Kritik dönemler ve gazetemiz

Medya bugün doğruları yansıtmayan kara set!
Düşünmekten alıkoyar ve coşturur hamaset!
Akılları ve kalpleri ifsad eder siyaset!
Milletin tek ihtiyacı ferasettir feraset!..

(M. Y.)

Gazetemizin (İttihad dahil) elli yıllık arşivi ve cümle âlem şahittir ki, siyaset sahasında ne körü körüne desteğe ve ne de inadına muhalefete geçit verilmemiştir.

Memleket ve millet zararına olan politik boğuşmalar, particilik, fikirde bağnazlık ve taassup bu gazetenin semtine yanaşamamıştır.

Gerek ferdî gerekse cemaatî kapsamda çıkar ve menfaat için devlet kapısına göz dikmekten ve iktidarların gücünden nemalanmaktan uzak durulmuştur. Hele hele Kur’ân ve iman hakikatlerinin siyasete ve menfaate alet edilmesinden şiddetle imtina edilmiştir.

Bu sağlam ve dirayetli duruştan dolayı fertler kendine pay çıkarmamış, bu iyiliği kendinden bilmemiş, en başta Allah’ın lütfu ve inayeti olarak görmüş, Risale-i Nur’un derslerinin te’siratına ve şahs-ı manevî gücüne hamledilmiştir.

Bu müstakim tavır ve duruşa tahammül gösteremeyip menfaat çarklarına kapılan fertler ise, bu misyondan yüz bulamayınca başka “siyasetli cemaatler”de veya menfaatli gruplarda yerlerini almışlardır. Aynı istikamette yollarına devam edenler ise, onları asla kınamadan ve gıybet etmeden fîsebilillah hizmetlerini sürdürmüşlerdir.

Mamafih her zaman bazı çevrelerin haksız itham ve hücumlarına da maruz kalınmıştır, kalınıyor.

O kadar ki, bir çoğu cevap ve mukabeleye bile değmiyor.

Bilhassa kritik dönemlerde, darbe artığı siyasî ortamlarda, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, hakim güce boyun eğmeyen gazetenin karşı karşıya kaldığı zorlukları ve mücadele azmini, fikir sahasına bu gazeteyle adım atanlar çok iyi bilirler.

Gazetemizi, dengeli ve dengeleri gözeten bir anlayış ve hassasiyet içinde yayın yapmaya zorlayan kritik meselelerden biri de, gündeme düştüğü her dönemde Orta Doğu’da yaşananlar olmuştur. Kamuoyuna ve en başta da okurlarına doğru doğru bir bakış açısı kazandırma yönünde olağanüstü gayret gösterilmiştir. Bilhassa günlük yazan ve gündemi dikkatle takip eden yazarlarımızın, içtimâi konularda okurlarını aydınlatma adına kaleme aldıkları makaleler, okurlarını genel havanın hipnozuna kapılmaktan korumuştur.

İlk etapta siyaset rüzgârının, televizyonların ve genel gidişatın havasına kapılarak farklı görüşe temayül gösteren bazı okurlarımız da, gazeteyi günü güne takip ederek, ve Üstad’larının, “meşveretle reylerinizi teşettütten muhafaza ediniz” emri istikametinde fikir birliğini yakalamışlardır.

1990’da başlayan Körfez Krizi esnasında Özal-Bush ikilisinin tetiklediği kafa karışıklığında, kimileri Saddam’dan, kimileri de Amerika’dan yana tavır sergiledikleri zaman da yine gazetemizin müsbet ve haktan yana yayınları yön tayin edici olmuştur.

BOP’un “Arap Baharı” rüzgârı da cemaatler içinde bile bir hayli kafa karışıklığına yol açtığını yaşayıp görenler iyi bilirler.

Bugünkü Afrin merkezli sınır ötesi askerî harekâtımızda da gazetemizi dikkatle takip etmemiz; (gazeteyi okumadan) kendi aramızda ve dersanelerimizde farklı “kıl ü kal” etmemizden daha hayırlı olacaktır.

Askerimizin oradan en az zayiatla dönmesine ve bölgede en hayırlı sonuca katkı sağlamasına duâ edelim. Yeni Asya’mız icab ettiği şekilde yazıyor zaten. Biz ise toptancı yaklaşımlardan uzak durup müzakere ve meşveretle fikir birliğimizi temin ederek hizmet-i kudsiyemize devam edelim inşaallah..

Her zaman olduğu gibi, bu kritik ve olağanüstü dönemde gazetemiz bizi yanıltmayacaktır inşaallah!

Zira “nokta-i istinadı” kuvvetlidir.

Buna zarif bir misal:

Derler ki; merhum Âşık Veysel saz çalarken, bir elini sazın üstünde bir noktada tutar, diğer eliyle mızrabın tellerine dokunurdu.

“Üstadım” demiş bir meraklı, “herkes saz çalarken elini gezdirir, ama sen bir noktada tutuyorsun.”

Cevaben demiş:

“Onlar benim bulduğum noktayı arıyorlar!”

image_pdfimage_print
Mikail Yaprak

Eğitimci – Şair – Yazar

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*