Özürlü İnsanların Yaratılış Hikmeti

altÖzürlü insanların yaratılışında bir çok hikmetler vardır. Kainatta bir tek nokta bile hikmetsiz ve boşu boşuna yaratılmadığı gibi özürlü insanların yaratılmasında hem şahsi hayat açısından, hem de toplum ve cemiyet hayatı açısından sayısız hikmetler ve dersler vardır. Özürlü bir insan tüm insanlara fiili bir nimet dersi verir. Bizlere verilen nimetlerin ne kadar değerli, ne kadar kıymetli, ne kadar vazgeçilmez ilahi birer ikram olduğunu hatırlatır. Mesela görmek büyük bir nimettir.

Gözümüzle şu harika dünyanın harika manzaralarını seyrederiz. Bu nimetin değerini ise tam olarak görme özürlü bir insan sayesinde öğreniriz. Düşünün bir kez, günde kaç defa göz nimetini hatırlayıp idrak ediyoruz ve bu vesile ile ne kadar Rabbimize teşekkür ediyoruz? Çoğu zaman aklımıza bile gelmiyor, değil mi? Ama ne zaman ki görme özürlü bir insan görsek, hemen gözlerimize dikkat kesiliriz. Bu nimetin ne kadar önemli olduğunu tam olarak idrak ederiz, zihnimizde fiili bir şükür kapısı açılmış olur. Duymak ve konuşmak da çok büyük bir nimettir. Ne zaman duyma ve konuşma özürlü bir insan ile karşılaşsak bu nimetin kıymetini tam olarak tasdik ederiz. Düşünmek ve akıl nimeti başlı başına bir nimettir. Düşünme özürlü bir insan bu nimetin insan için ne kadar vazgeçilmez olduğunu bizlere tam olarak bildirir. İşte bu misaller gibi özürlü insanlar insanlara verilen nimetlerin değerini tam olarak bildirmekle halis ve safi bir şükrün kapısını açarlar.

Özürlü insanlar toplum hayatı için de çok önemli birer ders ve ibret levhalarıdır. Cemiyet hayatı için vazgeçilmez birer haslet ve özellik olan yardımlaşma, sevgi, saygı, merhamet, hürmet, fedakarlık, sabır, diğer gamlık gibi ulvi duyguların inkişaf etmesine vesiledir. İnsan ne zaman bir özürlü kişi görse ona yardım etmeye çalışır. Ona merhamet eder, şefkat gösterir. Sevgi ve saygı ile onun isteğini yerine getirmeye çalışır. İşte bu tür duygular da toplumda sosyal bağların güçlenmesine vesile olur. Burada kısaca temas ettiğimiz gibi özürlü insanların yaratılmasında daha çok hikmetler var, bilhassa tıbbi ve fenni sahadaki hikmetler saymakla bitmez. Burada şimdilik o hikmetlere temas etmeyeceğiz.

Sual: Peki, kabul. Bu hikmetler doğru gözüküyor. Ancak insanlar ders alacak diye, nimetin değerini öğrenecek diye, veya toplumda bazı duygular gelişecek diye niçin ben özürlü yaratılayım? Özürlü olan benim, bu sıkıntıları yaşayan benim, bütün bunlardan bana ne? Ben niçin özürlü yaratıldım? Yoksa, Allah beni diğer insanlar ders alsın diye bir kobay olarak mı yarattı?

Cevap: Haşa!.. Cenab-ı Hak her insanı mükemmel ve yüzlerce nimet ve hikmet içinde yaratmış. Özürlü insanların yaratılışında da yine binlerce hikmet var. Ancak özürlü olarak yaratılışında insanlar önce kendilerine bakacaklar. Cenab-ı Hak her insanı mükemmel yaratıyor. Fakat bazı insanlar özürlü insan yaratılmasında fiili dua ile istekte bulunuyorlar. Dikkat ediniz! Özürlü çocukların dünyaya gelmesi ekseriyet itibari ile insanların hatası iledir. Yakın akraba evlilikleri, kan uyuşmazlıkları, güçsüz ve zayıf ve hastalıklı kadınların doğumları, ileri yaşlarda çocuk doğurmalar, bazı hastalıklar, hamilelik esnasında meydana gelen aşırı üzüntü, aşırı stres vs gibi daha bir çok sebep doğumlarda özürlü hallere sebep olur. Çocuk da özürlü olur. Yoksa Cenab-ı Hakkın Cemil, Rahim, Kerim, Kamil gibi isimleri özürlü bir insanın yaratılmasına müsaade etmezler. Ancak Hikmet ismi, dünyanın imtihan dünyası olması nedeni ile insanların fiili duasını kabul eder ve böylece özürlü çocuklar dünyaya gelir. Yani burada Cenab-ı Hak, kendi isteği ve rızası ile değil, kullarının fiili duaları neticesinde istediklerine müsaade etmesi ile özürlü insan yaratır. Cenab-ı Hak bütün eksikliklerden münezzehtir, hata ise biz insanlara aittir.

Sual: Sosyal hayatın tecrübi verilerine baktığımız zaman bu doğru gözüküyor. Hakikaten özürlü çocuklar insanların hatası ile meydana geliyor. Ancak başka insanların hatalarını niye ben çekeyim? Benim suçum ne?

Cevap: Senin bir suçun yok. Her çocuk gibi dünyaya gelen özürlü çocuk da günahsız doğar. Her insan gibi özürlü insan da kendine verilen kabiliyet ölçüsünde imtihana tabi tutulur. Bu nedenle özürlü bir insan da kendisine verilen nimetler ölçüsünde sorumlu olacak. Ancak burada önemli bir husus var. ‘Özürlü olmaya’ karşı itiraz biraz sıkıntılı. Evet, insanlar bilerek veya bilmeyerek bir hata yapmış ve özürlü bir evladı dünyaya gelmiş. Özürlü de olsa bir hayat sahibi olmuş. İşte önemli olan bu. Bu hayata gelmek, hayatı görmek, bilmek, yaşamak. Şimdi şöyle bir kıyaslamaya gitsek, yani bir tercih yapma durumunda kalsak. Özürlü bir çocuğun olacak veya o çocuk hiç olmayacak, hiç hayata gelmeyecek. Burada elbette ki özürlü bir çocuğun olması tercih edilir. Çünkü özürlü de olsa hayatta olmak, var olmak, yaşamak, her zaman yok olmaya tercih edilir, edilmesi gerekir.
Sual: Elbette ki özürlü de olsa yaşamak ve hayat, yokluğa tercih edilir. Ama insanın aklına şöyle bir soru daha geliyor. Çocuk anne rahmine düşüyor, anne ve baba daha dört ay geçmeden hiçbir şeyden haberi olmuyor. Ancak Allah biliyor, rahimlerde ne olduğunu. Acaba Cenab-ı Hak kimse bilmeden özürlü çocuğun özürlerini gideriverse, onu da tam yaratsa olmaz mı? Bu durum Kudret , Rahmet ve Şefkatin de bir isteği değil mi?

Cevap: Evet, Kudret, Rahmet ve Şefkat bunu ister. Lakin Hikmet ismi buna müsaade etmez. Allah’ın bu dünyadaki isimlerinin tecellisi Hikmet ismine bağlıdır. Hikmet-i İlahi ise bu dünyayı bir imtihan dünyası olarak yaratmış. İmtihan dünyasında ise insanların iradesi önemlidir. İnsanların istekleri meşru dairede Kudret tarafından yerine getirilir. Yani insan fiili ve kavli olarak neye meylediyorsa o yerine getirilir. İyi istemişse iyiyi, kötüyü istemişse kötüyü, hayrı istemişse hayrı, şerri istemişse şerri, eksikliği istemişse eksikliği, güzelliği istemişse güzelliği yaratan Allah’tır. İşte özürlü insan da bir ölçüde anne ve babanın fiili istekleridir. Bu istek Allah tarafından yerine getirilir. Aksi halde kötü, eksilik, şer, bela, musibet vs. gibi zıtlıkların icrası anında Kudret tarafından iptal edilmiş olsa idi hem bu dünyanın, hem insanlığın, hem de böyle bir hayatın manası kalmayacaktı.

Netice-i kelam:

Evet, Cenab-ı Hak hikmetiyle özürlü bir insan yaratıyor. Bazen elden, bazen dilden, bazen kulaktan, bazen gözden, bazen koldan ve ayaktan, bazen de düşünüp konuşmaktan mahrum bırakıyor. Ancak bu eksiklikleri ahirette hesapsız bir şekilde karşılayacağı Rahmet isminin bir gereğidir. Zaten insana verilen bir eksilik bir ölçüde bu dünyada bile rahmete vesile oluyor. Zira insandaki bir özür çevresindeki insanların şefkat ve merhametini kendine çekiyor. Allah verdiği bir özrün karşılığını, sağlıklı insanları özürlü insanların yardımına koşturarak daha bu dünyada iken vermeye başlıyor. Elbette ki aynı Kudret ve Rahmet ahirette özürlü insanın özründen dolayı meydana gelen eksiliği sonsuz rahmetiyle mükafatlandıracaktır. Önemli olan özürden dolayı Allah’a isyan etmeden, şükür ve sabır içinde Allah’a kulluğa devam etmektir.

Benzer konuda makaleler:

17 Yorum

  1. Benim 17 yaşında spastik engelli bir oğlum var yazınızı okuyunca inanamadım hiç anne baba çocuğunun engelli olmasını istermi anlayamadım.anne ve babadan kaynaklanıyor demeniz inanınki insanın içini sızlatıyor.biz eşim ve ben bu yaşa getirmek için neler çektik ve hala da uğraşıyoruz.

    • bazi seyleri yasamak lazim anlamak icin engelli cocugu olmayan bunu anlamaz madem anne ve babanin sucu bu madem yakin akrabag evliliginden oldu bu cocuklar oyleyse soylermisiniz hic yakin kan bagi oladigi halde sakat cocugu olanlar yafa cok yakin akraba olduklari ve alti cocuklari oldugu halde hic sakat dogmayan bu cocuklara ve yillar boyu ust uste yakin evlilik yaptigi halde tum sulalede yillarca hic engelli bulunnayan bu kisilerin aciklamasi nedir soylermisiniz birde hayata engelli olarak geldiginizi dusunun neler hissedersiniz bize canimizi yakan cevaplar yazipta bizi kahretmeyin yukarda Allah var

  2. benim engelli evladım yada yakın akarabam yok.ama ana babayı suçlar tavrınız hiç hoşuma gitmedi.bence özürlü insanları yada yakınlarını rahatlatan,sabırlarını arttıran,imanlarını kuvvetlendiren pozitif yazılara yer verirseniz daha iyi olur.

  3. Benim eşim genetik taşıyıcı imiş ve bu çocuğumuz özürlü doğunca anlaşıldı. Coçuğum doğdu ve öldü. Doktorlar bundan sonra doğaçak çocuklarında %70 özürlü olacağını söylüyor. Ve siz kalkmış burdaki hattanın benden ve eşimden kaynaklandığını söylüyorsunuz.Siz bizim neler çektiğimizi,ne acılar yaşadığımızı biliyormusunuz. Merak ettimde sizin çocuğunuz var mı? Hiç özürlü bir çocuğunuz oldu mu?Yaşamadınız seyler hakkında nasıl böyle suçlar nitelikte konuşuyorsunuz. Şunu unutmayın ki hiç bir anne ve baba çocuğununun özürlü ve hastalıklı olmasını arzu etmez.Özürlü cocuk anne ve babanın hatasıyla değil allahın taktiriyle dünyaya gelir. Çünkü herşeyin hakimi odur, nasıl isterse öyle yaratır. Merak ediyorumda özürlü bir çocuğunuz olsa idi aynı şeyleri yazabilirmiydiniz. Kendinizi ve eşinizi suçlayabilirmiydiniz. Ben şuna inanıyorum allah sevdiği kullarını bu imtahanla imtahan eder, sabredip, şükredenler için o çocuk cennetin anahtarıdır. Birçok insandan allah rızasına daha yakındır. Yoksa sizin değiniz gibi ise o anne ve babalar kötü insanlardır manası çıkarki kimse bu bilemez. Kim allaha daha yakındır.

  4. Değerli Hikmet ve Esat Tuna kardeşlerim;
    öncelikle hakkınızı helal ediniz.
    Burada maksadımız siziler gibi acılı aileleri üzmek değildi.
    ancak bir meseleyi yanlış anladığınızı görüyorum. bunu düzeltmek maksadı ile bu yorumu yazıyorum.
    biz yukarıdaki yazımızda özürlü çocuk için biz insanların hatasına dikkat çekmek için bilhassa bu tabiri kullandık.
    [b]Dikkat ediniz! Özürlü çocukların dünyaya gelmesi ekseriyet itibari ile insanların hatası iledir.[/b]
    burada bilhassa [b]ekseriyet itibari[/b] ile demişiz. demiyoruz ki mutlak olarak… çoğunlukla insan hatasıdır. Elbette ki Allah sebepsiz de dilediğini yapar. elbette ki Allah kullarını imtihan eder. Allah mülkünde istediği gibi tasarruf eder.

  5. burada anne baba isteyerek suclu demiyor hocamız. fiili dualarından dolayı diyor. yani insan bilmeden yada önemsemeden fiili dua yapabilir. örnek: yakın akrabası ile evlenmek vb.

  6. ayetten hadisten uzak kendi durumunuza göre yazı yazmışsınız ve dayandırdığınız hiç bir ilahi kaynak yok neye göre böyle bir yazı yazabiliyorsunuz? madem bu dünyada kişiler hak ettikleri sucçu burda görüyorsa ahiret hayatı sorgu sual neden var ve madem kötü insanlara bela geliyorsa dünyanın en kötü insanları özürlü çocuğu olan garibanlar mı?? ama eminim ki kötülere bişey olmuyor zira böyle yorumlar yapıyorlar

  7. ben özürlü bir cocuğa sahibim bu yazmak bile insana ne kadar acı veriyor ateş düştüğü yeri yakar uzaktan ann baba hatalı demek çok kolay işin asıl yönü o rhatsız olan evladın yada tanıdığın kişinin ne kadar çaresiz oluşu bunu anlatmak saçma zaten yanlızca yanlış düşüncedeki kişilere soruyorum ne zaman engelli bir kişinin yardımına koştunuz ? onunla 1 gün geçirdiniz vb… ben yavrumla allahın izniyle başaracağız bu hayat mücadelesini …..

  8. Merhabalar
    Cocuk felci gecirmisim 2 yaslarinda.ayagim icinde 3 platin ve 5 cm lik kisalik var.simdi bu benim sucummu? veya ailemin sucumu?burada imtihana tabii olan kimdir?Ibretlik olayina gelince kimse kimseye bakarak ibretalmiyor.bir is icin basvurdugunuz zaman insanlar sakatlarla isim olmaz deyip geri ceviriyorlar.belli bir sureden sonra eve para girmedigi zaman ailede istemiyor.biz engelliler kime ibret olarak yaratildik? ve sunuda belirteyim engelli bireylerin ailelerinin % 90 i fakir insanlardir ve biktiriyor insanlarin acinacak gozle bakmasi ya aslinda kimse kimseyede acimiyor.gemisini kurtaran kaptandir.olay bundan ibaret.

  9. Allah aşkına bu nasıl bir yorum.Benimde
    Engelli bir çocuğum var.Hasta doğacağını bildiğim halde Rabbime tevekkül ettim.Siz burda anne ve babayı nasıl suçlarsiniz.

  10. Ben kekeme bir insanım, ve bırakın insanlarla konuşmayı bakkaldan su istemiyorum, istediğim gibi dolmuşa atlayıp gezemiyorum hiç arkadaşım yok, bu dedikleriniz kekemeler içinde geçerlimi?

    • Bir engelli çocugu annesi olarak yazìniza katilmiyorum engelli çocuk olmasi anne ve babanìn sucu degildir.

  11. Siz kimsiniz bilmem ama sizin gibi hoca ve yorumcu olmaz babam imanla gittş diyodusuda sen bu dünyadan nasıl göçersin bilmem araştır ve öyle bi yorum yap .Anne ve babanın hatasıdır özğrlğ diyosun ya sende anne ve babanın hatasısın senin gibi bir evlay doğurmuşlar bizinkiler melek ve şefaatçi ayrıca sait nursi efendimizin adını vermeyin .

  12. Aslında diyecek pek söz yok Allah ayeti kelimede sizi mallarınızla ve evlatlarımıza imtihan edecek diyor hoca efendi madem anne baba fiilen suçlu gibi yorumluyorsunuz o zaman ilahi rahman olan rabimiz bir insanın hatasi için başka bir insan cezalandirilsa adelet olurmu yine bir ayette kimse kimsenin yükünü yüklenmez hoca efendi sana zahmet bu tür şeyler yazarken aklımda kalan bilgiyle deyil ayetle gel gelemiyosan sus susamiyosan yazma ben özürlü evladı olan tüm anne ve babalara sesleniyorum enfal suresi 28 ayet sizin sorunuzu cevaplıyor sizin sorunuzu Allah cevaplamış kula ne acet

  13. Yazının ilk paragrafında boş olduğunu anladım ikinci paragrafa devam ettim ki belki yanılmışımdır günahını almışımdır diye.. yaptığınız çok ayıp bedavadan konuşmuşsunuz laf olsun diye. Nedeni mi sorarsanız bana ulaşın ben size anlatayım belki utanırsınız.

  14. Benim 23 yaşında engelli çocuğum var sizin gibi düşünüp bizi suçlayan çevrem sayesinde yalnızım Allah adil dir sizde engelli adayısiniz eğer olursanız bu yazıyı gönlüme bir ferahlık için okuduğumu unutmayın

  15. Hiçbir akraba evliliği yada geç yaşta hamilelik gibi etkenlere bağlı olmadan sadece genetik olarak hastalıklı özürlü doğan bebekler var. İnsan hatasından ari bir şekilde özürlü yada hastalıklı doğuyorlar. Bunların suçu günahı ne? Yukarıdaki açıklamalarınız yalnızca düşünemeyen, dogmatik, at gözlüklü tipleri tatmin eder. Dünyada bu yüzden inanan sayısı düşünen sayısından fazladır. Zira inanmak kolaydır. Selam ve dua ile mümin kardeşlerimmm

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*