Hz. İsa (as) niçin, ne zaman ve nasıl nüzul edecektir?

İsa Aleyhisselamın yaşadığına ve ahir zamanda tekrar dünya yüzüne döneceğine dair en mühim delil Nisa Suresinde geçmektedir. Nisa Suresi 157-159 ayetleri şöyledir:

“Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa’ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır. “ 1

Bu ayet-i kerime müfessirler tarafından Hz. İsa’nın (as) nüzulüne dair mühim bir delil olarak gösterilmiştir. Bediüzaman Hazretleri de Birinci Mektupta bu hususa şöyle temas eder:

“Üçüncü tabaka-i hayat: Hazret-i İdris ve İsâ aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüdle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letâfet kesb eder. Âdetâ beden-i misalî letâfetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semâvâtta bulunurlar.”

Bu ifadeler bir ölçüde Nisa Suresinde geçen mezkur ayetlerin tefsiri mahiyetindedir. İfadeye göre Hz. İsa (as) hayattadır ve üçüncü hayat mertebesi olan semavatta yaşamaktadır. Yahudiler, iddia ettikleri gibi onu öldürmeye muvaffak olamamışlardır. Onlar Hz. İsa’ya (as) benzeyen birisini öldürmüşler. Aynı zamanda Hz. İsa’nın (as) nüzulü konusunda yine bir çok sahih hadis de vardır. İşte bunlardan ikisi Kütüb-ü Sitte adlı eserde geçmektedir.

“4968 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Nefsim kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin ederim! Meryem oğlu İsâ’nın, aranıza (bu şeriatle hükmedecek) adâletli bir hâkim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap’tan) kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur.”

4969 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer şekilde mücadeleye Kıyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman İsa İbnu Meryem de iner. Bu müslümanların reisi: “Gel bize namaz kıldır!” der. Fakat Hz. İsa aleyhisselam: “Hayır! der, Allah’ın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz!” 2

Yine, Bediüzzaman Hazretleri bu ve benzeri hadisleri (Bu konuda daha bir çok sahih hadis olduğunu yine ifade edelim) günün şartlarına göre Birinci Mektupta şöyle bir yoruma tabi tutuyor:

“Âhirzamanda Hazret-i İsâ aleyhisselâm gelecek, şeriat-ı Muhammediye (a.s.m.) ile amel edecek” meâlindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda, felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı ulûhiyete karşı, İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılâp edeceği bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı mânevîsi, vahy-i semâvî kılıcıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini öldürür. Öyle de, Hazret-i İsâ aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı mânevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı mânevîsini temsil eden Deccalı öldürür; yani, inkâr-ı ulûhiyet fikrini öldürecek.”

Peki, Hz. İsa (as) niçin nüzul edecektir? Hikmeti nedir bu nüzulün?

Bu sual da yine Risale-i Nurda farklı bölümlerde cevaplandırılmış.

Kısaca özetler isek: İsevilik dini tasaffi edecek, teslis inancından kurtulup İslamiyete inkılap edecek, Hristiyan dünyasında İslamiyeti kabul edenler çoğalacak ve Müslümanlarla İseviler ittihat edip dinsizlik cereyanlarına karşı beraber mücadele edecekler. Ve böylece o dehşetli dinsizlik akımlarını öldürecekler. İşte bu çok güzel gelişmeleri Hz. İsa (as) izn-i ilahi ile görmüş ve bilmiş; bu nedenle İslam ümmetinden olmak istemiş. Cenab-ı Hak da bu dua ve isteği kabul ederek, “Hazret-i İsâ Aleyhisselâmı, İsâ dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için, değil semâ-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsâ, belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o Hakîmin hikmetinden uzak değil” sırrınca tekrar dünyaya geri göndermeyi vaat etmiş ve bu vaadini de Lisan-ı Muhammedi(asm) ile tüm aleme ilan etmiş. İşte Hz. İsa’nın (as) nüzul sebeplerinden en mühimlerinden birisi budur. Mutlaka ki başka sebepler ve hikmetler de mevcuttur.

Peki, İsa Aleyhisselam nasıl ve ne zaman nüzul edecektir?

Bu konuda ilerleyen bölümlerde daha geniş bir tahlil yapacağız. Bu noktada kısa bir giriş yapmak gerekirse uzunca bir hadisin içinde geçen bir tabir, yine Risale-i Nurda farklı ve ilginç bir şekilde izah ve tefsir edilmiş. Bu iki ifade yan yana geldiği zaman ilginç ve oldukça dikkat çekici bir mana ortaya çıkıyor.

Onlar da şudur:

Kıyametten haber veren uzunca bir hadisin içinde aşağıdaki tabir yer almaktadır.

“Allah Meryem’in oğlu Mesih’i, gökten, iki boyalı elbise içinde Şam’ın doğusundaki Beyaz Minare’ye, elini iki meleğin kanatlarına koymuş bir halde indirecek. Başını eğdiği zaman su damlayacak, kaldırdığı zaman ondan inci dâneleri gibi düşecek…”3

Şimdi bu hadis-i şerifte Hz. İsa’nın (as), Şam bölgesine “iki meleğin kanatlarına elini koymuş olarak” ineceği ifade ediliyor. Bu tabir elbette ki sembolik bir ifade ve tabirdir. Yoruma ve izaha ihtiyaç duymaktadır. İşte bu yorum da Kastamonu Lahikasında yapılmış. Bu nüzul hadisesinin nasıl ve ne zaman olacağına dair bir cevap olması açısından ilginç bulduğumuz bu izahı buraya alıyoruz:

“Hattâ, şahs-ı İsâ’nın (a.s.) semâvattan nüzulü işaretiyle bir mânâ-yı işârîsi olarak Hazret-i İsâ’yı (a.s.) temsil ederek ve namına hareket eden bir taife dahi, şimdiye kadar işitilmemiş ve görülmemiş bir tarzda tayyarelerle, paraşütlerle semadan bir belâ-yı semavî gibi nüzûl ettiriyor, düşmanların arkasına indiriyor. Hazret-i İsâ’nın nüzulünün maddeten bir misalini gösteriyor. Evet, hadis-i şerifin ifadesiyle Hazret-i İsa’nın semavî nüzûlü kat’î olmakla beraber; mânâ-yı işârîsiyle başka hakikatleri ifade ettiği gibi, bu hakikate de mu’cizâne işaret ediyor.” 4

İşte bu ifade bize Hz. İsa’nın (as) nasıl ve ne zaman nüzul edeceği hakkında mühim ipuçları veriyor. Zira hadiste geçen “elini iki meleğin kanatlarına koymuş bir halde” inecek tabiri, “paraşütlerle semadan” iner şeklinde izah edilmiş. Demek ki, “Hazret-i İsâ’nın nüzulünün maddeten bir misalini gösteriyor” sırınca Hz. İsa’nın (as), paraşütle veya benzeri bir vasıta ile nüzul edecek ve bu nüzul de paraşütün keşfedildiği zamanlara denk gelecek. O halde Hz. İsa’nın (as) ikinci dünya savaşı sonrası nüzul etmiş olacağını söylemek yukarıdaki ifadelere muvafık düşmektedir. Bu noktada Hz. İsa’nın (as) nüzul tarihi hakkında bir çerçeve çizilebilir. Yani ifadeye göre, Hz. İsa’nın (as) 1930 ve sonrasında, belki de “otuzlu, kırklı veya ellili yıllar içinde dünyaya inmiş olabileceği” pekala makul bir yaklaşımdır. Bu konuyu daha detaylı inceleyeceğiz, inşallah.

Dipnotlar:
1- Nisa Suresi, 157-159
2- Kütüb-ü Sitte, Hadis No: 4968 ve 4969
3- Müslim, Fiten, 110
4- Kastamonu Lahikası, 50. Mektup, s.105

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

1 Yorum

  1. Doğru tesbitler. Yazarımızdan bu tesbitleri günümüze uyarlamasını bekliyoruz. Mesela iki cereyan meselesi ve onu öldürecek cemaat?
    Selam ve muvaffakiyet temennisiyle

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*