Siyasî vaatler ve ayak oyunları

Seçim takvimi henüz belli değil. Fakat, sanki seçim kararı alınmış ve takvimi de belli olmuş gibi bir hâl var.

Organize edilen toplantılar, düzenlenen mitingler, yapılan konuşmalar, verilen mesajlar, tv ekranlarında yoğunlaşan programlar, adeta “seçim sath-ı maili”ne girilmiş gibi bir siyasî propaganda havasını yansıtıyor.

*

Seçime endeksli siyasî propaganda listesinin başlarında, ayağı yere basmayan vaatler ile gerilimi tırmandıran siyasî ayak oyunları geliyor.

Ne yazık ki, bunlar sanki çok iyi bir matahmış gibi, bunlara dört elle sarılan ve hatta “kazanma stratejisi”ni akordu bozulmuş bu enstrümanlara dayandıranlar var.

Evet, bol keseden atılan söz konusu vaatlerin ayağı yere basmıyor. Çünkü, daha evvelki seçimlerde de benzer vaatler sıra sıra dizildiği halde, hemen hiçbiri yerine getirilmedi.

Bu noktada birkaç misâl vermek gerekiyorsa, şunlar söylenebilir:

Şimdilerde olduğu gibi, daha evvelki seçimlerde de hayat pahalılığı ile etkin şekilde mücadele edileceği ve enflasyon rakamlarının aşağılara çekileceği söylendi, durdu. Oysa, görünen köy, başka kılavuz istemez derecede açıktır. Enflasyon rakamları, söylenenin tam tersine yükseldi. Dolayısıyla, şimdilerde söylenen “Enflasyon, Şubat 2023’ten itibaren inişe geçecek. Önce yüzde 30’lara, yıl sonuna doğru da tek haneli rakamlara doğru düşüşe geçecek” sözünün artık hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur.

*

Aynı şekilde, döviz fiyatlarının dizginleneceği, dahası, Türk parasının değer kazanacağı, hatta döviz alanların pişman olacağı bile tekrar be-tekrar söylendi, durdu. Üstelik, bunun sağlanması için “Kur Korumalı Mevduat” hesaplarının açılması teşvik edildi. Peki, sonuç ne oldu? Maalesef, tam bir fiyasko… Zira, dövizin yükselmesine mani olunamadığı gibi, söz konusu hesaplara da dünyanın parası peşkeş çekilmeye devam ediliyor.

*

Öte yandan, “Asrın konut projesi” diye duyurusu yapılan yüz binlerce konut vaadine rağmen, emlâk fiyatları ile kira ücretleri yükselmeye devam etti. Hem de, yakın tarihlerde hiç görülmediği kadar.

Siyasî iktirar üç harfli zircir marketlerle papaz olurken, bir yandan da kiracılar ile mülk sahipleri de kendi aralarında ciddi anlaşmazlıklara düştü. Bu anlaşmazlıkların bir neticesi olarak, taraflar cinayete varan yollara tevessül ediyor. Dahası, gelen haberler arasında, bazı kiracılar, kendilerini hepten kaybederek, boşaltmaya mecbur kaldıkları evleri yakıp yıkmaya kadar işi ileri götürüyor.

İşte, bütün bu vahametlerin ana sebebi, haliyle yüksek enflasyona, halk dilinde “hayat pahalılığı”na dayanıyor.

Eski vaatler işi bu noktaya getirmiş iken, yeni vaatlerin elbette ki bir kıymeti kalmıyor.

*

Seçimlerle bağlantılı olarak yapılan ayak oyunlarında ne yakız ki ölçü, sınır, adap, erkân tanınmaz derecede ileri gidiliyor. Öyle ki, atılan bir çelme işe yaramazsa, hemen başka bir çelme için yeni plânlar hazırlanıyor. O da işe yaramazsa, bir başka çelme hesapları yapılıyor.

Söz konusu ayak oyunları için, devletin bütün imkânları, bürokrasinin hemen bütün aparatları da maalesef âlet olarak kullanılıyor. Bunları tek tek saymaya gerek yok; dikkat ve insaf nazarıyla bakan kimse, bunları Allah’ın hemen her günü görüyor, okuyup anlayabiliyor.

*

Seçimler gelip geçer, insanlık devam eder. Herkes yaptığıyla başbaşa kalır. Kişi hayır yaptıysa, o yaptıklarından da hayır alır, itibar görür.

Aksine gidip yalan yere vaatlerde bulunur ve kast-ı mahsusla başkasına çelme takarsa, “etme-bulma dünyası”nın bir cilvesi olarak, bu meyanda yaptıklarının da illa ki karşılığını bulur.

Gelişmelerin vatan ve millet için hayırlar getirmesi temennisiyle…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*