Risale-i Nurda geçen ‘4 matbah – 4 inkılap – 4 süzgeç’ ne demektir?

Astronomi bilimi yıldızları, güneşleri, ayları ve uzaktaki bir çok galaksileri teleskoplar vasıtası ile araştırdığı halde dünyamızın bir benzerini keşfedemedi. Yani dünyamız ve küre-i arzımız şu uçsuz bucaksız kainatta benzersiz ve tek gezegen. Çünkü dünyamızda hayat var.

Hayat için ise Kainat Yaratıcısı mükemmel bir mekan hazırlamış. Bu mükemmel mekan içinde bitkilerden ormanlara, böceklerden hayvanlara ve insanlara kadar milyonlarca mahlukatını yaşatmaya devam ediyor.

Canlıların yaşamı için ise hava, su, ısı ve ışık, toprak ve topraktan üretilen gıdaya ihtiyaç duyulmakta. Gıda dışındaki temel ihtiyaçlar için çok da çaba sarf etmenize gerek yok. Çünkü hava, su, ısı ve ışık nimetleri umumi ve İkram-ı ilahi olarak doğrudan size sunuluyor.

Gıda türü nimetler için ise biraz çaba sarf etmeniz gerek. En azından toprağın ekilip biçilmesi gerekiyor. Rezzak-ı Kerimin bize hazırladığı gıdalara nail olabilmek için az biraz gayret lazım. İşte insanların, bu nedenle, rızık denince hep çalışıp çabalayarak elde ettiği temel gıdalar aklına gelir. Bu sebeple olsa gerektir ki, insanoğlu öncelikli olarak yediği ve içtiğine şükür eder.

Bu yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların da hayatın devamı için insan bedenine faydalı bir hale gelmesinde bazı süreçlerin yaşanması gerek. Öncelikle bu nimetlerin bir mutfakta hazırlanması, sonra ise sindirim organlarında işlenmesi ve sonrasında kana karışarak hücreler için faydalı hale gelip insan bedeninde ihtiyaç duyulan enerjinin üretilmesi gerekiyor.

İşte bu sindirim süreci Risale-i Nurda şöyle tarif edilmiş:

“Sonra, nizâmât-ı muayyene ve harekât-ı muttarıda ile ve desâtir-i mahsusa ile, rızık olarak bir bedene girip, o beden içinde dört matbahta pişirildikten sonra ve dört inkılâbât-ı acîbeyi geçirdikten sonra ve dört süzgeçten süzüldükten sonra, bedenin aktârına yayılarak, bütün muhtaç olan âzâların muhtelif ve ayrı ayrı derece-i ihtiyaçlarına göre, Rezzâk-ı Hakikînin inâyetiyle ve muntazam kanunlarıyla inkısam ederler. (Sözler, s.707)”

Mezkur ifadede bir gıda rızık olarak bedene girdiği andan itibaren 4 matbah, 4 inkılap, 4 süzgeçten geçtikten sonra insan hücresinde kullanılabilecek bir enerji kaynağı haline geliyor. Peki bu dört süreç nedir, nasıl anlaşılmalıdır?

Bu sualin cevabı farklı şekilde verilebilir. Fakat dört aşama sindirim süreci ile ilgili olduğu için bu konudaki uzman görüşü daha açıklayıcı ve doyurucu bilgi sunabilir.

İşte onlardan birisi olan Aidin Salih Gerçek Tıp  adlı kitabında sindirim sürecini dört ana kademede izah ediyor:

Birinci hazım süreci: Mide

“Sindirim sistemi belli kurallarla çalışır.

Bu kurallara göre, 200-250 gr. miktarında bir yemeğin sindirimi, mide de 3-5 saatlik bir süreç geçirdikten sonra ince bağırsaklara inerek tamamlanır. Buna birinci hazım denir. Yemeğin cinsine, miktarına ve özelliğine göre birinci hazmın süresi 6 – 10 saate kadar uzayabilir. Birinci hazmı geçen besinler bağırsak mukozası ile emilerek kana geçer ve ikinci hazım için karaciğere gönderilir.”

İkinci hazım süreci: Karaciğer

“Karaciğer, birinci hazımdan gelen protein, karbonhidrat, yağ gibi besin parçalarını daha küçük parçalara ayırır ve bunların bir kısmından kişinin tabiatına uygun yağ, glikoz, enzim, protein, vitamin gibi temel maddeler üretir.”

Üçüncü hazım süreci: Kan dolaşımı

“Böylece ikinci hazım tamamlanır ve bu temel maddeler kana geçer; kandaki görevli hormonlar vasıtasıyla hücreye ulaştırılır. Kanda gerçekleşen bu işlemle birlikte üçüncü hazım da tamamlanmış olur.”

Dördüncü hazım süreci: Hücreler

“Hücrede, şekerden (glikoz) enerji, aminoasitlerden ise farklı proteinler üretilir. Buna da dördüncü hazım denir.(Gerçek Tıp, Aidin Salih, s. 18)”

İşte sindirimin bu dört sürecinde gıdalar hem mutfakta hazırlanmış gibi oluyor, hem çeşitli şekillerde parçalanıyor, hem de faydalı olmayan kısımlar süzülerek atık malzeme olarak dışarı atılıyor.

Demek ki, Risale-i Nurdaki bazı ifadelerin, bilhassa fenni tabirlerin, daha iyi anlaşılabilmesi için konunun uzmanı olan kişilerin görüşlerine ihtiyaç duyulması önemli bir hakikat olarak kendini gösteriyor.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*