Meral Akşener, Demokratlık ve muhalefet

SİYASET GÜNLÜĞÜ

altDedik ya,

Meral Akşener “İYİ” gidiyor diye…

Cesur, ilkeli duruşuyla, halka ve milletle kucaklaşmaya çalışmasıyla, eski Demokrat kimliğiyle..

Muhalefetin güçlü bir sesi oldu diye…

Bazı kardeşler zannetmiş ki biz Akşenerci olduk.

İYİ partiye bir yol bulduk…

Hayır öyle bir şey yok.

Olamaz da…

Zaten bu tür kararlar meşveretle verilir.

Meşveret heyetinin ise yeri ve adresi bellidir.

Bu mütevazi köşe değil.

Bizler burada Nurlardan aldığımız derse binaen içtimai ve siyasi ahvalin resmini çekmeye çalışıyoruz.

İşte Sayın Akşener de bu resmin içindeki önemli bir aktördür.

Şu an için muhalefetin en önemli bir aktörü…

Üstelik Demokrat bir geleneğe sahip.

Şöyle bir hatırlayın:

2002 seçimlerinde Demokratlar baraj altında kalmıştı.

Sonrasında siyasi kadroları dağılmış, bir kısmı sessizce köşesine çekilmiş, bazıları iktidar cephesine yönelmişlerdi.

Bir kısım ise halkçı cephede, diğer bazıları da milliyetçi cephede siyaset yapmaya başlamışlardı.

İşte Sayın Akşener de bunlardan biri idi.

28 Şubat sürecinde Demokratların İç İşleri bakanı olarak görev yaptı.

O zaman cesur tavırlarıyla meşhur olmuştu.

Bilhassa Çevik Bir’e karşı…

Sonrasında milliyetçi cephede siyasete devam etti.

Şimdilerde İYİ Parti genel başkanı.

Güçlü bir muhalefet sesi.

Daha grubu bile yokken, teşkilatları bile yeterince güçlü değilken, maddi imkanları yetersiz, medya gücü yok denecek kadar az iken bile muhalefet cephesini hareketlendirdi.

İktidar cephesinde ise telaşa vesile oldu.

Öyle ki iktidar cephesi Sayın Akşener’i yokluğa mahkum etmek istiyor. Adını bile anmıyorlar.

Ellerinden gelse bir tek haber yazdırmayacaklar basında.

Onlar için tek muhalefet Sayın Kılıçdaroğlu

Yani,

CHP adıyla anılan muhalefet…

Asla ve asla iktidar adayı olmayan bir muhalefet, millette yeterli bir karşılığı bulunmayan bir muhalefet…

Zaten ülke siyasetinde alternatif merkez sağdır, sol cephe değil.

İşte Meral hanım da bu merkeze yerleşmeye çalışıyor.

Peki Akşener demokrat mı?

Şahıs olarak şüphe yok.

Zaten Demokrat bir gelenekten geliyor.

DP ve SP ile ittifak yapma” arzusu da bunu ispatlıyor.

Bir ara DP’nin başına geçme isteği vardı.

Olmadı…

Çünkü kadrolardan kaynaklanan sıkıntılar var gibi gözüküyor.

Yakın çevresindeki kadro eski milliyetçi kadrolar.

Kamuoyuna yansıyan o ki,

Yakın kadro zorlukları nedeniyle gelemedi DP’ye.

Hususi sohbetlerde söyleniyor bunlar.

Ancak bu ileride DP’ye gelmeyeceği anlamına da gelmiyor.

Siyaset bu.

Gün doğmadan neler doğar.

Bunlar geleceğe ait olaylar.

Şu an için var olan ise İYİ Parti’nin iyi bir taban tuttuğu.

Bu tabanın hem korunması hem de büyütülmesi gerekiyor.

Bu nedenle,

Meral hanım ve ekibi günlük siyasi dedikoduların peşinden gitmek yerine toplumun temel sorunlarını nasıl çözeceğine ait söylemlere odaklanması gerek.

Ekonomi, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntıları, işsizlik, terör, toplumsal barış ve güvenlik, hak, hukuk, adalet gibi temel sorunlara nasıl bir çözüm getirecek, bunu tartışmalı.

Yoksa iktidarın gündemi değiştirmek için sahaya attığı toplarla oynamaya çalışmak doğrudan kendi kalesine gol atmak demektir.

Bizden söylemesi…

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*