Kış namazlarına dikkat edelim

Bildiğimiz gibi beş vakit, Cuma, terâvih, bayram, cenaze ile bir de kılınması özellikle tavsiye edilen teheccüd (gece) namazından başka bir namaz yoktur.

Peki, biz bu başlığı niye koyduk? Malûmunuz, kâinatta imandan sonra en mühim hakikat olan namaza çok tahşidat var. Üstadımız her gittiği yerde ve karşılaştıklarına namazı sorar ve kılmaları için de nasihat edermiş. Risale-i Nurları okumadan önce okuduğum kitaplarda, namazla alâkalı bu kadar güzel izah ve muknî, akla hitab edip, irade-i cüz’iyeyi devreden çıkarmadan yapılan isbatları görmemiştim.

Biz de, namazla alâkalı olarak birkaç yazı yazmıştık ve okuyanlar tarafından da bunlar rağbet görmüştü. Hatta hiç unutmam, o zaman gazeteye yeni abone ettiğimiz ailenin hanımı bir kardeşimiz, o yazıyı keserek çantasına koymuş ve başta çocuklar ve gençler olarak, muhtelif mahfillerde o namaz yazısını okuyormuş.

Evet, namaz bizim için hem çok kıymettar ve hem de mühimdir. İcabında biz namazımızı dünya malına değişmeyiz. Şehirler arası seyahatlerdeki namaz maceramız, mola yerinde beklemeyen otobüse yol verip, namaz kıldıktan sonra başka bir otobüsle seyahate devam etmemiz. Hacca gittiğimiz ilk anda namaz kılmak için Mekke’de verdiğimiz mücadele, askerlik yaparken, icabında şınav cezasına çarptırılmamıza rağmen yine namazımızı terk etmememiz. Tabiî bu misalleri çoğaltmamız mümkün. Bu ve buna benzer birçok şeyler sizlerin de başına gelmiştir, bu yazıyı okurken hatırlıyorsunuz da.

İşte bu namazlarımızı eda ederken, kılarken, dikkat edileceklerin en başında gelen bir şey vardır. O da, namazı vaktinde, hatta ilk vaktinde kılmaktır. Bununla alâkalı bazı hadis-i şerifler var. Onlardan bir tanesini nakledeyim; ”Namazınızı vakti girer girmez kılın. O zaman, Allah mükâfatınızı kat kat verir.” Yine Peygamber (asm) cemaatle namaz kılmaya çok teşvik ediyor ve cemaatle kılınan namazın, diğer namazdan 25-27 kat fazla sevabının olduğunu bildiriyor. Niye? Çünkü öyle olduğu zaman, mecburen cami, v.s lerde kılınacağından, ilk vaktinde kılınacak da ondan. Bu mevzuular açıldığında, diyoruz ki, “Kim soğuk yemek yemeyi ister? Kimse istemez değil mi? Hele de, üzeri bir yağ tabakası kaplamış, soğumuş yemeği yemeğe kimse yanaşmaz değil mi? Hele de, yarım saat aralıkla yemek yenir mi? Yemez değil mi? O zaman namazlarımızı vaktinde kılmazsak, vaktinde kılınmayan namaz aynen soğuk yemek gibi olur.

Namazı vaktinde kılmanın ehemmiyetinin de çok büyük olduğunu söyledik ya. İşte burada mevsimlere göre değişiklik arz eden vakit aralıkları mühimdir. Yaz mevsiminde; öğle ile ikindi arası dört, ikindi-akşam arası, üç buçuk ve akşam ile yatsı arası da, iki saate yakın bir fark varken, kış mevsiminde bu vakitler bayağı daralmaktadır. Öğle-ikindi arası iki-iki buçuk, ikindi-akşam arası, iki buçuk, akşam-yatsı arası ise, bir buçuk saate kadar düşmektedir. İşte bunun için kış mevsiminde kılınan namazlara çok dikkat etmek lâzımdır.

Burada karşımıza, Peygamberimizin (asm), “Abdest mü’minin silâhıdır” hadis-i şerifi çıkmaktadır. Aynen düşmana karşı silâhlı bir kişinin kendinden emin olduğu gibi, abdestli olan bir kimse de, namazlara karşı öyle hazırlıklıdır ve hemen vakti girince namazını kılabilir. Özellikle büyük şehirlerde iş peşinde koşanlar, biraz da dünya işine fazla meyledince, namazı aksatıp, vaktinde kılamadığı gibi, Allah muhafaza vakti geçirip, kazaya dahi bırakabiliyorlar. Onun için, dünya işlerine pek aldanmamalıyız. Dünyanın bittiği yerde ahiret hayatının başladığını hatırdan çıkarmamalıyız. O hale düştüğümüzde, “Gel bakalım Hasan, Osman, dünya işlerinin neresinde kaldıydın, ne yaptın?” falan demezler, önce iman sonra namazdan başlayarak sorgu-suale tâbi tutuluruz. Onun için, bütün namazlarımızı vaktinde kılmaya gayret etmeliyiz. Hassaten de kış namazlarımıza çok dikkat ederek, vaktin geçerek, namazımızın kazaya kalmasına fırsat vermemeliyiz!

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*