Demokratlar, Nurcular ve 6’lı masa

Değerli Dostlar!..

Bizler nur talebesiyiz.

Asli görevimiz iman ve Kuran hizmeti.

Yüzde bir nispetinde de içtimai ve siyasi sahada hizmetimiz var.

Bunun da ölçüsünü Üstad ortaya koymuş:

Hürriyetçi fikirlere sahip Demokratları açıktan destekleyerek.

Üstelik;

“Nurcular Demokratlara nokta-i istinattır” diye mühim bir prensiple de kendinden sonra gelecek kardeşlerine mühim bir yol haritası çizmiş.

İşte bu nedenle Nurcular hep Demokrat kitleye bir dayanak noktası olmuş.

Onları desteklemiş.

Zor şartlarda hep arkasında durmuş.

Her darbeden sonra Demokratların adeta küllerinden yeninden doğmasında bu desteğin katkısı son derece önemli.

İşte bizlere düşen şartlar ne olursa olsun Demokratlara destek vermeye devam etmek.

Bakınız şu son yirmi yıla.

Camiamız adeta bir siyasi sebat ve sadakat imtihanından geçti.

Demokratlar yüzde dokuzlardan yüzde birlere düştüğü halde asla destekten vaz geçmedi.

Hep Üstadın o “nokta-i istinat” prensibine bağlı kalarak…

Önemli olan işte bu duruştur.

Budur sebat, budur sadakat.

Budur Üstadın siyasi ve içtimai prensiplerine sıkı sıkıya bağlı kalmak.

Günümüzde de aynı çizgi üzerindeyiz.

Şimdilerde ise yeni şartlar meydana geldi.

Önce Millet İttifakı…

Şimdi de altılı masa gündemde.

Bizler yine Demokratlara destek vermeye devam ettik.

Dolayısıyla;

Demokratların içinde bulunduğu ittifaklara da destek vermiş olduk.

Demokratların içinde olduğu sürece de bu destek devam edecek.

Meşveret heyetimizin aldığı karar bu.

Hal böyle olunca;

Bizler de ittifakın Demokrat köşesinde durarak destek vermiş oluyoruz.

Yoksa altılı masa bizim asıl gündemimiz değil.

Zaten bu durumlar siyasette geçici durumlardır.

Yakın bir gelecekte taşlar yerine oturduğu zaman, “Bu vatandaki dört parti var” meselesi yine fıtri mecrasına dökülecektir.

Önemli olan Demokratların önünde takoz görevi gören bu iktidarın değişmesidir.

Altılı masa buna vesile olursa ne ala…

Olmazsa bile artık iktidar, iktidar olma yetisini kaybetmiş durumda.

Biz de sabırla fıtri çözülüşünü bekleriz.

Hiçbir şey olduğu gibi sürüp gitmiyor ki…

Öyleyse bize düşen;

Altılı masanın demokrat köşesinde sıkı bir duruş sergilemek.

Üstadın emrine uyarak Demokratlara nokta-i istinat olmak.

Daha ileriye gitmek bize yakışmaz.

Hele ki altılı masanın bir ayağı etrafında “fır dönmek” bize hiç yakışmaz.

En kötüsü:

Şu kadar tecrübeden sonra…

Şu kadar acı ve ağır şartları yaşadıktan sonra…

“Altılı masa etrafında köşe kapmaca oynamaya kalkışmak” bize hiç ama hiç yakışmaz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*