2020 Erken seçim yılı mı?

Eskiler demişler ki: “Kurdun bahsini ediyorsan sopayı hazırla ki, kurt geliyor.”

Ankara’nın kulağı delik habercileri de diyorlar ki: “Erken seçimden söz ediyorsan, mührü hazırla ki sandık geliyor.”

Öyle mi gerçekten?

Yakın gelecekte bir erken seçim mi gözüküyor dersiniz?

Ya da 2020 yılı içinde bir seçim olur mu?

Siyasi projeksiyonu güçlü olan bir çok uzman ve gazeteci, “evet” diyor.

Yakın bir gelecekte seçim olabilir.

Yani;

2020 olmasa bile iş 2023 yılına kadar gitmez demeye getiriyorlar.

Bunlar bir tahmin elbette…

Bir fikir ve sesli düşünme hali.

Ancak son yaşanan olaylar hep erken seçim yönünde sinyal veriyor.

Kuzey Suriye hareketi, Libya’ya asker gönderilmesi, kanal İstanbul projesi, yerli araba üretim hikayesi hep bir seçim yatırımı olarak görülüyor.

Ekonomik krizin alt tabakalarda daha da derinden hissedilmesi de başka bir sebep.

Krizin ağırlaşması hükumet için bir handikap haliyle.

Peki Başkan Erdoğan bir erken seçime gider mi?

Bizce gitmez…

Hatta fırsat bulsa hiç seçim bile yapmaz.

Amma ve lakin her şey Başkanın istediği gibi gitmiyor.

Çünkü işler pek de arzu edilen şekilde değil.

Başkanlık sistemi daha şimdiden tıkandı gibi.

Hükumette bir insicam yok.

Hükumet problemlere çözüm bulacağı yerde bizzat kendisi problemin bir parçası oluyor. Hatta bakan seviyesinde ciddi iç karışıklıklar da var. Hatta sorun içeride kalmıyor, basına bile yansıyor.

Bu da başkanlık rejiminin sürdürülebilirliğine sekte vuruyor.

AK Parti de aynı durumda.

Vekiller tam bir terk edilmişlik psikolojisi içinde.

Zaten öteden beri etkileri yoktu.

Şimdilerde hiç kalmadı. Bu da tabi ki nazarları başka siyasi yönlere çeviriyor:

Davutoğlu ve Babacan hareketlerine yani.

Biz önce de yazmıştık.

Bu iki hareket de çok fazla etkili olmaz diye.

Ancak görünen o ki bu iki hareket de beklendiğinden daha etkili.

Bunu nereden mi anlıyoruz?

Erdoğan’ın kamuoyuna yansıyan tepkisinden.

Reis Bey son zamanlarda bu iki harekete karşı ciddi bir şekilde yüklenmeye başladı. Hatta üstü örtülü tehditler de savuruyor, onları korkutarak siyasi kanallarını tıkamaya çalışıyor.

Ama nafile…

Korkmak ve çekinmek bir yana, her bir ithama anında cevap geliyor iki cepheden birden.

Hatta Davutoğlu cephesinden, “Devri sabık yapıp, hesap soracağız” diye bir cevap geldi ki, bu hükumet cephesini ürkütmüşe benziyor.

Görünen o ki bazı dosyalar var.

Bu da iktidar cephesini kaygılandırabilir.

İşte tüm bunları üst üste koyduğunuz zaman 2020 yılında bir erken seçim olur diyenler bir adım öne çıkıyor.

Belki de 2020 olmaz.

Ancak bu durum 2023 yılına kadar da böyle devam etmez.

Bu görüşün en önemli istinat noktası ise 31 Mart seçimleri.

Çünkü 31 Mart iktidar için ağır bir yenilgidir.

Hele ki 23 Haziran tam bir hezimettir.

Bu ağır yükü uzun süre taşımak çok zor.

Hatırlayın, 1989 yılında ANAP da ağır bir mahalli seçim yenilgisi almıştı.

Ne oldu sonra?

Ancak 1991 yılına kadar dayanabildiler.

2019 yılında ise aynı durum AK Partinin başına geldi.

Aynı süreç işler ise 2020, belki de 2021 seçim yılı olabilir.

Bu sürecin sebeplerini de bir bir saydık.

Ancak…

Erken seçimin en önemli sebebini ise sona sakladık:

O da Sayın Bahçeli’nin durumu.

Daha doğrusu sağlığı.

Zira Sayın Bahçeli ciddi rahatsız. Fiziki hali aktif siyaseti kaldıracak durumda değil. Zaten uzun süredir sağlık sorunu var idi, bu daha da ciddileşti.

Eskiden bir “twit” olsun atar, siyaseti şöyle bir dalgalandırırdı.

Ancak ona bile hali yok gibi.

İşte bu da iktidarı bir erken seçime mecbur edebilir.

Yani Milliyetçi cephe daha fazla karışmadan bir erken seçime gidilebilir.

Son bir hatırlatma daha…

Daha doğrusu bir temenni ve dua:

Erken veya normal, İnşallah problemlerimiz seçimle çözülür.

Niçin böyle diyor, böyle dua ediyoruz?

Şundan:

Bu günlerde derin devletin Ergenekon cephesi pek bir hareketli.

SADAT ve Adnan Tanrıverdi’nin Mehdi çıkışı üzerinden ciddi yüklenmeler var.

Basındaki bazı derin devlet uzantıları çok fazla bağırmaya başladılar bu aralar.

Yakın bir gelecekte bazı ses kayıtları ve dosyalar ortalığa saçılırsa şaşmamak lazım.

Her ne kadar Erdoğan da karşı hücuma geçip onları tehdit etmeye başlasa da…

Görüntü pek iç açıcı değil.

Çünkü…

15 Temmuz bazılarının başını ağrıtabilir.

Bakalım neler olacak?

İzleyip göreceğiz…

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*