Emine Aykenar’dan, Figen Şaştım’a başörtülü avukatlar

Bir günde, âniden meydana gelen birkaç hadise, yazmayı düşündüğümüz mevzuuları da şaşırtıyor.

Birkaç gün önce, Star gazetesi haber merkezi muhabirlerinden gazeteci bir arkadaşımızdan e-mail geldi. Arkadaşımız, bizim 2008 senesinde Yeni Asya’da yazdığımız bir yazıyı bulmuş ve orada Emine Aykenar’dan bahsettiğimizi okuduğunu, bu mevzularla alâkalı bir çalışma yaptığını ve onun şu anda nerede olduğunu bilip bilmediğimizi sormuş. Biz de kendisini, verdiği telefon numarasından arayarak bildiklerimizi söyledik. Dolayısıyla da bu hadise, bizim bununla alâkalı bir yazı yazmamıza sebep oldu.

Evet, bir-iki hafta önce gündeme, başörtülü bir avukat olan Figen Şaştım ile alâkalı bir haber düştü. Haberin özeti şöyleydi: Barolar Birliği’nin akıllı kart uygulamasına geçmesinden sonra Av. Figen Şaştım, başörtülü fotoğrafıyla müracaatta bulunur. Barolar Birliği de, meslek ilkelerini ileri sürerek başının açık olması gerektiğini söyler. Mesele Danıştay 8. Dairesine intikal eder ve oradan avukatın başörtüsüyle mesleğini icra edebileceğine dair karar çıkar. Kararın peşinden Barolar Birliği, malum zihniyetlerinin temsilciliğini yaparak Cumhuriyet’in tehlikeye girdiği, v.s. gibi sebeplerle itiraz eder. Tabii bu mevzuu, dolayısıyla başörtülü bir avukatın o hâliyle mesleğini icra edebileceği ilk hadise olur. Tabiî bu hadise bizim aklımıza ister istemez, bu başörtülü avukatların ilki olan, Av. Emine Aykenar’ı hatırlattı.

1972 senesinde Ankara barosuna kayıtlı olarak avukatlığa başlayan Emine Aykenar, bir müddet sonra başını örter. Bunun üzerine, o zamanki baro idaresinin ateşi yükselir ve ”Modern çağda teokratik giyiniş tarzı olmaz!” diye feveran eder, fetvayı basar! Ve akabinde de, bunu mesleklerinin; gelenek, onur ve kaidelerine aykırı bularak 29 Mart 1973 tarihinde Emine Aykenar’ı lâiklik v.s. gibi malum saçmalıklardan dolayı barodan ihrac eder.

Başörtülü kadın ve kızlarımızın gördüğü zulümlerin her zaman karşısında dikilen Yeni Asya gazetesi, hep mağdurların yanında olmuştur. Burada da Emine Aykenar’ın haksızlığının yanında olan Yeni Asya ona sahip çıkmış, rahmetli Av. Bekir Berk ağabeyimizin irtibatı ile Emine Aykenar’ın Yeni Asya’da yazı yazması sağlanmıştı. O zaman bizim gençlik yıllarımızdı ve hadiseleri bizzat yaşayarak geldiğimizden, gayet de iyi biliyorduk. O yıllarda gazetemizin Ankara temsilcisi Ekrem ağabeye Bekir ağabey tembih ederek, Emine Aykenar’dan yazılarının alınarak İstanbul gazete merkezine ulaştırılmasını söylemiş. Ekrem ağabey de Bekir ağabeye, bizim evin Emine ablaya yakın olmasından dolayı (bir üst sokağımızda oturuyorlardı) yazılarını benim almamın daha münasip olacağını söylemişti. O da kabul edince, biz de Emine ablanın evine gidip tanıştık. Yazıları da bizim alacağımızı söyledik. Dolayısıyla rahmetli Bekir ağabeyin talimatıyla Emine Aykenar’ın yazılarını alıp yollama işi bize kalmıştı. Tabiî şimdiki gibi teknoloji olmadığından, o zamanlar yazmak da, göndermek de bir işti. Daha doğrusu zor bir işti…

İşte şu son günlerde meydana gelen başörtülü avukatın yaşadıkları bizi maziye götürdü ve maziden sizlere böyle bir hatıra anlatmış olduk.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*