Bediüzzaman’ın talebelerinden Üzeyir Şenler vefat etti

alt

İnnâ lillâh ve innâ ileyhu râciun.

Ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hayattaki talebelerinden Üzeyir Şenler (aynı zamanda Şule Yüksel Şenler’in ağabeyi) ağabeyimiz Rahmet-i Rahmana uruc etmiştir. Allah, rahmet eylesin.

Yaklaşık iki yıldır yatakta hayatını sürdüren Üzeyir Şenler ağabeyin sağlığıyla dahiliye uzmanı  Dr. Orhan Kaşlıoğlu ve nöroloji uzmanı  Dr. Şemseddin Kurtulmuşlar gerektiğinde evine gidip ilgileniyorlardı. 13 Haziran 2013 günü kendisini hasta yatağında ziyaret etmiş, rahat konuşamadığı için   kızının da desteği ile hatıralarını dinlemiştik.

Ruhunun şad ve makamının Cennet olması duâsıyla…

Yazarlarımızdan Osman Zengin’in Üzeyir Şenler ile yaptığı röportojdan Üstad ile ilgili bir hatırası:

ASKERLİĞİMİ ÜSTADIN YANINDA TAMAMLADIM
     
Askerliğe 1956’da Isparta’da başladım. Askerliğimin Isparta’ya çıktığını Üstada söyleyince çok sevindi. “Seni yanıma alacağım” dedi. Ben kendi kendime dedim, “Üstad askeriyeyi bilmiyor mu, ben asker olarak nasıl yanında bulunabilirim?” Hakikaten öyle bir oldu ki, Üstad’ın sözü doğru çıktı.

Allah, Allah! Nasıl oldu peki?

Beni atış alanına göreve verdiler. O zaman bir çavuş ve bir onbaşı var, ben erim. İki çadırda kalıyorduk. Bizden başka kimse yoktu. Bir gün baktım çavuş ve onbaşı zil zurna sarhoş. “Bu şaraplar nereden geliyor?” diye araştırıp buldum. Yakınlardaki bir köyden, Ali Dayı diye biri testi ile getirip veriyormuş. Onlara dedim ki, “Ben burada olduğum müddetçe siz bu mereti burada içemezsiniz. Ya burada bırakacaksınız, ya da ben yarın kumandanlığa çıkıp sizin veya benim yerimi değiştirmesini isteyeceğim.” Hemen bana itiraz edip, “Sen kim oluyorsun?” diyerek beni falakaya yatırdılar. “İsterseniz sabaha kadar dövün, sabahleyin derhal gideceğim” dedim. Baktılar ki ciddiyim, baş edemeyecekler. “Hoca, bir anlaşma yapalım, hani senin bir şeyhin var ya, sen onun yanına git. Bize telefon bırak. Atıştan atışa seni çağırırız hemen gelirsin” dediler. Bu şekilde askerliğimi, yaklaşık bir sene Üstadın yanında kalarak tamamladım. Tabiî bu arada Üstadın daha önce bana söylediği “Seni yanıma alacağım” sözü, kerametkârane çıkmış oldu. Sonra birisi bunu fark etti ve bizi ihbar etti. Üstadın yanında kalmama mani oldular, ama hafta sonları yine yanına gidiyordum.

Röportojın tamamını burdan okuyabilirsiniz

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*