Cevşen’i, bir defada okuyamıyor muyuz?

Cevşen nedir?

Farsça, “zırh” mânasına gelen ve Peygamberimiz’e (asm), Cenab-ı Hakk’ın emriyle, Cebrâil (as) tarafından Uhut Muharebesi’nin en şiddetli zamanında, hem de Peygamberimizin (asm) zırhının kırılıp sıkıntı verdiği bir zamanda getirilen büyük bir duadır Cevşen.

Bunun ismini ve mahiyetini, meselâ ben, Risale-i Nurlar’ı tanımadan evvel bilmiyordum. Hâlen de bilmeyenler var.

Hz. Ali ve onun neslinin büyük zatlarından rivayet edildiği için, bazı sünnî âlimlerin (asrımızda Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri gibi) bilip okuduğu gibi, geldiği kaynaktan dolayı Şia da bilip okuyor. Hac ibadetimiz esnasında, Kâbe’nin avlusunda oturup Cevşen okuyordum. Tabiî, etrafımız kalabalık. Bir ara, sağ yan tarafımdan iki kadın, birbirine işaretle hem beni hem Cevşen’i gösterip, tahminimce “Cevşen okuyor, bu da bizden” der gibi idiler. Biraz çat-pat konuşmaya çalıştık, İran’lılarmış. Bu olaydan sonra onlar tarafından da bilinip okunduğunu öğrenmiş oldum.

Cevşen’i, bir defada okuyamıyor muyuz?

Cevşen ile alâkalı fazla teferruata girmek istemiyorum. Zaten çok kimse biliyor.

Bizim milletimiz tarafından, Nur Talebeleri münasebetiyle bilenler de çoğaldı.

Buna rağmen yine de bilir-bilmez konuşanlar, Cevşen aleyhinde ve onun üzerinden de Üstad aleyhinde konuşanlar var. Bunlardan en garibi de, yeni yetme bir hatun kişinin, hem de eski Yeni Asya okuyucularının şimdi okudukları “Yeni” bir gazetede aleyhte yazdığı gibi…

Ayrıca, “ihtiyar hoca” müntesiblerinin ilmihal kitaplarının sonundaki Cevşen kelimesinin karşılığına “Şia duâsı” diye yazmalarını da müşahede ettik.

Hülâsa, herkes kendi yoluna… Bizler, asırlardır sağlam kaynaklardan rivayetle, bugüne kadar gelip, virdlerimiz arasına giren Cevşen’i, okuyoruz şükür.

Tabiî, Cevşen’i bir seferde okuyanlarımız olduğu gibi, bir seferde okuyamadığından dolayı, müsait vaktini kollayanların, epey ara verip okuduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla, Cevşen okumaya ara verilmiş olunuyor. Bir seferde okuyanlar için güzel. Peki, bir seferde yüz ukdeden meydana gelen kısımları, okuyamayanlar için bir kolay yol yok mu?

Evet, onun da çaresi var. Rahmetli Mustafa Sungur Ağabeyin, Üstaddan nakline göre, Üstad bir seferde okuyamayanların, hergün ondokuz ukde okumalarını tavsiye etmiş. Öyle olunca da haftada en az bir defa Cevşen’in tamamını (yâni, yüz ukdesini) okumuş oluyoruz. Şimdi, bu kolaylıktan sonra, artık okuyamayanlar da hergün bir ukde (19 kısım) okuyarak, tertibli bir şekilde Cevşen okuyabilir inşâallah.

Allah, bütün duâ, zikir ve evradlarımızı kabul etsin inşâallah.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*