KPSS olayındaki gariplikler

“KPSS üzerinden kurulan tuzak” adlı yazımızı sınav iptal edilir edilmez yazmıştık.

Sonrasındaki süreç bizi doğruladı.

Hem de bizzat Erdoğan tarafından.

“Sınav iptal olmasa 6’lı masa bunu seçimlerde kullanacaktı. Buna fırsat vermedik ve sınavı iptal ettik” diyerek.

Gördünüz mü bahaneyi?

Adam ta 2023 seçimlerini düşünmüş, gençleri değil.

Tam da “15 Temmuzu eniştemden öğrendim” der gibi bir bahane.

Zira KPSS sınavında çalıntı ve sızıntı izine rastlanmadı.

3 soru aynı, 10 soru benzer.

İşte bu kadar, resmi rapor böyle diyor.

Bu şartlarda sınav iptal edilmez. En fazla 3 soruyu iptal edersiniz.

Sonra yolunuza devam edersiniz.

İşte bu durum da işin daha baştan beri bir planlı ve programlı olduğunun göstergesi.

Muhalefet ise burada fena oyuna geldi.

Erdoğan’ın ekmeğine bolca tereyağı sürdü.

Erdoğan ise önce MHP’ye yakın olduğu bilinen Prof. Dr. Halis Aygün’ü görevden aldı.

Yerine İsmailağa grubuna yakın olduğu bilinen birisini göreve atadı.

Ardından yeni bir ekip kuruldu.

Bu noktada hem dürüstlüğü ile tanınan Halis Hoca görevden alınmış oldu.

Hem de MHP geri plana itilmiş oldu.

Böylece operasyonun ilk aşaması tamamlanmış oldu.

Peki bundan sonra ne olur?

Ne olur bilemeyiz, ancak inşallah korktuğumuz olmaz.

Şöyle ki:

Yakın geçmişte çok kötü örnekler gördük.

Suriye iç savaşında “Allahu Ekber” diyerek Müslüman Müslümanı öldürdü.

Dini hizmet gruplarından bazıları, “Allah rızası için” hırsızlık yaptı, “Allah rızası için” yolsuzluk yapıp rüşvet aldı ve soru çaldı.

Endişemiz şu:

Prof. Dr. Halis Aygün Hoca dürüst bir kişilikti.

Şimdiye kadar soru çaldırtmadı, dört yıllık icraatı bunun delili.

Bu son kumpas biraz da onu yemek için kuruldu gibi sanki…

Şimdi yeni bir ekip var.

Ekibe bakınca ister istemez aklınıza geliyor.

Acaba bundan sonra, “KPSS soruları Allah rızası için mi çalınacak” diye.

Çünkü yeni ekibin arkasındaki güç o kadar şaibeli ki…

Bir çok mala ve mülke çökülmüş.

Akıl almaz yolsuzluklar ve hırsızlıklar var

Sosyal medyada yayınlanan bazı çökme videoları var ki, seyredince kanınız donuyor.

Bu kadar da olmaz dedirtiyor insana.

Hal böyle olunca çok rahat soruları da çalabilirler.

Hem de bunu aşkla, şevkle yaparlar.

Umarız bu sözlerimiz kuru bir iddiadan öte geçmez.

Yine umarız bize has bir hata olarak kalır.

Zira bu noktada yanılmayı tercih ederiz.

Ancak o kadar kötü ve rezil örnekler gördük ki.

İster istemez bir uyarı yapmadan da durmak mümkün değil.

Zira bu mevcut yönetim topluma “Yoğurdu üfleyerek yemeyi” bir kural haline getirdi.

Bu nedenle dememiz o ki:

Kamuoyu bu konuda uyanık olmalı…

Bundan sonra yapılacak sınavlar çok dikkatli takip edilmeli.

Zira…

Kamuoyunun dikkati ne kadar yüksek olursa kurumların hata oranı da o kadar düşecektir.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*