Mehdiyetin önü açılıyor

Derin odakların iki mühim gündemi vardır:

Risale-i Nur hareketi…

Ve Demokratlar…

Devirler değişir, ancak bu iki gündem değişmez.

Yaklaşık yüz yıla yakın bir süredir bu böyle.

Dış ve iç mihraklardan müteşekkil derin odaklar bu iki hareketle sürekli olarak uğraşmışlar.

Onları tahrip etmek için var güçlerini kullanmışlar.

İçten ve dıştan saldırılar yapmışlar.

Risale-i Nurları diyanet sahasından,

Demokratları da siyaset sahnesinden silmek için her türlü fitne ve fesadı tatbik etmişler.

Hatta bazen akıl almaz taktiklere başvurmuşlar.

Tam da 12 Eylül ihtilali sonrası gibi.

Şöyle bir hatırlayalım:

12 Eylül sonrası hem nurcular ağır bir bölünmeye maruz kaldılar, hem de Demokrat kadrolar siyaset sahnesinden silindiler.

Yeni Asya günlerce kapalı kaldı.

Demokratların ise tüm kadroları ya tahrip edildi, ya da siyasetten uzaklaştırıldı.

Yasaklar yolu ile binlerce demokrat kadro devre dışı bırakıldı.

Böylece sahneye yeni aktörler sürüldü.

ANAP gibi garip bir siyasi akım sahne aldı.

Diyanet sahasında ise şahıs merkezli hareketlere destek verildi.

Maksat, Nur hareketini tahrip etmek…

Maksat, Demokratlar ile Nurcuların ittifakını bozmak…

Maksat, ülkenin maddi ve manevi kalkınmasının önünü kesmekti.

Nur hareketindeki dağınıklığa;

Ve Demokratların siyaset sahnesinde bir türlü yer alamayışlarına bakılırsa…

Derin odakların planlarının bir ölçüde başarılı olduğu anlaşılır.

Ancak;

Gelinen noktada bu planların da akamete uğrayacağı gözüküyor.

Zira bu günlerde müthiş sarsıntılar var.

Ülkenin içtimai hayatı akıl almaz çalkantılarla dolu.

Bir tarafta bir şahıs hareketi garip ithamlara maruz kalırken,

Diğer tarafta siyaset sahasında bir bitiş ve tükenişin emareleri gözüküyor.

Dikkat ediniz:

Bu iki hareketten birisi Nurların önünü kesmek,

Diğeri ise Demokratları siyaset sahnesinden uzaklaştırmak üzere faaliyet yapmışlar.

Niyetler nedir bilinmez, ancak fiiller bu yönde olmuş…

Zannetmeyiniz ki, derin odaklar her zaman başarılı olur.

Zannetmeyiniz ki, bu odaklar her zaman maksatlarına ulaşır.

Hayır…

Bakın şöyle bir hadiselere…

O odakların planları yine işlemedi..

Yine nihayetinde o fikirler iflas etti…

Zira;

Görünen o ki her iki hareketin de sonuna gelindi.

Şahsını Nurların önüne çıkaran, Nurları sadeleştirmek bahanesi ile tahrip etmeye çalışan zat, siyasetin lisanı ile ağır bir şekilde itham ediliyor.

Gittikçe diyanet sahasından geri çekiliyor…

Fiilen Demokratların önünü kesmeye çalışan zat ise, yolsuzluk, rüşvet, haksızlık, adaletsizlik, baskı ve istibdat lisanı ile çok ağır ithamlara maruz kalıyor.

Görünen o ki, o da siyaset sahnesinden gün be gün çekiliyor.

Ve yine görünen o ki, böylece Mehdiyetin önü açılıyor.

Çünkü Nurun Nuru tüm haşmetiyle parlıyor…

Çünkü yine Demokratlar yakın bir gelecekte siyaset sahnesinde tekrar yer alıyor..

image_pdf
Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez!

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*