığı son gün olabileceğini hiç düşünmüyor. Belki de “son” kelimesinden dehşete kapıldığı için hep yılın başını nazara alarak yeni bir başlangıç yaptığını düşünüyor. Yeni bir yıla başlarken geride bıraktığı yılda, ömür sermayesinden kaybettiği günleri unutmak için de sarhoşluğa, eğlenceye ve kumara dalıp, büyük ikramiye ümitleri ile boş hayaller peşinde koşuyor.
Büyük ikramiye dedikleri şey, gerçi büyük bir paradır, ama para ne kadar büyük olursa olsun, geçmiş yılın bir saniyesini bile geri getirmeye yetmez. Vakit nakittir denilir. Vaktin de para kadar değerli olduğu anlatılır. Halbuki vakit nakitten çok kıymetlidir. Çünkü vakit denilen şey, ömür sermayesinin bir parçasıdır. Dünyanın sermayesi, ömür sermayesinin bir ânına karşılık gelmez. Dünyanın serveti ile bir saniyelik ilâve ömür satın alınamaz.

Bir günlük ömrümüzü bir altın değerinde düşünürsek, yıllık ömür sermayemiz üç yüz altmış beş adet altın değerindedir. Her yılın sonunda yıllık sermayemizin son altınını da harcamış oluyoruz. Gelecek yıllarda veya günlerde bir daha elimize böyle bir sermayenin geçip geçmeyeceğini bilemiyoruz. Hayat yolu uzun, ihtiyaçlar ise çok fazla. Eğer sermayemizi doğru kullanmaz, uzun yolculuğumuz için erzak hazırlayıp bir bilet almazsak, sefil ve perişan olacağımız muhakkaktır.
Ne var ki ehl-i dünya, ömür sermayesinin bitmesinden değil, dünyalık servetinin bitmesinden endişe ediyor. Ahireti düşünmeyenler, daha fazla kazanmak, daha çok harcamak için hırsla dünyaya sarılıyorlar. Ömürlerinden bir yıl daha kaybetmenin üzüntüsünden kurtulmak ve yaklaşan ölümü unutmak için çeşitli çareler arıyorlar. Çeşitli yöntemlere başvuruyorlar. Bunun için de çılgınca eğlence, sarhoş olup kendinden geçme ve kumar oynayarak kaybettiklerini kazanma isteği gibi fuzûlî ve faydasız yollara başvuruyorlar. Yeni yılda yeni bir şans yakalamak için icat ettikleri piyango kumarından medet umuyorlar. Milyonlarca kişinin katıldığı piyango kumarında ise, birkaç kişi kazanırken, gerisi kaybediyor. Yılın son günündeki son sermayelerini piyango kumarına yatırıp büyük ikramiye ümidi ile yatanlar, yeni yılın ilk gününde büyük bir hüsranla kalkıyorlar.

Halbuki dünya meydanında bir piyango dairesi daha var ki, her an bir çekiliş yapılıyor. Her insan ister istemez bu piyangoya iştirak etmiş bulunuyor. Bu piyango, ecel piyangosudur. Her gün çevremizde birkaç kişiye isabet ettiğini görüyoruz. Geçen yılbaşından bugüne kadar yakınlarımızdan kaç kişiye ecel piyangosu isabet etti, bir düşünelim. Kaç dostumuzu veya tanıdığımızı kaybettik? Çekiliş tarihi belli olmadığından, her an bize de, size de çıkabilir. Bunun da iki ihtimali var: “Ya daimî haps-i münferid pusulasını tut, bu açık kapıya gir” veyahut “Sana müjde! Milyonlar altın bileti sana çıkmış, gel al” denilecektir.

Böyle bir ikramiye kazanmak, her insanın en büyük derdi ve ümidi olmalıdır. Bütün yatırımlarını bunun için yapmalıdır. Her yıl sonunda “Bu son yılım olabilir” diyerek ve her günün akşamında “Belki bu son akşamımdır” diyerek, elindeki son sermayesini ebedî saadeti kazandıracak bir biletine yatırmalıdır.

Normal 0 21 false false false DE X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

 

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*