Risale-i Nur’un karşısına çıkınca!

Risale-i Nur’daki gayet ince nükteleri derk eden basiretli âlimler de der ki:

“Bir âlimin yüksek bir ilmi olabilir, fakat Risale-i Nur’u cemaate okurken tafsilâta girişip eski malûmatlarıyla açıklarsa, bu izahatı, Risale-i Nur’un beyan ettiği, asrımızın fehmine uygun ve ihtiyacına tam cevap veren hakikatlerin anlaşılmasında ve tesiratında ve Risale-i Nur’un mahiyetinin derkine bir perde olabilir. Bunun için, bazı kelimelerin manalarını söyleyerek aynen okumak daha müessir ve daha efdaldir.” Zübeyir Ağabey, konferansında bu hakikata dikkat çekerek, Nurların cemaate okunmasında eski malûmatların tafsilat haline dönüştürülüp Risale-i Nur’un hakikatlerinin anlaşılmasına, engel teşkil etmesinin yanlışlığına değinmektedir. Elbette her kişinin çeşitli malûmatları, meseleler hakkında bilgi ve düşünceleri veya bir konuda uzmanlığı olabilir. Ancak Risale-i Nur’un cemaate okunmasında her kim, hangi bilgiye sahip olursa olsun bu vaziyetini hakikatlere karşı perde etmemelidir.

Cemaate karşı okumaların böyle olması gerektiğini ifade edenler “Risale-i Nur’daki gayet ince nükteleri derk eden basiretli âlimlerdir.”

Barla Lâhikası’nda Hulusi Ağabey “zihnimi safileştirip Nurlar’ın karşısına geçmekteyim” diyerek yukarıda ifade edilmek istenileni öz bir şekilde söylemektedir. “ …İğtinam edebildiğim kısacık vakitlerde zihnimi safîleştirip Nurlar’ın karşısına, dolayısıyla Kur’ân’ın mu’cizeleri mecmuasına ve aziz, muhterem Üstadımın medresesine ve ol Seyyidü’l-Kevneyn Peygamberimiz Efendimiz (asm) Hazretleri’nin ravza-i saadetlerine ve nihayet Rabbü’l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri’nin huzur-u lâmekânîsine çıkıyorum…”(Barla Lâhikası)

Risale-i Nur hakikatleriyle zihinlerimizi hep safi tutmak duâsıyla…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*